Süslü Jandarma, Zaide, Kostak Ali, Hantuman

Ara sıra yakın bir ahbab veya akrabanın düğününde orta yere çıkıp en azından kolları kaldırarak ısrar üzerine, çok bilinen tâbirle “şöyle bir dönüvermek” zarureti hâsıl olur, beceremem.

Israr, geri çevrilemez bir raddeye gelince elim ayağıma dolaşır, ilk kuÅŸak robotları gibi hantal ve gülünç hareketlerle müziÄŸin ritmine isyankârlık eden uzuvlarım, “Bir an evvel yerimize oturalım be abi; biz bu iÅŸe uygun deÄŸiliz” diye feryad eder durur.

Yazının devamını okuyun »

Şairâne bir hülyâ!

Bir okuyucum, “Åžairâne bir tasavvur sizinkisi” demiÅŸ, “Toplu Konut İdaresi’nin ufkunu sorgularken hayallerle gerçekleri karıştırmış olmalısınız; o bahsettiÄŸiniz çatısı kırmızı kiremitli bahçeli gecekondularla TOKİ evleri arasında bâriz bir konfor farkı vardır.

‘Şâkulî’ deÄŸil de evleri ‘Ufkî’ yapalım diyorsanız Türkiye’nin gerçeklerini görmek lazım. Para var mı hocam para?” Ardından dalgasını geçiyor, “Åžairlik de böyle bir ÅŸey herhalde; hakikatleri parlak hayallerle sunmak. Demek ki böyle de yazılabiliyor!”

Yazının devamını okuyun »

Milletimizin varlık değerleri bunlar mıdır yani?

Resmî bayram kavramının ne kadar su götürür bir tâbir olduÄŸuna en iyi misal, 27 Mayıs Darbesi’nden sonra komitacı takımının kanunlaÅŸtırarak yürürlüğe koyduÄŸu, “27 Mayıs Anayasa ve Hürriyet Bayramı”dır.

Bu satırların yazarı, zikredilen “sözde” bayramın, daha ilkokul sıralarında iken sınıf öğretmeninin dilinden o mâlum ve meÅŸhur, “MeÅŸruiyetini kaybetmiÅŸ zalim bir iktidara karşı Türk milletinin meÅŸrû direnme hakkını kullanan kahraman Türk ordusunun…” nutku ile nasıl “propaganda” edildiÄŸini unutmuyor.

Yazının devamını okuyun »

Hicap ve iftihar arasında

Lefter’i yeÅŸil sahalarda deÄŸil kenarında seyrettim; “YeÅŸil saha” sözün geliÅŸi; sahalar betondan biraz gönüllüce topraktı ve Türk futbolunun büyük efsânesi Lefter, tıpkı selefi efsâne solaçık Vefâlı Hilmi Kiremitçi gibi Sivasspor’u çalıştırmak için tâ İstanbullardan, Büyükadalardan kalkıp Sivas’a gelmiÅŸti.

Lefter Küçükandonyadis ismi, ilkokul çaÄŸlarını yaÅŸadığım 60′lı yılların ilk yarısında saygıdeÄŸer bir isimdi ve sokak aralarında uyduruk naylon ayakkabı ve buruÅŸturulmuÅŸ kraft kâğıdından topla küçük çapta futbol kariyeri yapmaya baÅŸlayan bizim gibi çocuklar arasında bile saygı uyandırıyordu. Sizin ÅŸahsen hangi takımı tuttuÄŸunuz pek de önemli deÄŸildi; Lefter büyük futbolcuydu, düzgün bir karakterdi.

Yazının devamını okuyun »

Rantistanbul!

Her şehir değişir, fizik itibariyle tazelenir, değişime uğrar; bu kaçınılmaz bir şey. Türkiye’de şehirlerimizin başına gelen şey, açık-seçik ifadesiyle şehirlerin yağmalanmasından başka bir şey değil.

Şehirler, yüksek rant değerleri üretmeye elverişli yerleşim yerleri. Üretilen rantın, yani arazi değer artışından doğan karşılıksız gelirin doğru ve âdil dağıtılmış olması gerekirdi. Rant bölüştürmek ayıp, günah değildir bilakis medenî bir görevdir ve esaslarını kamu otoritesi kurar. Türkiye’de bu kuralları merkezî hükümetin -bayındırlık işleriyle uğraşan bakanlık- ve mahalli idarenin yerinden yürütme birimi olarak belediyelerin koyduğu bilinir. Kural vardır, konulmuştur -ve dikkat- herkesten önce kural koyucular tarafından iğfale uğratılmıştır!

Yazının devamını okuyun »

TOKİ’nin ufku var mı, ufku?

Kentsel dönüşüm - Mustafa Kirazlı

Fotoğrafçılık böyle bir şeydir, herkesin gözü önünde duran bir konuyu özel bir dikkatle çerçevelemektir.

Zaman foto muhabiri Mustafa Kirazlı’nın yukarıdaki karesini görünce Photoshop programı ile kes-yapıştır yapılmış bir çalışma olduÄŸu zehâbına kapılmıştım; ince bir dikkatle yakından inceleyince fotoÄŸrafa herhangi bir müdahale yapılmadığını görüyorsunuz. Çok fantastik bir ÅŸey, elle çizilmiÅŸ, tezatları abartılmış bir afiÅŸ veya bir animasyon filmi için tasarlanmış gerçeküstü bir film seti gibi duruyor ama deÄŸil; gerçeÄŸin düpedüz kendisi.

Yazının devamını okuyun »

DoÄŸru bilgilendirilmek hakkımız…

“Yeni bir Uludere’nin eÅŸiÄŸinden dönüldü” baÅŸlıklı haberi dün Sabah’ın web sayfasında gördüm. Radikal mahreçli haberi Sabah editörü manÅŸetten deÄŸil, gazetecilik tâbiriyle “etek”te, birbirine denk ağırlık taşıdığı farzedilen 20 haberden biri ÅŸeklinde okuyucuya vermeyi tercih etmiÅŸ.

Eleştirmiyorum, onların dikkati olmasaydı, bu değerli ayrıntıyı görmeyecektim bile.

Yazının devamını okuyun »

Nedir bu içimdeki sebepsiz CHP sevgisi?

İstanbul İl TeÅŸkilatı’na baÄŸlı CHP’liler dün Taksim’de liderleri Kemal KılıçdaroÄŸlu hakkında açılan soruÅŸturmayı protesto etmek için yaptıkları yürüyüşte, “KılıçdaroÄŸlu’na dokunma yanarsın!” pankartı açmışlar. Elifi elifine katılıyorum.

“Yanarsın” tehdidine kim muhataptır; hükümet mi, yargı mı, pek belli olmuyor ama ihtar çok serttir ve haberi okurken bile ÅŸu satırların yazarının dudaklarında uçuklama belirtilerine tesadüf edilmektedir. Hükümet veya yargı, bu ciddi ikazı kaale almalı, KılıçdaroÄŸlu’na dokunmamalıdır.

Yazının devamını okuyun »

Küçük problemler mihenk taşıdır

Büyük meseleleri konuşup tartıştıktan sonra küçük ayrıntıları önemsememek zamanla kötü bir tabiat hâline geliyor; bunlardan ilki artık bayramdan bayrama hatırladığımız trafik meselesidir. Halka ve hükümete yönelik darbe teşebbüslerinden, şike rezaletlerinden, Kürt meselesinden, milletvekili maaşlarından ufak meselelere zaman kalmıyor. Öyle ya, trafik dediğiniz küçük meseledir ve çözümü son derece kolaydır. Ümitsizliğe kapılmak gerekmez, büyük yatırım harcamaları istemez; fakat önce teşhiste mutabık kalmalı.

Yazının devamını okuyun »

Vaay, Anouar abim gelmiÅŸ!

Zaman’ın dünkü kültür sayfasında “Anouar Brahem CRR’ye geliyor” haber baÅŸlığını görünce cinlerim tepeme çıktı; öfkeyle oturup gazetemizin kültür bakanı Ali Çolak’a sitem mektubu yazdım, kendimce protesto ettim.

Niçin? Çünkü sanatçının adını İngilizlerin imlâsına göre yazıyoruz. İngilizler, baÅŸka dillere ait olup da doÄŸru seslendiremedikleri kelimeleri doÄŸru telaffuz etmek için transkripsiyon denilen bir notasyon tekniÄŸi kullanıyorlar. Medya ortamına İngilizce egemen olduÄŸu için, adamların kendi ihtiyaçları için tercih ettikleri “sesleri notlama” tarzı, genel kabul haline geliyor. Sinirlenmem o yüzden.

Yazının devamını okuyun »