Sürpriiiz!

Az önce iyi haber alan bir kaynaktan bilgi aldım; diyor ki: "Ben, ev ev dolaşarak vatandaşın nabzını tutan bir insanım. Vaziyet şu: AK Parti % 40'larda fakat aşağı doğru gidiyor, CHP şu an itibariyle % 37 fakat yükselişte, MHP ise % 15'lere doğru hızla mesafe alıyor.

Bu durumda CHP ile MHP rahat koalisyon yapar. Niçin böyle diyeceksiniz, çünkü köylü-esnaf burnundan soluyor. Diyorlar ki, devletin hazinede 10 milyar dolar parası varmış; öylece tutuyor parayı orada. Şimdi vatandaş diyor ki: Baba zengin, evlatları yoksul. Bir an evvel babamız ölse de paraları bölüşsek diye bir beklenti var; benden söylemesi... Zaten ÖSYM, internet filtresi gibi konularda özene bezene atadığı bürokratlar, hükümeti meydan dayağı yemekten kötü ettiler. Başbakan ise, sanki bu dönem cepte keklikmiş gibi on yıl sonranın hesabını yapıyor, 'Hele siz bir daha oy verin, bakınız anayasayı ne güzel değiştireceğim' diyor ama nasıl değiştireceğini kimse bilmiyor. Vatandaş bunları unutmuyor abi, bir kenara yazıyor. Anadolu'da 'Cücüğü güzün sayarlar' diye bir lâf vardır, hükümet, seçimi kazanmış gibi davranıyor fakat 13 Haziran'da cücük sayıldığında çok geç olabilir, aha da buraya yazıyorum...

Anketçiler mahsustan böyle yapıyorlar; hangi ankete baksanız 47-25-11 civarında dolaşan rakamlar... Sanki bütün araştırmacılar, hükümeti rehavete düşürmek için rakamı on puan yukardan söylüyorlar; buna mukabil CHP olsun, MHP olsun arı gibi çalışıyor. Meselâ MHP, kasden baraj civarında gibi gösteriliyor ama genel manzaraya bakınız; herkes MHP'yi, liderini veya kadrosunun karıştığı hadiseleri konuşuyor. Doğrusu onlar da her evde, her çeşme başında, her cami avlusunda kendilerinden bahsettirmek için iyi çalışıyorlar. Püskevüt lâfını bile kasden öyle yanlış söyledi ama bak şimdi ne oluyor? Bütün genç nüfus, internette püskevütlü klipler seyrederek MHP'nin tanınırlığına bilmeden katkı yapıyorlar. Çok zekîce bir taktik abi, inanamıyorum yani. Siyasette, ticarette konuşulmak, sebebi ne olursa olsun iyi şeydir; akılda kalırsınız çünkü...

Hükümet, İstanbul'a deniz getireceğim diyor ama kulak asma abi, deredeki balık; hâlbuki bakınız Kılıçdaroğlu'na, net konuşuyor, köylünün elektrik borcunu sileceğim, her aileye maaş bağlayacağım, askerliği kısaltacağım diyor; seçime iki gün kala, elektrikler bedava, doğalgaz faturasının yarısı benden, herkes oturduğu evin sahibi olacak, tarım reformu yapacağım, köy enstitülerini yeniden açacağım demeyeceği ne mâlum; zaten şu anda kalmış arada 3 puan, CHP'yi birinci parti bile görebiliriz bu gidişle. Sizin anlayacağınız, herkes ayağını denk almalı derim ben abi!"

Evet, iyi haber alan kaynağım böyle diyor; şahsen bana gerçekçi göründü. Meselâ seçime iki gün kala elektrik, su, otobüs bedava, vergi de almıyorum uleynn açılımı yapmak dengeleri altüst edebilir pekâlâ. Kemâl Bey işi biliyor; Herkes onu tutarsız, bugün söylediğini ertesi gün inkâr eden biri olarak tanıyor ama o, her gün yeni bir şey söyleyerek rakiplerini sersemletiyor ve ilerici olduğu için asla geriye bakmıyor. Bu yeni bir seçim stratejisi ve bildiğim kadarıyla dünyada ilk defa Türkiye'de uygulanıyor. Galiba okyanus ötesinde bir think-tank kuruluşuna bağlı firma, bu taktikleri Türkiye'de iktidarı değiştirmek için CHP ve MHP'ye özel olarak geliştirmiş. Sır gibi saklansa da iyi haber alan kaynaklarımdan kaçmıyor tabii.

Kaynağım bana muhafazakârların da yavaş yavaş zıvanadan çıkıp dönüştüğünü, çoğunun vakit namazlarını bile mâzeretsiz kazâya bıraktığını da lâf arasında belirtti; hafta sonları mâaile pikniğe filan bile gidiyorlar dedi, inanmadım. Yok, daha neler dedim ama şu seçim sürprizini yazınız bir kenara; tutmazsa bilirim ben o iyi haber alan kaynağa söyleyeceğim lâfı.


Kaynak (Arşiv)