Yeni köleliğe karşı yeni sol

Karadeniz EreÄŸlisi sahillerinde kurulmakta olan yeni tersaneye dışardan sipariÅŸ yaÄŸmasını nasıl yorumlayacağız; veya Fransız firmalarının Türkiye’de çimento sanayiine büyük yatırım yapmalarının anlamı nedir?

Ağır sanayii tipi üretim, geliÅŸmiÅŸ batılı ülkeler bakımından kendi topraklarında (habitat) iÅŸletilmeyecek kadar kirli ve riskli. Yeni endüstriyel dalga, ağır sanayi ürünlerinden tamamen vazgeçmemekle birlikte daha çok bilgi ve yüksek teknoloji yoÄŸunluklu üretim tarzına yöneldi. GeleceÄŸin dünyasında, 20. yüzyılın geleneksel işçi tipine ihtiyaç kalmayacak; çünkü ağır sanayii tipi üretimde bile ÅŸimdiden yüksek teknolojiye geçilmekte. Dünya proletaryasını önümüzde on yıllar içinde yeni ve ağır bir iÅŸsizlik dalgası bekliyor demektir bu. Kirli ve demode sanayi tesisleri “çevre” ülkelerine kaydırılmakta zaten. Bütün mesele, “çevre” ülkelerinin iÅŸletmesine terk edilen “kirli ama kaçınılmaz” sanayi ürünlerinin akışını ve fiyatını denetleyecek bir siyasi kontrol sistemi kurulmasında; bugünlerde yapılmakta olan da, yüksek teknoloji üreten geliÅŸmiÅŸ batılı ülkelerle, onların kıyısında duran kirli sanayiye sahip ülkeler arasında yeni bir patronaj sistemini yerleÅŸtirmekten ibaret gibi görünüyor ve böylece yeni bir kölelik sistemi devreye sokuluyor. Bu, eskisinden farklı bir dünya olacak; mesela bir “çevre” ülkesi uçak motoru üretebildiÄŸi, hatta uçağı havalandırabilecek seviyede üretim gücüne ve teknolojisine sahip görünmesine mukabil, o uçakla gökyüzünde kimselerle askeri rekabete giriÅŸebilmeyi aklından bile geçiremeyecektir; zira sıradan bir uçağı, rekabete açık bir silah haline getirecek yüksek teknoloji için hâlâ dışa bağımlıdır ama “uçak yapıyoruz” diye gururlanması için yeterince sebebe sahip gibi görünür; aynen bizde yerli sanayiin haberleÅŸme uydusu imâl edebilmesine raÄŸmen, onu yörüngeye koyacak teknoloji konusunda dışa muhtaç kalması gibi.

Böyle bir yeni dünya düzeninde, adaletsiz gelir dağılımının, kötü beslenmenin, açlığın ve kilit sektörlerde dışa bağımlılığın, bugünü aratacak derecede derinleÅŸmesi galib ihtimaldir; âhir zaman kölelerinin geçmiÅŸ zaman kölelerinden nitelik itibariyle daha iyi durumda olacaklarını gösteren hangi nişâneye güvenebiliriz? İnsan hakları edebiyatına ve siyasi Liberalizm’e mi? Kölelerin felâhı, tarihin hiçbir devrinde efendilerin savunduÄŸu retorikten çıkmadı. Dünyanın efendileri her zaman yüksek teknolojiye ve bilime yatırım yaptılar ve bu yolla dünyanın daha âdil bir düzene eriÅŸeceÄŸini ileri sürdüler; ne var ki tarih bilgimiz, ileri teknoloji ve bilim yatırımlarının, sadece kölelerle efendiler arasındaki setleri tahkime yaradığını doÄŸruluyor.

Belki aradaki fark, 19. yüzyılda göründüğü kadar dramatik ve bâriz olmayabilir ama önümüzdeki zamanlarda sömürüden ve adaletsizlikten doÄŸan zıtlıkları anlamak ve aÅŸmak için yeni ideolojik yaklaşımlar geliÅŸtirmek gerektiÄŸi açıktır; iÅŸin garip tarafı, yeni durumlara uygun yeni yaklaşımlar üretilmesinde, eskimiÅŸ ideolojik kampların yok farz edilmesi de gerekecektir. Meselâ, kendi XX. yüzyılına mânidar hiçbir teorik katkıda bulunamayan Türk solu, aynı zihnî avadanlıkları ile önümüzdeki zamanların teorik izahını yapacak enerjiyi serdedemiyor; halbuki Avrupa sosyalizminin liberalizme razı olduÄŸu bir dönemde Türk solu, 21. yüzyılın sol fikriyatını üretebilecek bir fikir selâmetini koruyabilirdi, yapamadı; böyle bir pırıltı da sergilemiyor zaten. Ne var ki bir yerlerden ışık görünse de görünmese de, üretim teknolojilerindeki ÅŸaşırtıcı geliÅŸmelerin, XX. yüzyıldan kalma bütün ezberleri bozacağını peÅŸinen tahmin edebiliriz. Önümüzdeki zamanların, proleterlikten de geçtik, köleliÄŸe yeni bir mahiyet kazandıracağı âşikâr oldu; ÅŸimdi, “sol’u yeniden üretebilmek için yeni durumlara uygun yeni kavramlar, yeni yaklaşımlar ve yeni bir teorik çatı ihtiyacı var.

Yazıyı Paylaş

İlgili olabilecek yazılar:

  1. CHP, yeni CHP’ye karşı Geçen hafta sonu CHP’nin yeni lideri Kemal KılıçdaroÄŸlu, CHP’nin yeni...
  2. Yeni çağın anarÅŸistleri: “Hacker”lar! Bilgisayar programlarının 1 Ocak 2000 tarihini algılayamamaktan ötürü ortaya çıkması...
  3. Yeni ÅŸehirleÅŸme dalgası: Yeni bir medeniyet “İlk bakışta Roma İmparatorluÄŸu’nun en çarpıcı yanı askerî alandaki ileriliÄŸi...
  4. Karşılıklı önyargılarımızı kırmamız ÅŸart Kuzey Irak’a gidiyorum’ deyince dostum bunu önce ÅŸaka sandı; ciddi...
  5. Niçin hep karşı devrimciler seçim kazanıyor ki? Dünkü yazısında, “Bir yanda, laik güçler, CHP, TSK ve Sezer,...

- 16 Åžubat 2005

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/?bl=yazarlar&trh=20050928&hn=143384

Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Anahtar Kelimeler:

Anahtar Kelime Ekle: Bu da nedir?

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.