CHP’ye müthiş tüyo!

Hâdise birkaç ay evveline ait. Çemberlitaş'taki Atik Ali Paşa Camii'nden çıkarken bir grup genç, tanışıklık gösterdi, musafaha ettik.

Gençlerden biri öğretmen, diğerleri öğrencileri imiş. Ders arası boşluğunda koşar adım Atik Ali Paşa'ya gelip vakti edâ etmişler. Ayrılırken, “Keşke okullarda mescid yeri gösterilmesi için bizlere destek olsanız” temennisinde bulundular. Bir şey diyemedim, söz veremedim. O günden beri okulda mescid kavramını düşünüyorum.

Ben düşünedururken Abdal Horasanı geçmiş halbuki. Mersin'de Akdeniz İlçe Milli Eğitim Müdürü, okullara bir duyuru göndererek ders saatleri dışında öğrencilerin ibadet yapabilmeleri için yer sıkıntısı çektikleri yolundaki talep ve şikayetleri değerlendirerek okullarda bir ibadet yeri belirlenmesini istemiş yöneticilerinden.

Bir yer, bir oda! Spor salonu, harita odası, resim atelyesi gibi ayrıca masraf gerektiren bir tesis değil; bir oda.

Tabana üç otuz kuruşa plastik tabanlı halı serilecek, kapı civarına ufak bir ayakkabılık; bir de kıbleyi gösteren minik bir işaret ama temiz tutulacak, havadar olacak, hepsi bu. Kapısı kilitli olmayacak, diğer öğrencilerin sıkça geçtikleri bir yerde bulunması da lâzım değil.

Milli Eğitim'in bütçesine külfet getirmez, veliler, hayırseverler güle-oynaya böyle “salma”lara eyvallah der, âlâsını tefriş ederler.

Ammavelâkin politik yükü ağırdır her okula bir mescid yeri ayrılmasının. Başta sevgili ana muhalefet partimiz olmak üzere, “Tüm laikçi, yurtsever muhitler” ayağa kalkarlar, “Yok daha neler yahu, oldu olacak her okula bir cami yapılsın, öğrenciler münâvebe ile umre seferlerine taşınsın, okul bahçelerine şadırvan yapılsın bari...” diye bütün duyargalarını teyakkuz haline getirerek yeri göğü birbirine katarlar. Nitekim bir eğitim sendikası şube başkanı derhal tepki göstererek, uygulamayı “Mescid genelgesi” diye bir güzel kalaylamış ve dört artılı yeni eğitim hamlesinin tabii bir sonucu olarak nitelemiş bulunmakta.

Oysa ki, farz-ı muhal CHP'nin yerinde olsam, okul mescidlerini arslanlar gibi savunur, iktidarı da öyle bir ters köşeye yatırırdım ki, Başbakan üç gün kendine gelemezdi. Proje tabiidir çünkü; insânîdir, insaf eseridir ve mâkuldür. Öğrenciler için harita odası, kimya laboratuvarı, tuvalet ne kadar ihtiyaç ise, mescid de öyle. Şimdiye kadar böyle esasa dair bir ihtiyacın görmezden gelinmesi doğrusu inanılır gibi değil. Tam muhalefetin sahipleneceği türden bir eğitim ayıbı!

Namazını sekteye uğratmak istemeyen öğrencileri okul içinde korsan mescid yeri bulmak için perişan etmek medenî bir davranış mıdır? Bir kısım medyada 28 Şubat rüzgârları eserken bazı genel yayın müdürlerinin en büyük zevki, okullarda toplu namaz fotoğrafı ele geçirip ilk sayfadan yayınlamaktı, halbuki tam aksini yapmalı ve okul müdürlerine, “Kalorifer dairesinde, terasta, tozlu ve kirli izbelerde sağlıksız şartlar altında namaz kılan öğrencilere adam gibi yer göstermedikleri için” demediklerini bırakmamalıydılar! (O fikir seviyesine erişir miyiz dersiniz!)

Mersin'deki İlçe Milli Eğitim müdürünü bütün kalbimle tebrik ediyorum. Manzaraya şöyle bir bakmış ve kralın çıplak olduğunu görüp seslendirmiştir; buna mukabil, uygulamaya havada, karada, denizde ve jandarma mıntıkalarında karşı çıkmasını beklediğimiz laikçi çevrelerin eleştirilerini saygıyla karşılamak gerektiğini düşünüyor ama en mühimi, CHP'mizi, kendinden beklenilmeyeni yaparak “her okula adam gibi bir mescid” fikrini desteklemeye davet ediyorum.

Sayın Kılıçdaroğlu'nu Meclis kürsüsünden, bu kadarcığa olsun akıl edemedikleri için hükümeti ve Başbakan'ı eleştirirken tahayyül ediyorum da...

Niçin olmasın efendiler, niçin olmasın? [email protected]


Kaynak (Arşiv)