N’oolacak bu Fransa’nın hali yahu?

Fransa Dışişleri Bakanı Laurent Fabius, birtakım görüşmeler için geldiği New York’ta, yurtdışındaki Fransız okullarıyla ilgili önemli açıklamalar yaptı. Yurtdışındaki Fransız okullarının kapatılması için Fransız büyükelçilikleri ile temsilciliklerine verilen ‘girişimde bulunulması’ talimatına, Fabius’tan ilginç savunma geldi. Fabius, talimata gerekçe olarak, Fransa’yı yurtdışına şikâyet eden bazı mektupları örnek gösterdi.

Mektupların içeriği hakkında bilgi vermeyen Fabius, görevleri gereği tedbir almak durumunda olduklarını savundu. Fabius ayrıca “Bu sorular tekrar tekrar gündeme geliyor. Biraz da Fransa’nın gündemiyle ilgilenseniz çok iyi olur.” diye gazetecilere çıkıştı. Fabius, bir gazetecinin, “Dünyanın 160 ülkesinde faaliyet gösteren Fransız okullarının kapatılması talimatı kime fayda getirecek” şeklindeki sorusuna, geçmişte Fransız okullarına her türlü desteği verdiklerini söyleyerek şu yanıtı verdi: “Bu okullarla ilgili söylemiyorum ama, Fransa’da son dönemde yaşananları gördüğümüzde, sivil toplum faaliyetlerinin ötesine geçen çalışmalar, hatta hatta New York’ta, Washington’da dağıtılan mektuplar elime geçtiğinde, açıkçası Fransa’yı ve kendi vatanını bu derece sorumsuzca şikâyet eden yaklaşımları gördüğümde, ki bu mektupları bana bazı dış yetkililer iletti, o zaman da gerçekten bu faaliyetlerin nereye hizmet ettiği konusunu da sorgulama hakkı doğar.” dedi.

Fransa Cumhuriyeti’nin başarılarından her vatandaşın onur ve gurur duyması gerektiğini aktaran Dışişleri Bakanı Laurent Fabius, “Sormasanız söylemezdim ama ABD’deki Fransız okullarıyla ilgili bazı STK lider veya temsilcilerinin, yabancı temsilcilere kendi ülkesini şikâyet eden mektuplarını gördüğünüzde esas bunun sorgulanması gerektiğini düşünürüm.” dedi.

Dünyanın 160 ülkesinde faaliyet gösteren 2 binden fazla Fransız okulu, çok sayıda öğrenciye eğitim veriyor.

Öte yandan Fransa Başbakanı Manuel Valls, bir süreden beri Fransız yurttaşlarına, “Paralel yapının okullarına çocuklarınızı göndermeyin, o okullardan çocuklarınızı alın” çağrısı yapıyordu. Başbakan Valls, “Bağzı Fransız” yurtlarında kalan öğrencilere seslenerek, “Devlet yurtlarında boş yerleri tespit ettik. Hemen başvurun. Eğer KYK yurtlarında yer yoksa sizleri otellerde ağırlayacağız. Bunların zulmüne sizi asla muhatap etmeyeceğiz.” demişti.

Başbakan’ın sözlerini ciddiye alan Fransa Milli Eğitim Bakanı Benoît Hamon, yurtiçindeki “Fransız” okullarına önceden kayıt yaptırdığı halde şimdi “mâlum sebeplerle çocuklarını devlet okullarına kaydettirmek isteyenler için kontenjan şartının kaldırıldığını duyurdu. Milli Eğitim Bakanı Benoît Hamon, göreve getirildiği günden beri Başbakan’ın eğitim politikalarını yerine getirmek ve “Fransa’da dershane kurumunu tarihe gömen bakan” unvanını kazanmak için canhıraş bir mesai göstermesiyle dikkat çekiyor.

Öte yandan geçtiğimiz günlerde Almanya Federal Cumhuriyeti’ne seçim sonrası ilk ziyaretinde bulunan Başbakan Manuel Valls’in, Şansölye Merkel’e Almanya’daki Fransız okulları hakkında düzenlenmiş bir özel dosya verdiği ve bu okullarda yetişmiş birtakım kişilerin Alman devletine sızmasından endişe duyduğu açıklanmıştı. Bir gazetecinin Başbakan’a, “Partinizin bazı dinî cemaatlerle bağlantısı var mı?” sorusu üzerine Valls, “Sözkonusu değil, bizim tek bağlantımız milletle... Halkın genelini biz kucaklıyoruz, diğerleri kucaklayamıyor.” şeklinde konuşmuştu. Şansölye Merkel’in sözkonusu dosyalar hakkında ne yapacağı merakla bekleniyor.

Bu arada diplomatik çevrelerde kendi ülkesinin okullarını başkalarına şikâyet eden bir hükûmetin, dünya tarihinde şimdiye kadar hiç görülmediği konuşuluyor.

*

Yukarıdaki haber, başından sonuna uydurma veya aynı derecede gerçeğin ta kendisi. Metinde geçen Fransa’yı Türkiye ile değiştirip ilgili bakan ve başbakanlar yerine onların yerli muadillerini koyarsanız olup bitenler hakkında kendi kararınızı verebilirsiniz.


Kaynak (Arşiv)