Yalnız değilsiniz Ayşe Hanım

Diyanet Vakfı Kadın Faaliyetleri Müdürü Ayşe Sucu, Aksaray’da hanımlara hitaben yaptığı konuşmada “Başörtüsü İslam’ın ön şartı değildir” diye fikir belirtince, vakfın genel müdürü tarafından alelacele tekzib edilmiş.

Ayşe Hanım ne demiş de, Genel Müdür Ali İhsan Bey onu tekzib etmiş; bu, şimdilik ikinci derecede önemli. Ali İhsan Sarımert’in açıklamasındaki bazı cümleler dikkatimi çekti ve bu cümleler hakkında yüksek sesle düşünmek istiyorum. Sarımert, “Ayşe Hanım’ın konuşması vakfın görüşü gibi algılanmış, bu doğru değildir” dedikten sonra Türkiye Diyanet Vakfı’nın Diyanet İşleri ile ilişkisinin tabiatını açıklama ihtiyacı duyuyor: “Dini konularda hüküm çıkarma ve görüş beyan etme yetkisi bulunmayan Vakfımızın, Diyanet İşleri Başkanlığı’nın faaliyet alanlarına, aldığı kararlara ve dini konularda toplumu aydınlatırken verdiği bilgilere ve açıklamalara ters düşmesi mümkün değildir.”

Bu sözlerden şunu anlıyoruz: TDV, Diyanet İşleri bünyesinde kurulmuş, varlık sebebi DİB’in hizmetlerine destek olmak ve katkı sağlamaktan ibaret bir teşekküldür ve hiçbir şekilde DİB ile ters düşmesi söz konusu olamaz.

Bilmiyorum bu açıklamada bir gariplik dikkatinizi çekti mi? TDV, Vakıflar Kanunu’na göre vücut bulmuş bir tüzel kişilik ve öyle olduğu için kendiliğinden “sivil toplum” dediğimiz alan içinde yer alıyor. Sivil toplum kuruluşlarında “gönüllülük” esası önde geliyor ve bu kuruluşlar “sivil” olmaları icab ettiği için, “kamu alanı”nın dışında duruyor; veya kitaba göre öyle olması lazım. Ne var ki bizde çeşitli kamu kurumlarının “yavrusu, en hayırlı evladı” niteliğinde pek çok yarı-sivil vakıf mevcut. Adlarını saymama gerek yok; falan kamu hizmetini destekleme vakfı deyince, sivil mi, kamu kuruluşu mu olduğuna bir anda asla karar veremeyeceğiniz garip teşekküllerle karşı karşıya geliyorsunuz. Kanunen bal gibi bir sivil toplum kurumu fakat kendini kamuya, kamu hizmetine adamış vefâkâr ve cefâkâr kuruluşlar bunlar.

Eğri oturuyor olabiliriz ama gelin doğru konuşmayı deneyelim; aslında sivil toplum kuruluşu filan değiller; sadece para toplamak ve bu parayı tasarruf etmek konusunda mevzuatın dışına çıkamayan bazı kamu kurumlarının icat ettiği, kanunî bir hülleden ibaretler ve öyle olduğu için bir vakıf mensubunun, tartışmaya sebep olması muhtemel bir konuşması apar topar tekzibe uğruyor, “hâşâ, bizden böyle aykırı fikirler çıkabilmez; çıksa da bizi bağlamaz” diye telâşeli vaziyetlerle karşılaşıyor, tebessüm ediyoruz.

Burada isimlerle ve fikirlerle ilgili değilim; kamu alanına hülle ile iliştirilmiş bütün vakıf ve derneklere tebessüm ediyor, bir başka deyişle acı acı gülümseyerek diyoruz ki:

Ufağından en kodamanına genellikle her Türk vatandaşı, kendini devletle ve kamu alanıyla bir şekilde ilintilendirmeden rahat uyku uyuyamaz. Devletin dışında ve devlete rağmen bir araya gelmekten ürker; kamu alanlarının dışında var olabilmeyi içine sindiremez; onun için demokrasi kültürü zayıftır, siyasi kültürü ise bir partinin kayıtlı üyesi veya sempatizanı olmaktan ötelere varmaz pek. “Çok uzattın ama hoca” diye homurdananlarımız, Türk siyasi hayatında parti içi demokrasilerin en sağcısından en solcusuna uzanan yelpazede nasıl acıklı biçimde birbirine benzediğini -fakat acı bir tebessümle- uzun uzun düşünmelidirler.

Gelelim işin fikriyat faslına: TDV Kadın Faaliyetleri Müdürü Ayşe Sucu Hanımefendi’yi şu ortamda gösterdiği fikrî ve medenî cesaretten ötürü alenen tebriki vazife addederim. Kendisini yalnız ve biraz da ötelenmiş hissettiği şu günlerde Ayşe hanımların gerek şahsi, gerek “birer sivil toplum kuruluşu üyesi” olarak doğru bildiklerini söyleme hakkını sonuna kadar destekliyor ve sakıncalı zannedilen fikirlerini paylaştığımı zevkle ifade ediyorum.

Yazıyı Paylaş

İlgili olabilecek yazılar:

  1. Gittikçe artıyor yalnızlığımız! Hayır, bu beylik bir söz değil; gerçekten büyük bir insanı...
  2. Pardon yani hanımefendi! Kavramların canına okumuşuz, farkında değiliz. Herkes “güven”den bahsediyor. Bunalımı karşılıklı...
  3. Lâtife Hanım’ın özel evrakı Öyle görünüyor ki Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın zevcesi Lâtife Hanım’ın...
  4. Parfüm, balçık ve hanımeli Hafta sonu İstanbul’daydım. Birkaç günlüğüne İstanbul’da olmak, zihinde birkaç dakikalığına...
  5. Yaşlı hanımların hiç geçmeyen güzelliğine dair Biliyorum, hanımların büyük çoğunluğu, olduklarından genç ve güzel görünmekten haz...

- 23 Şubat 2008

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=655460

Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Anahtar Kelimeler:

Anahtar Kelime Ekle: Bu da nedir?

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

  • faruk ön

    hocam afedersiniz tam olarak anlayamadım,ayşe hanım’a desteğiniz düşüncelerin her türlü ortamda baskıdan uzak bir şekilde açıklanabilmesi yönünde mi yoksa başörtüsünün islamın öncelikli şartı olmadığı yönündemi?

  • faruk ön

    hocam afedersiniz tam olarak anlayamadım,ayşe hanım’a desteğiniz düşüncelerin her türlü ortamda baskıdan uzak bir şekilde açıklanabilmesi yönünde mi yoksa başörtüsünün islamın öncelikli şartı olmadığı yönündemi?

  • http://muratcorlu.com Murat Çorlu

    Faruk Bey, benim anladığım kadarıyla, Hocamız her iki durumda da Ayşe hanımın yanında olduğunu belirtmiş. Son cümleden bunu anlıyorum:

    …doğru bildiklerini söyleme hakkını sonuna kadar destekliyor ve sakıncalı zannedilen fikirlerini paylaştığımı zevkle ifade ediyorum.

  • http://muratcorlu.com Murat Çorlu

    Faruk Bey, benim anladığım kadarıyla, Hocamız her iki durumda da Ayşe hanımın yanında olduğunu belirtmiş. Son cümleden bunu anlıyorum:

    …doğru bildiklerini söyleme hakkını sonuna kadar destekliyor ve sakıncalı zannedilen fikirlerini paylaştığımı zevkle ifade ediyorum.

  • Reyhan Bilen

    Merhaba, Ahmet Bey’in son cümlesindeki fikirleri beni şaşırtmadı. Bende kendisine bu konuda katılıyorum. Başörtüsü iyi müslüman olabilmenin olmazsa olmaz şartı değildir. Ama şöyle bir kaç yıl geriye gidip bilgilerimizi tazeleyelim. Konka Kuriş adlı başı örtülü bir hanımefendi birkaç kez televizyona çıkmış “başörtüsü müslümanlığın olmazsa olmazı değildir, ben böyle tercih ettim ve kapattım, ama kapatılmayada bilir” demişti. sonra o hanımefendi kayboldu ama kayboluşu fikirleri kadar çok yer almadı medyada. Sonra Hizbullah tarafından kaçırıldığı, fikirlerinin tersi, işkence edilerek söyletilip filme alındıktan sonra domuzbağıyla vahşice öldürüldüğünü ve bir evin tabanına “haremlik selamlık” usulune dikkat edilerek (erkek cesetler evin odasının bir köşesine, konca hanımın cesedi ter köşesine gömülmüştü) gömüldüğü ortaya çıktı. Kendisini rahmetle anıyorum.Onun için bu fikirleri açık seçik ifade ederken dikkatli olmak gerekiyor.

  • Reyhan Bilen

    Merhaba, Ahmet Bey’in son cümlesindeki fikirleri beni şaşırtmadı. Bende kendisine bu konuda katılıyorum. Başörtüsü iyi müslüman olabilmenin olmazsa olmaz şartı değildir. Ama şöyle bir kaç yıl geriye gidip bilgilerimizi tazeleyelim. Konka Kuriş adlı başı örtülü bir hanımefendi birkaç kez televizyona çıkmış “başörtüsü müslümanlığın olmazsa olmazı değildir, ben böyle tercih ettim ve kapattım, ama kapatılmayada bilir” demişti. sonra o hanımefendi kayboldu ama kayboluşu fikirleri kadar çok yer almadı medyada. Sonra Hizbullah tarafından kaçırıldığı, fikirlerinin tersi, işkence edilerek söyletilip filme alındıktan sonra domuzbağıyla vahşice öldürüldüğünü ve bir evin tabanına “haremlik selamlık” usulune dikkat edilerek (erkek cesetler evin odasının bir köşesine, konca hanımın cesedi ter köşesine gömülmüştü) gömüldüğü ortaya çıktı. Kendisini rahmetle anıyorum.Onun için bu fikirleri açık seçik ifade ederken dikkatli olmak gerekiyor.

  • http://www.mizanhukuk.com zeki

    Biz biliyoruz ki iman etmenin maruf altı şartı var. İslamın ise beş şartı var. Başörtüsü islamın şartı değil, ancak EMRİ. İslamın ön şartı demek, kişi o şartı yerine getirmeden (başörtüsü kullanmadan) müslüman olamaz demektir. Kişi, başı açık olarak müslüman olabilir. Bu durumda kişi müslümandır, FAKAT ALLAH’IN BİR EMRİNİ YERİNE GETİRMEYEREK GÜNAHKAR OLMAKTADIR. Başı örtmemek kişiyi dinden çıkarmaz günahkar yapar. FAKAT BAŞI ÖRTMEYİ İNKAR ETMEK, SULANDIRMAK, KARŞI GELMEK, ALAY ETMEK KİŞİYİ DİNDEN ÇIKARTIR.

    A. Turan Alkan Beyin son paragrafındaki ifade yanlış anlaşılmak için insanın adeta gözüne batıyor. Ahmet bey dikkatlidir, hassastır, bu durumu ancak “bilerek, isteyerek, bir hikmete binaen” oluşturmuş olmalı.

    Bir açıklama için yorumların olgunlaşmasını bekliyor olmalı.

  • http://www.mizanhukuk.com zeki

    Biz biliyoruz ki iman etmenin maruf altı şartı var. İslamın ise beş şartı var. Başörtüsü islamın şartı değil, ancak EMRİ. İslamın ön şartı demek, kişi o şartı yerine getirmeden (başörtüsü kullanmadan) müslüman olamaz demektir. Kişi, başı açık olarak müslüman olabilir. Bu durumda kişi müslümandır, FAKAT ALLAH’IN BİR EMRİNİ YERİNE GETİRMEYEREK GÜNAHKAR OLMAKTADIR. Başı örtmemek kişiyi dinden çıkarmaz günahkar yapar. FAKAT BAŞI ÖRTMEYİ İNKAR ETMEK, SULANDIRMAK, KARŞI GELMEK, ALAY ETMEK KİŞİYİ DİNDEN ÇIKARTIR.

    A. Turan Alkan Beyin son paragrafındaki ifade yanlış anlaşılmak için insanın adeta gözüne batıyor. Ahmet bey dikkatlidir, hassastır, bu durumu ancak “bilerek, isteyerek, bir hikmete binaen” oluşturmuş olmalı.

    Bir açıklama için yorumların olgunlaşmasını bekliyor olmalı.

  • Reyhan bilen

    zeki Bey, insanları dinden çıkartmak kolay. İlk defa sizden duymuyorum, “şunu yapmazsan müslüman değilsin, buna inanmazsan müslümanlıktan çıkarsın..” İnsanları dinden çıkartmak peygamberin dahi elinde midir emin değilim. Ama emin olduğum bir şey var ki, sizlerin kafanıza göre insanları dinden çıkartma hakkınız yok.Ben başörtüsünün kabul etmediğim zaman günahkar olduğuma dinden çıktığıma inan-mı-yorum.Ha siz yetkiyi elinizde tutup çıkartıyorsanız, inançlı olmak da bana kafidir zaten. Harfleride büyüterek gözümüze sokarcasına “FAKAT ALLAH’IN BİR EMRİNİ YERİNE GETİRMEYEREK GÜNAHKAR OLMAKTADIR.” demişsiniz ama kusura bakmayın kendimi günahkar da hissetmiyorum. Hepimizin ufak tefek günahları vardır ama “günahkar” dediğiniz zaman iş değişir. İşte o manada bir rahatsızlığım yok. Bence siz önce kendinizi bir tartmalısınız.

  • Reyhan bilen

    zeki Bey, insanları dinden çıkartmak kolay. İlk defa sizden duymuyorum, “şunu yapmazsan müslüman değilsin, buna inanmazsan müslümanlıktan çıkarsın..” İnsanları dinden çıkartmak peygamberin dahi elinde midir emin değilim. Ama emin olduğum bir şey var ki, sizlerin kafanıza göre insanları dinden çıkartma hakkınız yok.Ben başörtüsünün kabul etmediğim zaman günahkar olduğuma dinden çıktığıma inan-mı-yorum.Ha siz yetkiyi elinizde tutup çıkartıyorsanız, inançlı olmak da bana kafidir zaten. Harfleride büyüterek gözümüze sokarcasına “FAKAT ALLAH’IN BİR EMRİNİ YERİNE GETİRMEYEREK GÜNAHKAR OLMAKTADIR.” demişsiniz ama kusura bakmayın kendimi günahkar da hissetmiyorum. Hepimizin ufak tefek günahları vardır ama “günahkar” dediğiniz zaman iş değişir. İşte o manada bir rahatsızlığım yok. Bence siz önce kendinizi bir tartmalısınız.

  • http://www.mizanhukuk.com zeki

    Sn Reyhan Hanım; Günahkar, günah işleyen mümin demektir. Bu manada hepimiz günahkarız. Doğru bildiğimi yazmıştım, yanlış da olabilir.

    Bir de günah, kişinin “hissettiği” bir şey değildir. Yaptığımız iş ve eylemlerin Allah’ın koyduğu din esasları içersinde “doğru-yanlış, günah-sevap, helal-haram” diye kategorilere ayrılmasıdır diye biliyorum. Bir işin, eylemin sevap ve günah olduğuna hissimiz değil dini kaideler karar verir diye biliyorum.

  • http://www.mizanhukuk.com zeki

    Sn Reyhan Hanım; Günahkar, günah işleyen mümin demektir. Bu manada hepimiz günahkarız. Doğru bildiğimi yazmıştım, yanlış da olabilir.

    Bir de günah, kişinin “hissettiği” bir şey değildir. Yaptığımız iş ve eylemlerin Allah’ın koyduğu din esasları içersinde “doğru-yanlış, günah-sevap, helal-haram” diye kategorilere ayrılmasıdır diye biliyorum. Bir işin, eylemin sevap ve günah olduğuna hissimiz değil dini kaideler karar verir diye biliyorum.

  • http://muratcorlu.com Murat Çorlu

    Bayanlar için örtünme emri, Kur’an’da açık ayetlerle bildirilmiştir(Nur:31). Ve İslam’ın net kriterlerinden biri vardır ki; Kur’an’ın tek bir ayetini bile inkar etmek, “bu yanlıştır” demek, insanı -Allah muhafaza- küfre sokar, dinden çıkarır. Zira bilirsiniz ki imanın 5 şartından biri kitaplara imandır. Yani biz, Hak dinlerin kitaplarının her kelimesine iman ederiz ve onaylarız. Dinden çıkma meselesini birisinin söylemesi gerekmiyor. Birisi söylediğinde de, o söyledi diye de kimse dinden çıkmış olmuyor. Ama dikkatli olmak lazım. Hepimiz günah işliyoruz. Ancak birşeyin günah olduğunu reddetmek ayrı şey.

    Bunun yanında ben de hocamızın, başörtüsünün ön şart olmaması, yani bunun bir farz olması yanında, iman ya da islam şartlarından birisi olmaması ve aynı ölçüde bir çok günahın rahatça işleniyor olmasına rağmen çeşitli sebeplerle başörtüsünün ön planda tutulması şeklinde anladığım düşüncelerine katılıyorum. Başörtüsünün örtülmemesi tesettüre uyulmaması demektir. Diz üstünde şort giyen erkeklerin durumundan farksızdır. Ancak nedense bu ikincisi bize daha az günahmış gibi görünür…

  • http://muratcorlu.com Murat Çorlu

    Bayanlar için örtünme emri, Kur’an’da açık ayetlerle bildirilmiştir(Nur:31). Ve İslam’ın net kriterlerinden biri vardır ki; Kur’an’ın tek bir ayetini bile inkar etmek, “bu yanlıştır” demek, insanı -Allah muhafaza- küfre sokar, dinden çıkarır. Zira bilirsiniz ki imanın 5 şartından biri kitaplara imandır. Yani biz, Hak dinlerin kitaplarının her kelimesine iman ederiz ve onaylarız. Dinden çıkma meselesini birisinin söylemesi gerekmiyor. Birisi söylediğinde de, o söyledi diye de kimse dinden çıkmış olmuyor. Ama dikkatli olmak lazım. Hepimiz günah işliyoruz. Ancak birşeyin günah olduğunu reddetmek ayrı şey.

    Bunun yanında ben de hocamızın, başörtüsünün ön şart olmaması, yani bunun bir farz olması yanında, iman ya da islam şartlarından birisi olmaması ve aynı ölçüde bir çok günahın rahatça işleniyor olmasına rağmen çeşitli sebeplerle başörtüsünün ön planda tutulması şeklinde anladığım düşüncelerine katılıyorum. Başörtüsünün örtülmemesi tesettüre uyulmaması demektir. Diz üstünde şort giyen erkeklerin durumundan farksızdır. Ancak nedense bu ikincisi bize daha az günahmış gibi görünür…

  • Reyhan Bilen

    Değerli Murat Kardeşim;
    İşte bu yüzden türbanın serbeset bırakılmasına razı değilim. “TAmam hadi örtünebilirsin” dendiği zaman aldığımız karşılık “tamam, sen örtünmeyebilirsin, ama günahkar olduğunu kabul edeceksin” diyorlar. Bu bir..

    İkincisi, örtünme konusunun muhatabı hep erkekler, kendilerini giyim konusunda hiç kısıtlamazlar ama kadınların tesettürü nedense onları pek alakadar eder ¿

    Üçüncüsü; Kuran’ı türkçe çevirisiyle okuyoruz, ben Allah’ın erkekler rahat etsin diye kadını bu kadar sıkıntıya sokacağına erkeklerin de kıldan tüğden tahrik olmayacaklarına inanıyorum. HA aklı bozuksa kadının sesinden de varlığından da tahrik olur zaten.

    dördüncüsü, asıl amacın kadını toplumdan soyutlamak olduğuna inanıyorum. Çünkü daha şimdiden “örtünmek kafi değildir, dikkat çekmeyeceksiniz” şeklinde ikazlar başladı.

    beşincisi, hepimiz hesap gününe kimliklerimizle değil, kişiliklerimizle ve amel defterlerimizle gideceğiz, orada bir hesap soran olacak, siz neden acele ediyorsunuz insanları dinden çıkartmak için, bunu söyleyerek siz günaha girmiyor musunuz?

  • Reyhan Bilen

    Değerli Murat Kardeşim;
    İşte bu yüzden türbanın serbeset bırakılmasına razı değilim. “TAmam hadi örtünebilirsin” dendiği zaman aldığımız karşılık “tamam, sen örtünmeyebilirsin, ama günahkar olduğunu kabul edeceksin” diyorlar. Bu bir..

    İkincisi, örtünme konusunun muhatabı hep erkekler, kendilerini giyim konusunda hiç kısıtlamazlar ama kadınların tesettürü nedense onları pek alakadar eder ¿

    Üçüncüsü; Kuran’ı türkçe çevirisiyle okuyoruz, ben Allah’ın erkekler rahat etsin diye kadını bu kadar sıkıntıya sokacağına erkeklerin de kıldan tüğden tahrik olmayacaklarına inanıyorum. HA aklı bozuksa kadının sesinden de varlığından da tahrik olur zaten.

    dördüncüsü, asıl amacın kadını toplumdan soyutlamak olduğuna inanıyorum. Çünkü daha şimdiden “örtünmek kafi değildir, dikkat çekmeyeceksiniz” şeklinde ikazlar başladı.

    beşincisi, hepimiz hesap gününe kimliklerimizle değil, kişiliklerimizle ve amel defterlerimizle gideceğiz, orada bir hesap soran olacak, siz neden acele ediyorsunuz insanları dinden çıkartmak için, bunu söyleyerek siz günaha girmiyor musunuz?

  • http://muratcorlu.com Murat Çorlu

    Reyhan Hanım,

    Kişisel bir huzursuzluğa dönmeyeceği temennisiyle cümleleriniz hakkındaki fikirlerimi yazmak isterim:

    İlk cümlelerinizi üzülerek okudum. “Tamam hadi örtünebilirsin” demek de ne demektir? Birilerinin insanları örtünmeye zorladığını iddia edip, bundan rahatsız olanlar, tam tersini örtünmek isteyenlere yapmaktan neden çekinmiyorlar acaba?

    Günahkarlık mevzuunda anlaşamadığımızı farkediyorum. Günahkar, günah işleyen demektir. Aslında pratikte günahkar olmayan müslüman da yoktur(Peygamberler müstesna). Evet, günahkarız. Hiçbir günahımız olmasa, bu halde mi olurduk? Kim daha günahkar tartışmasıdır asıl acı olan. Zira, işte buna karar verebilecek olan asla bir kul değildir. Ancak günahlar bellidir. Bunlara insanlar karar vermez. Tesettür konusunda yüzyıllardır uygulanagelen, milyarlarca insanın hemfikir olduğu bir durum varken, şimdi bazılarının “ya aslında saçlar dökülmesin diye takılıyor” gibi, komik, gayr-i ciddi şeyler söylemesi, bir hazımsızlık ve çaresizliğin cümlelerle ortaya çıkışından başka şey değildir bence. “Müslüman bir insan diğer müslüman kardeşinin dininin emrettiklerini yerine getirmesini neden hazmedemez?” sorusu hakkındaki yorumu, sizlere bırakıyorum.

    Tesettür konusunun başörtüsüne indirgenmesindeki hata konusunda haklısınız. Ve fakat bunu bu hale getirenler başörtüsü takanlardan çok, onu yasaklamak için 10′larca yıldır mücadele eden, bu saçmalığı bunca yıl aklı başında görünen insanların ağzından döktüren, uygulatan, alkışlanası güruhtur.

    Kur’an’a iman, aslında ondaki ilk bakışta anlaşılması zor görünen şeylere de imanı beraberinde getirir. “Neden 5 vakit namaz kılıyoruz” sorusunun somut, net bir cevabı yoktur. Her şeyin net bir cevabı olması da zordur zaten. Çünkü Kur’an tüm zamanlara ve mekanlara hükmeden bir kitapdır. Ve biz buna inanır ve kılmaya çalışırız. “Neden kadınlar saçlarını kapatacak şekilde örtünmelidir” sorusuna da belki bazı ayetlerden ve sünnetlerden erkekle sosyal münasebetlerin düzenlenmesi için olduğunu çıkarıyorsak da, bütün ve tek sebebinin bu olduğunu gösteren bir şey olmayabilir. Yani, sadece tahrik mevzuu olsaydı, belki şunlar da denebilirdi. “80 yaşında ölüm döşeğinde olan bir erkeğin yanında başı açık durulabilir.” Fakat siz de bilirsiniz ki, hükümler böyle değildir.

    Dördüncü olarak tabir ettiğiniz düşüncelerinize, geçenlerde İstanbul’da olan Turan Alkan Hocanın bir toplantısında dile getirdiği cümlelerle cevap vermek isterim: “Örtünmek isteyen kadın, sosyalleşmek istiyor demektir. Çünkü biliriz ki, insanın kendi evinde başını örtmesini engelleyen bir durum yoktur. Kendi evinde rahatça örtünebilen bir insan, bu tesettürüyle, dışarı çıkmak, üniversite okumak, çalışmak, konsere gitmek, sanatını icra etmek istiyor ki, bu alanlardaki yasakların kalkmasını istiyor. Şimdi, bunları isteyen bir güruhu, bunlar kadınların sosyalleşmesini engellemek istiyor demek ne kadar doğrudur?”

    Son cümlelerinize can-ı gönülden katılıyorum. Ancak iman ve islam şartları net iken, ve birisi bunlara binaen “aman dikkat, bu cümleler seni dinden çıkarabilir” diyorsa, bu cümlelere hüsn-ü zan ile yaklaşmakta ve dikkatli olmakta fayda olduğuna inanıyorum. Kalplerin içini ancak Allah bilir.

  • http://muratcorlu.com Murat Çorlu

    Reyhan Hanım,

    Kişisel bir huzursuzluğa dönmeyeceği temennisiyle cümleleriniz hakkındaki fikirlerimi yazmak isterim:

    İlk cümlelerinizi üzülerek okudum. “Tamam hadi örtünebilirsin” demek de ne demektir? Birilerinin insanları örtünmeye zorladığını iddia edip, bundan rahatsız olanlar, tam tersini örtünmek isteyenlere yapmaktan neden çekinmiyorlar acaba?

    Günahkarlık mevzuunda anlaşamadığımızı farkediyorum. Günahkar, günah işleyen demektir. Aslında pratikte günahkar olmayan müslüman da yoktur(Peygamberler müstesna). Evet, günahkarız. Hiçbir günahımız olmasa, bu halde mi olurduk? Kim daha günahkar tartışmasıdır asıl acı olan. Zira, işte buna karar verebilecek olan asla bir kul değildir. Ancak günahlar bellidir. Bunlara insanlar karar vermez. Tesettür konusunda yüzyıllardır uygulanagelen, milyarlarca insanın hemfikir olduğu bir durum varken, şimdi bazılarının “ya aslında saçlar dökülmesin diye takılıyor” gibi, komik, gayr-i ciddi şeyler söylemesi, bir hazımsızlık ve çaresizliğin cümlelerle ortaya çıkışından başka şey değildir bence. “Müslüman bir insan diğer müslüman kardeşinin dininin emrettiklerini yerine getirmesini neden hazmedemez?” sorusu hakkındaki yorumu, sizlere bırakıyorum.

    Tesettür konusunun başörtüsüne indirgenmesindeki hata konusunda haklısınız. Ve fakat bunu bu hale getirenler başörtüsü takanlardan çok, onu yasaklamak için 10′larca yıldır mücadele eden, bu saçmalığı bunca yıl aklı başında görünen insanların ağzından döktüren, uygulatan, alkışlanası güruhtur.

    Kur’an’a iman, aslında ondaki ilk bakışta anlaşılması zor görünen şeylere de imanı beraberinde getirir. “Neden 5 vakit namaz kılıyoruz” sorusunun somut, net bir cevabı yoktur. Her şeyin net bir cevabı olması da zordur zaten. Çünkü Kur’an tüm zamanlara ve mekanlara hükmeden bir kitapdır. Ve biz buna inanır ve kılmaya çalışırız. “Neden kadınlar saçlarını kapatacak şekilde örtünmelidir” sorusuna da belki bazı ayetlerden ve sünnetlerden erkekle sosyal münasebetlerin düzenlenmesi için olduğunu çıkarıyorsak da, bütün ve tek sebebinin bu olduğunu gösteren bir şey olmayabilir. Yani, sadece tahrik mevzuu olsaydı, belki şunlar da denebilirdi. “80 yaşında ölüm döşeğinde olan bir erkeğin yanında başı açık durulabilir.” Fakat siz de bilirsiniz ki, hükümler böyle değildir.

    Dördüncü olarak tabir ettiğiniz düşüncelerinize, geçenlerde İstanbul’da olan Turan Alkan Hocanın bir toplantısında dile getirdiği cümlelerle cevap vermek isterim: “Örtünmek isteyen kadın, sosyalleşmek istiyor demektir. Çünkü biliriz ki, insanın kendi evinde başını örtmesini engelleyen bir durum yoktur. Kendi evinde rahatça örtünebilen bir insan, bu tesettürüyle, dışarı çıkmak, üniversite okumak, çalışmak, konsere gitmek, sanatını icra etmek istiyor ki, bu alanlardaki yasakların kalkmasını istiyor. Şimdi, bunları isteyen bir güruhu, bunlar kadınların sosyalleşmesini engellemek istiyor demek ne kadar doğrudur?”

    Son cümlelerinize can-ı gönülden katılıyorum. Ancak iman ve islam şartları net iken, ve birisi bunlara binaen “aman dikkat, bu cümleler seni dinden çıkarabilir” diyorsa, bu cümlelere hüsn-ü zan ile yaklaşmakta ve dikkatli olmakta fayda olduğuna inanıyorum. Kalplerin içini ancak Allah bilir.

  • http://muratcorlu.com Murat Çorlu

    Son yorumumla ilgili bir düzeltme yapmam gerektiğini farkettim: “… geçenlerde İstanbul’da olan Turan Alkan Hocanın bir toplantısında dile getirdiği cümlelerle cevap vermek isterim: “Örtünmek isteyen kadın, sosyalleşmek istiyor demektir. …” şeklinde yazdığım bölüm aslen şöyle olmalıydı:

    “… geçenlerde İstanbul’da olan Turan Alkan Hocanın bir toplantısında dile getirdiği cümlelerle cevap vermek isterim: “Başörtüsünün kamuda serbest olmasını isteyen kadın, sosyalleşmek istiyor demektir. …”

    Bu hatadan dolayı özür dilerim…

  • http://muratcorlu.com Murat Çorlu

    Son yorumumla ilgili bir düzeltme yapmam gerektiğini farkettim: “… geçenlerde İstanbul’da olan Turan Alkan Hocanın bir toplantısında dile getirdiği cümlelerle cevap vermek isterim: “Örtünmek isteyen kadın, sosyalleşmek istiyor demektir. …” şeklinde yazdığım bölüm aslen şöyle olmalıydı:

    “… geçenlerde İstanbul’da olan Turan Alkan Hocanın bir toplantısında dile getirdiği cümlelerle cevap vermek isterim: “Başörtüsünün kamuda serbest olmasını isteyen kadın, sosyalleşmek istiyor demektir. …”

    Bu hatadan dolayı özür dilerim…

  • Melek

    Örtünmek elbette Rabbimin bir emridir.Rabbimin emrettiği şeylerden hiçbiri bizim için kötü bir sonuç doğurmaz.Aksine bütün emirler bizim daha huzurlu ve iyi bir yaşam sürebilmemiz içindir.Bize eziyet olsun diye değil.
    Başörtülü,başörtüsüz diye bir ayrım yok.Müslümanım diyen herkes aynıdır.Ama şöyle tezat bir durum var.İnsanlar İslamiyetin emirlerine sadece başörtülülerin uymasını bekliyorlar.Yani namaz kılmak,oruç tutmak,makyaj yapmamak,erkeklerle fazla içli dışlı olmamak… vs.Tüm bunları başörtülüler yapmalı.Bu emirler sadece onlariçin indirilmiştir sanki.En ufak birşeyde ayıplanırlar.Oysa tüm bu emirlerin muhatabı müslümanım diyen herkestir.Ama biz işin kolaycılığna kaçıyoruz.
    Erkekler konusuna gelince onlar da bu konu da kendilerine sınırsız hak tanıyorlar.Birçok erkeğin kıyafetinin islami açıdan uygun olduğunu düşünmüyorum.Ve ben erkeğim benim nefsani duygularım fazla deyip işin içinden çıkıyorlar.Madem nefsiniz çok güçlü onu yenmek için daha çok uğraşacaksınız.Bakmayacaksınız.Duymayacaksınız.Yaklaşmayacaksınız.İşin kolaycılığına kaçmak olmaz.
    Bu arada tesettür kadını toplumdan soyutlamak için değil,tam tersine topluma katılabilmesi içindir.Yoksa kimse evde başını örtmüyor…

  • Melek

    Örtünmek elbette Rabbimin bir emridir.Rabbimin emrettiği şeylerden hiçbiri bizim için kötü bir sonuç doğurmaz.Aksine bütün emirler bizim daha huzurlu ve iyi bir yaşam sürebilmemiz içindir.Bize eziyet olsun diye değil.
    Başörtülü,başörtüsüz diye bir ayrım yok.Müslümanım diyen herkes aynıdır.Ama şöyle tezat bir durum var.İnsanlar İslamiyetin emirlerine sadece başörtülülerin uymasını bekliyorlar.Yani namaz kılmak,oruç tutmak,makyaj yapmamak,erkeklerle fazla içli dışlı olmamak… vs.Tüm bunları başörtülüler yapmalı.Bu emirler sadece onlariçin indirilmiştir sanki.En ufak birşeyde ayıplanırlar.Oysa tüm bu emirlerin muhatabı müslümanım diyen herkestir.Ama biz işin kolaycılığna kaçıyoruz.
    Erkekler konusuna gelince onlar da bu konu da kendilerine sınırsız hak tanıyorlar.Birçok erkeğin kıyafetinin islami açıdan uygun olduğunu düşünmüyorum.Ve ben erkeğim benim nefsani duygularım fazla deyip işin içinden çıkıyorlar.Madem nefsiniz çok güçlü onu yenmek için daha çok uğraşacaksınız.Bakmayacaksınız.Duymayacaksınız.Yaklaşmayacaksınız.İşin kolaycılığına kaçmak olmaz.
    Bu arada tesettür kadını toplumdan soyutlamak için değil,tam tersine topluma katılabilmesi içindir.Yoksa kimse evde başını örtmüyor…