Türk kılıcı: Yatağan

Japon kılıcını bilirsiniz değil mi; hani şu düz gibi görünen ama hafif eğri, filmlerde Samurayların kullandığı o dünyaca meşhur kılıç. Hatırladınız?..

Peki, Türk kılıcını bilir misiniz? Neye benzer; şekli, özellikleri nasıldır?

Bilemediniz; bilemeyiÅŸiniz gayet normal; çünkü, “Katana” adı verilen Japon Samuray kılıçlarının dünya çapındaki popülaritesine mukabil Türk kılıcının adı yok. Biz Türkler, umum itibarla henüz köylülükten ÅŸehirleÅŸmeye geçiÅŸ safhasını idrak ettiÄŸimiz için bu gibi deÄŸerlerimizi bilmeyiz. Bir baÅŸka ÅŸehre gittiÄŸinde müze gezmeyi alışkanlık haline getirenimiz, o bölgenin tarihi eserlerini ziyaret edenimiz “kırk hopta bir hop” mesâbesindedir. Milliyetçilik bahsi açılınca hamâseti kimselere bırakmayız da, mesele milli kültür deÄŸerlerine gelince suskunlaşıveririz. Bugün Japonların “Katana”sı, bütün dünya televizyonlarında gösterilen ve büyük ilgi çeken belgesel filimlere konu teÅŸkil ediyor; Japonlukla, Japonya’yla ilgisi olmayan her milletten bu gibi kültürel inceliklere meraklı insanlar, internet üzerinden cayır cayır satılmakta olan Japon kılıçlarına yüzlerce dolar ödeyerek evlerini süsleyip koleksiyonlarını zenginleÅŸtirmekteler.

Neyse, “debbaÄŸ sevdiÄŸi deriyi yerden yere vurur” denilmiÅŸtir; kendimizi yermekte ifrâda varmadan haber vermek isterim ki, bizim de dünya çapında varlığıyla, estetiÄŸiyle ve bir kavme mahsus olmasıyla övünüp duvarlarımıza asabileceÄŸimiz tamamen yerli (ve elbette tarihi) bir kılıcımız var:

YataÄŸan!

Yatağan kılıçlarının vatanı, öteden beri demircilik sanatı ile şöhret bulan Denizli’nin Serinhisar ilçesi imiş ve Muğla’daki santraliyle tanınan Yatağan adlı yerleşim yeriyle ilgisi bulunmamakta imiş.

BilindiÄŸi kadarıyla Denizli’nin YataÄŸan’ında, beÅŸ asırdan beri YataÄŸan kılıçları imâl ediliyor. Tam tarihini hatırlamıyorum, 90’lı yıllarda Denizli’de yayınlanan “YataÄŸan” isimli derginin logosunu bu ünlü kılıç süslemekteydi ve dergide YataÄŸan kılıcı hakkında gayet etraflı yazılar yayınlanmıştı; defalarca süren ev ve büro taşınmaları esnasında TRT’nin Belgesel programlar ÅŸubesinde çalışan kadim dostum Mustafa Nadir Önay’ın fedakarlığı ile yayınlanan o dergiyi bir ÅŸekilde kaybettiÄŸim için kendimi affetmiyorum.

Tekrar YataÄŸan’a dönelim, yani kılıca. Bu silaha beslediÄŸim aÅŸk, hediyelik eÅŸya satan bir dükkanda, paslanmış, kadidi çıkmış, defalarca kaynak ve tamir görerek kılıçlığından artık utanır hale gelmiÅŸ bir yataÄŸan görmemle baÅŸladı. PeriÅŸan haline raÄŸmen çok estetik, nefes kesecek derecede güzel bir aletti fakat orijinalliÄŸini çoktan kaybetmiÅŸ olduÄŸu için onu edinmek için içimde arzu duymadım. Ta ki, eski Sivas, yeni Denizli Valisi Dr. Hasan Canpolat’la o telefon sohbeti esnasında YataÄŸan adı geçene kadar. Vali Canpolat’a -kültür yatırımlarına ne kadar meraklı olduÄŸunu bildiÄŸim için- “tereciye tere satar” pozlarında Denizli’de artık yataÄŸan imal edilip edilmediÄŸini, edilmiyorsa bu müthiÅŸ Türk silahını ihyâ etmek gerektiÄŸinden bahsediyordum ki müjdeli haberi aldım: Denizlililer yataÄŸanın kıymetini elbette biliyorlardı; üstelik bu silahların -turistik ve hediyelik amaçlı- üretimi de yapılıyordu; hatta istersem bana bir tane hediye edebileceklerini duyduÄŸumda, mahcubiyeti, utanmayı bir tarafa bırakıp, “vallahi de isterim, billahi de isterim” diye atılmaktan nefsimi men edemedim.

Lâfın sonucunu kestirdiniz; artık benim de bir Türk kılıcım, Yatağan’ım var. Evimin duvarlarını süsleyen hat levhalarının önünde, Türk’ün satvet günlerini anıştıran aziz bir hâtıra olarak duruyor ve ben yatağanımı şimdi zevkle seyrediyorum.

Denizli Valisi Dr. Hasan Canpolat’a aleni teşekkürlerimi sunuyorum.

*

Yine Yatağan’a dönelim; bilenlerin mâlumu; Yatağan sıradışı bir silah; eğri tarafı -herhalde kemik kırmak için olacak- enli ve kalınca; keskin olan yanı ise tırpan gibi içte kalıyor. Ağırlık dengesi namlunun ucuna doğru aktarıldığı için dünyanın en iyi yarıcı ve kesici silahlarından biri kabul ediliyor. Bu konuda yararlandığım ekşisözlük yazarlarından bazılarına göre bu özelliği ile Katana’dan daha makbul bir dizayna sahip olan Yatağan, balçaksız, yani namlu ile kabza arasında eli korumaya yarayan demir çıkıntının olmadığı bir silah. Kabzası ise genellikle hayvan kemiğinden yapıldığı için olsa gerek bitim yerinde iki yana doğru genişliyor ve rahat ve güvenli bir tutuş sağlıyor.

Dünyanın en iyi silah müzelerinin vitrinlerini süsleyen Yatağan, Yeniçeri birliklerinin ve deniz piyadelerinin (Levent) vazgeçilmez kadro silahı olarak yakın dövüşteki üstün avantajları ile tanınıyor.

*

Sözü, ekÅŸisözlük yazarlarından “Cuma” mahlaslı yazarın birkaç cümlesi ile noktalamak istiyorum: “Bu kılıç bana Avrupalılar’ın kılıç yapma konusunda ne kadar yeteneksiz olduklarını göstermiÅŸtir; ayrıca bana -bir yerlerden bulup alsam da evin bir duvarına asıp bütün gün onu izlesem- dedirtecek kadar güzel işçiliÄŸe sahip olan bu silah, her gün Topkapı Sarayı’na gidip görülesi bir alettir.”

Bir baÅŸka ekÅŸisözlükçü ise iÅŸi alenen ÅŸiir vadisine dökmüş, okuyalım: “Harbiye Askerî Müzesi’nde himaye edilen bir yataÄŸanın üzerinde ÅŸunlar yazar: ‘Senin yataÄŸanınla ölen, çabuk ve mutlu ölür.. ÅŸarapla mı dövdün çeliÄŸini…” Bir an ustasının o silahı dantel gibi ince ince iÅŸleyiÅŸi, göz nuruyla gecelerce uÄŸraÅŸması, silahdarının o yataÄŸanı savaÅŸlarda binlerce sefer kınından parlatarak çıkarması, defalarca hasmın etini daÄŸlaması gözümün önünde parladı gitti…”

*

Türk kılıcı Yatağan! Aklınızda olsun; artık ‘haberim yok, bilmiyordum’ diyemezsiniz.

Üstelik Katana’lardan bile güzel!

Yazıyı Paylaş

İlgili olabilecek yazılar:

  1. Dünyaca meşhur Türk çakısı! Yok öyle bir şey! Ama siz bana yine de bir...

- 15 Temmuz 2007

Kaynak: http://pazar.zaman.com.tr/?bl=14&hn=959

Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Anahtar Kelimeler: ,

Anahtar Kelime Ekle: Bu da nedir?

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

  • ibrahim küçükbay

    Ahmet hocamızın eline saÄŸlık.Çocukken bana Türk masallarını sevdirmiÅŸti.Åžimdi de YataÄŸan’ı.

  • ibrahim küçükbay

    Ahmet hocamızın eline saÄŸlık.Çocukken bana Türk masallarını sevdirmiÅŸti.Åžimdi de YataÄŸan’ı.

  • erkan göcen

    bir yatağanlı olarak hocamın yazısından büyük gurur duydum. Hocamın ellerine kalemine sağlık. Herkesi yatağan bıçaklarını ve yatağanları görmeye Yatağana davet ediyorum.

  • erkan göcen

    bir yatağanlı olarak hocamın yazısından büyük gurur duydum. Hocamın ellerine kalemine sağlık. Herkesi yatağan bıçaklarını ve yatağanları görmeye Yatağana davet ediyorum.

  • bülent yavuz

    Bu kılıcı biz de temin edebilir miyiz ? İmal adresi ve yeri var mı?

  • bülent yavuz

    Bu kılıcı biz de temin edebilir miyiz ? İmal adresi ve yeri var mı?

  • adil karakaya

    Tarihi değerlerimize sahip çıkıp tanıtmanızdan dolayı teşekkür eder çalışmalarınızda başarılar dilerim.

  • adil karakaya

    Tarihi değerlerimize sahip çıkıp tanıtmanızdan dolayı teşekkür eder çalışmalarınızda başarılar dilerim.

  • erkan göcen

    bülent arkadaşım yataÄŸan bıçaklarını ve palalarını (yani yataÄŸanı) eÄŸer yolun düşerse Denizli’nin Serinhisar ilçesine baÄŸlı YataÄŸan kasabasından temin edebilirsin.zaten orada üretiliyor. Ama gidemem diyorsan ben sana İstanbuldan aracı olabilirim. Mail adresimi buraya yazayım istersen irtibata geçelim. drgocen@gmail.com

  • erkan göcen

    bülent arkadaşım yataÄŸan bıçaklarını ve palalarını (yani yataÄŸanı) eÄŸer yolun düşerse Denizli’nin Serinhisar ilçesine baÄŸlı YataÄŸan kasabasından temin edebilirsin.zaten orada üretiliyor. Ama gidemem diyorsan ben sana İstanbuldan aracı olabilirim. Mail adresimi buraya yazayım istersen irtibata geçelim. drgocen@gmail.com

  • Mehmet Halil Akkın

    TeÅŸekkürler Ahmet Bey… Türk kültürüne katkılarınızdan dolayı teÅŸekkür ederim…

  • Mehmet Halil Akkın

    TeÅŸekkürler Ahmet Bey… Türk kültürüne katkılarınızdan dolayı teÅŸekkür ederim…

  • Emre Karaaslan

    Hocam evvela ellerinize saÄŸlık,çok leziz bir yazı olmuÅŸ.Hiç deÄŸilse bilmeyenler de öğrenmiÅŸ oldu kılıcımızı.Ancak ben güzel,orijinaline yakın bulup alamadığım gibi güzel,kayda deÄŸer resimlerini de bulamıyorum.Adres konusunda malumatınız varsa uygun adresleri rica ediyorum.Katana hakkında bu kadar resim,yapımı,kullanımı vesair bilgileri varken bizim dünyaya korku verdiren yataÄŸanımız hakkında neden ayrıntılı(yapımı,kullanımı,süslemesi vs.)hakkında fazla bilgi yok?YataÄŸanı ararken katana karşıma çıktı ve okadar teferruatlı bilgi,resim verilmiÅŸ ki bizim eksikliÄŸimiz beni üzdü…
    deÄŸerli yazı ve yorumlarınızın devam etmesi dileÄŸi ve hürmetlerimle baki selam…

  • Emre Karaaslan

    Hocam evvela ellerinize saÄŸlık,çok leziz bir yazı olmuÅŸ.Hiç deÄŸilse bilmeyenler de öğrenmiÅŸ oldu kılıcımızı.Ancak ben güzel,orijinaline yakın bulup alamadığım gibi güzel,kayda deÄŸer resimlerini de bulamıyorum.Adres konusunda malumatınız varsa uygun adresleri rica ediyorum.Katana hakkında bu kadar resim,yapımı,kullanımı vesair bilgileri varken bizim dünyaya korku verdiren yataÄŸanımız hakkında neden ayrıntılı(yapımı,kullanımı,süslemesi vs.)hakkında fazla bilgi yok?YataÄŸanı ararken katana karşıma çıktı ve okadar teferruatlı bilgi,resim verilmiÅŸ ki bizim eksikliÄŸimiz beni üzdü…
    deÄŸerli yazı ve yorumlarınızın devam etmesi dileÄŸi ve hürmetlerimle baki selam…

  • cave man

    merhabalar.ürününüzü gerçekten çok beğendim ve bu tür güzel şeyleri bizlere kazandırdığınız için teşekkür ederim.bu ürünlerin kataloğo veya fiyatlarını bana gönderebilirseniz çok sevinirim.yukardaki mail adresinden bana ulaşabilirsiniz.ayrıca iş telefonum:03842192633.

  • cave man

    merhabalar.ürününüzü gerçekten çok beğendim ve bu tür güzel şeyleri bizlere kazandırdığınız için teşekkür ederim.bu ürünlerin kataloğo veya fiyatlarını bana gönderebilirseniz çok sevinirim.yukardaki mail adresinden bana ulaşabilirsiniz.ayrıca iş telefonum:03842192633.

  • cave man
  • cave man
  • h….

    slm beim çalıştığım firma tüfek dipçiği yapıyor aynı zamanda elimizde bıçak sapı yapımı için malzemeler var onları satmak istiyoruz.bu yüzden internette üretim yapan firmaların adreslerine ulaşmaya çalıştım anacak bulamadım eğer sizin bildiğiniz bıçak firma numaralarını bana ulaştırabilirseniz çok sevinirim.şimdiden ilgilerinize teşekkür ederim yardımlarınızı bekliyorum.
    msn adresi: zorlikizi_18@hotmail.com adresine bilgi bırakırsanız çok sevinirim

  • h….

    slm beim çalıştığım firma tüfek dipçiği yapıyor aynı zamanda elimizde bıçak sapı yapımı için malzemeler var onları satmak istiyoruz.bu yüzden internette üretim yapan firmaların adreslerine ulaşmaya çalıştım anacak bulamadım eğer sizin bildiğiniz bıçak firma numaralarını bana ulaştırabilirseniz çok sevinirim.şimdiden ilgilerinize teşekkür ederim yardımlarınızı bekliyorum.
    msn adresi: zorlikizi_18@hotmail.com adresine bilgi bırakırsanız çok sevinirim

  • mustafa

    gerçekten çok güzel bir tarihi türk eseri arkadaşim dada varr gördümm harikaa

  • http://tusunami__23@hotmail.com mustafa

    gerçekten çok güzel bir tarihi türk eseri arkadaşim dada varr gördümm harikaa

  • http://www.yatagandergisi.tr.gg/ adil karakaya

    ”o dergiyi bir ÅŸekilde kaybettiÄŸim için kendimi affetmiyorum.”
    yazınızı okuyunca derginin kaybolmaması amacıyla hazırlamış olduğum adresi verme gereği duydum. Çalışmalarınızda başarılar dilerim.

    http://www.yatagandergisi.tr.gg/

  • http://www.yatagandergisi.tr.gg/ adil karakaya

    ”o dergiyi bir ÅŸekilde kaybettiÄŸim için kendimi affetmiyorum.”
    yazınızı okuyunca derginin kaybolmaması amacıyla hazırlamış olduğum adresi verme gereği duydum. Çalışmalarınızda başarılar dilerim.

    http://www.yatagandergisi.tr.gg/

  • ferhat

    çocukluğumdan beri hep kılıç meraklısıyım. ama evvela daha çok Cüneyt Arkın filmlerinden gördüğüm için klasik eğri kılıç hayranıyım. küçükken durmadan tahtadan kılıç yapardım. elimdeki kesiklerin de haddi hesabı olmazdı. hala izleri durur. gelelim yatağana; onu ilk defa Topkapı sarayında görmüştüm. hayran kalmamak elde değil. özellikle sap kısmı bana çok ilginç gelmişti. bence estetik ve ergonomi harikası bir silah. esasen bizim kılıçlar (yatağan ve diğerleride dahil) hepsi öyle. bir çoğu ince ince işlenmiş. belkide at-avrat-silah üçlemesinin toplumsal hafızamızdaki etkisinin bir tezahürü olabilir ama gerçekten silahlarımızda ayrı bir estetik var ve hep özel bir değeri olmuş sahibi için(tüfeğin bile). yeri gelmiş onu bir canlı gibi, evladımız yada can dostumuz gibi görmüşüz.

    Topkapı sarayında bir çok kılıcı birada görme imkanı olduğu için aslında en iyi kıyas ve muhakeme de orada yapılabilir bence. bir kere şövalye kılıçları ziyadesiyle abartılı ve gerçekçilikten, ergonomiden uzak. estetikse sıfır, bahsetmeye değmez. samuray kılıçlarına(katana) gelince; her ne kadar şövalye kılıçları kadar kullanışsız ve estetik yoksunu durmasada yine de bizimkilerin yanında çok sönük. buna rağmen dünyada bizimkinden daha çok diğerlerinin bilinmesi tabi manidar. bu birazda modern dünyanın tanıtım ve pazarlama stratejilerinden yoksun oluşumuzdan kaynaklanıyor. bu manada sinema çok önemli ve etkili bir tanıtım aracı. bizdeki tarihi ve kültürel malzeme hiç kimsede yok. ama kaydedeğer uluslarası üne kavuşmuş ve kabul görmüş pek bir yapımımız olmamış. haliyle yatağan da diğer onlarca değer ve ürünümüz gibi bu durumdan nasibini alıyor. sayın Alkan hocamın da belirttiği gibi daha kendimiz bile(birçoğumuz) yatağanın ne olduğunu bilmiyorsak, dünyanın yatağanı bilmesini öğrenmesini beklemek-ummak ayıp olur, aymazlık olur.

  • ferhat

    çocukluğumdan beri hep kılıç meraklısıyım. ama evvela daha çok Cüneyt Arkın filmlerinden gördüğüm için klasik eğri kılıç hayranıyım. küçükken durmadan tahtadan kılıç yapardım. elimdeki kesiklerin de haddi hesabı olmazdı. hala izleri durur. gelelim yatağana; onu ilk defa Topkapı sarayında görmüştüm. hayran kalmamak elde değil. özellikle sap kısmı bana çok ilginç gelmişti. bence estetik ve ergonomi harikası bir silah. esasen bizim kılıçlar (yatağan ve diğerleride dahil) hepsi öyle. bir çoğu ince ince işlenmiş. belkide at-avrat-silah üçlemesinin toplumsal hafızamızdaki etkisinin bir tezahürü olabilir ama gerçekten silahlarımızda ayrı bir estetik var ve hep özel bir değeri olmuş sahibi için(tüfeğin bile). yeri gelmiş onu bir canlı gibi, evladımız yada can dostumuz gibi görmüşüz.

    Topkapı sarayında bir çok kılıcı birada görme imkanı olduğu için aslında en iyi kıyas ve muhakeme de orada yapılabilir bence. bir kere şövalye kılıçları ziyadesiyle abartılı ve gerçekçilikten, ergonomiden uzak. estetikse sıfır, bahsetmeye değmez. samuray kılıçlarına(katana) gelince; her ne kadar şövalye kılıçları kadar kullanışsız ve estetik yoksunu durmasada yine de bizimkilerin yanında çok sönük. buna rağmen dünyada bizimkinden daha çok diğerlerinin bilinmesi tabi manidar. bu birazda modern dünyanın tanıtım ve pazarlama stratejilerinden yoksun oluşumuzdan kaynaklanıyor. bu manada sinema çok önemli ve etkili bir tanıtım aracı. bizdeki tarihi ve kültürel malzeme hiç kimsede yok. ama kaydedeğer uluslarası üne kavuşmuş ve kabul görmüş pek bir yapımımız olmamış. haliyle yatağan da diğer onlarca değer ve ürünümüz gibi bu durumdan nasibini alıyor. sayın Alkan hocamın da belirttiği gibi daha kendimiz bile(birçoğumuz) yatağanın ne olduğunu bilmiyorsak, dünyanın yatağanı bilmesini öğrenmesini beklemek-ummak ayıp olur, aymazlık olur.

  • ayÅŸe

    kasabamız ve kılıcımız hakkındaki isabetli yoorumlarınız için teÅŸekkürler…

  • ayÅŸe

    kasabamız ve kılıcımız hakkındaki isabetli yoorumlarınız için teÅŸekkürler…

  • http://www.cenksanati.com Efkan ÇALIÅž

    Selamlar,

    Sayın Hocamızın yazısını ve diğer yorumları okudum.

    Yatağan Ve Türk kılıcı hakkında eksik olarak tespit ettiğim konularda çalışma başlattığımızı söylemek istedim.

    Maalesef yazı yazan , fikir üreten bilgi sahibi olduğumuzu iddia eden bir yapımız var. Diğer taraftan bunca konuşan içinde icraat adamı yok denecek kadar az.

    Kılıçlarımızın dünyada tanınmamasını bırakın, Türk insanı tarafından Yatağan ve Türk kılıcının şeklinin bilinmediği gerçeğini bilen lakin bu konuda adım atmayan bir anlayış içindeyiz.

    Türk Kılıcı ve Yatağanı kullananın Türk insanı olduğunu unuttuk. Kahramanlarımızı , Cengaverlerimizi unuttuk. Yedi sekiz yaşındaki bir Türk çocuğuna Zeybek nedir? Yeniçeri nedir? Sipahi nedir? Cündi nedir? diye sorsanız ya size boş boş bakacak yada dansçıdır diyeceklerdir. Samuray nedir? Ninja nedir? Gladyatör nedir? diye sorduğunuzda ise acayip sesler çıkararak sağa sola hoplayıp zıplayıp tekme yumruk atacak, sorduğunuz ismin muhatabı olarak kendini görecektir.

    Sizce bu durum ne kadar doÄŸrudur?

    Kendi kültürümüzü unuttuk başka kültürlere ve o kültürlerin kahramanlarına özenir bir hale geldik.

    Türk Kılıcı ve Yatağan Kılıcımızın bir süs olduğu duvarda durunca çok daha iyi olacağı düşüncesi kim tarafından öğretildi bilinmez.

    Bizlere kendi kültürünü unutturup başka kültürlerle yaşamı özendiren anlayış , bu gün acı fatura olarak bizler tarafından ödenmekte.

    Bu kadar laf kalabalığından sonra asıl meseleye gelmek isterim. Türk kılıcı ve Yatağan kılıcı kullanım teknikleri ile ilgili tarihten günümüze aktarılan bir çalışma olmaması Japon, Çin, Kore gibi ülkelerin Kılıç sanatlarının prim yapmasına sebep olmuştur.

    -Peki geçmi kalındı?
    -Bence hayır.

    Ankara’da Cenk Sanatı Dünya Merkezi çatısı altında başlattığımız araştırma ve geliştirmeler sayesinde Türk kılıcı ve Yatağan kılıcı ile ilgili ciddi noktalara geldik.

    Kılıcı kullanacak ustanın olmaması onun unutulmasına yol açar. Dolayısıyla yapmamız gereken Yatağan Kılcı ve Türk kılıcı kullanım eğitimlerini tekrar hayata geçirmektir. Bu amaçla çıkılan yolda karşımıza MATRAK çıktı.

    Evet Matrak sözcük olarak,dalga geçmek,eğlence,komik anlamlarını bildiğimiz MATRAK esasında bir oyunun adı.

    1564 yılında ölen Matrakçı Nasuh adında bir bilginin icat ettiği oyun.

    Matematikçi , Tarihçi , Minyatürcü , Ressam olan Matrakçı Nasuh aynı zamanda o dönemin her türlü Cenk silahlarını kullanmasını bilen Cengaver bir kişilik. Kanuni Sultan Süleyman ile Iran seferine katılmış. Matematik alanında ve tarih alanında verdiği eserler ders kitabı olarak okutulmuş. Çizdiği resimler harita niteliği taşımış ve kullanılmış.

    Silah kullanımı ve türlü Cenk yöntemleri hakkında yazmış olduğu birde kitabı mevcut.

    Cenk Sanatı Dünya Merkezinde tarafımdan yapılan çalışmalarla MATRAK OYUNU aslına uygun olarak tekrar hayat geçti.

    İki kişi tarafından oynanan bu oyunda Sağ elde ucu yumuşakça topuz şeklinde sarılmış değnek. Sol elde yine yumuşak yastık şeklinde bir kalkan ve kafada miğfer ile oynanmakta.

    Amaç rakibin kafasına dokunmak. Koruyucu tüm önlemler alınarak icra edilen bu oyunda kimse hiç bir ÅŸekilde zarar görmemektedir. Toplamda 160 bend – oyundan oluÅŸan matrak oyunu Tüm kural ve kaideleri 1500 lü yıllarda belirlenmiÅŸtir. Oyun sonunda Matrakbazlar kasıtlı ve kasıtsız hatalarından dolayı birbirinden özür dilerler.

    O yıllarda Osmanlı devletinde Türkün zekasını gözler önüne serilirken. Bu gün tüm dünyada bilinen Eskirimin 1700 lü yıllarda oyun kural ve kaideleri belirlenmiştir. 1700 lü yıllara kadar Avrupa’da eskrim yapanlar birbirlerini yaralamış hatta öldürmüştür.

    Japonların Kendo- Kılıç sanatı ise 1800 lü yıllarda sistem haline getirilmiştir.

    Savaş Sanatlarının çok etkin bir propaganda yolu olduğu günümüzde Türkiye’nin Ata sporları ile tüm dünyada Türk insanın zekasından güzel ahlak yapısı ve adaletinden söz edilmemesi milletimiz için çok büyük bir geri kalmışlıktır.

    CENK SANATI çalışmalarımız gelecek yıllarda Türk Ata sporlarımızı tüm dünyaya tanıtmak benimsetmek üzere oluşturulmuştur.

    Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ’ün ”Tarihini bilmeyen milletler baÅŸkalarının avı olur.” sözünden yola çıkarak. Türk kültüründeki güzellikleri ortaya çıkarmak ve yaÅŸatmanın her Türk insanının görevi olduÄŸu düşüncesindeyiz.

    Cenk Sanatı ve Matrak Oyunu Hakkında daha fazla bilgi ve tanıtım filmleri için;,
    http://www.cenksanati.com

    CENK SANATI KURUCUSU ve
    MATRAK OYUNUNU
    GÜNÜMÜZE UYARLAYAN
    Efkan ÇALIŞ

  • http://www.cenksanati.com Efkan ÇALIÅž

    Selamlar,

    Sayın Hocamızın yazısını ve diğer yorumları okudum.

    Yatağan Ve Türk kılıcı hakkında eksik olarak tespit ettiğim konularda çalışma başlattığımızı söylemek istedim.

    Maalesef yazı yazan , fikir üreten bilgi sahibi olduğumuzu iddia eden bir yapımız var. Diğer taraftan bunca konuşan içinde icraat adamı yok denecek kadar az.

    Kılıçlarımızın dünyada tanınmamasını bırakın, Türk insanı tarafından Yatağan ve Türk kılıcının şeklinin bilinmediği gerçeğini bilen lakin bu konuda adım atmayan bir anlayış içindeyiz.

    Türk Kılıcı ve Yatağanı kullananın Türk insanı olduğunu unuttuk. Kahramanlarımızı , Cengaverlerimizi unuttuk. Yedi sekiz yaşındaki bir Türk çocuğuna Zeybek nedir? Yeniçeri nedir? Sipahi nedir? Cündi nedir? diye sorsanız ya size boş boş bakacak yada dansçıdır diyeceklerdir. Samuray nedir? Ninja nedir? Gladyatör nedir? diye sorduğunuzda ise acayip sesler çıkararak sağa sola hoplayıp zıplayıp tekme yumruk atacak, sorduğunuz ismin muhatabı olarak kendini görecektir.

    Sizce bu durum ne kadar doÄŸrudur?

    Kendi kültürümüzü unuttuk başka kültürlere ve o kültürlerin kahramanlarına özenir bir hale geldik.

    Türk Kılıcı ve Yatağan Kılıcımızın bir süs olduğu duvarda durunca çok daha iyi olacağı düşüncesi kim tarafından öğretildi bilinmez.

    Bizlere kendi kültürünü unutturup başka kültürlerle yaşamı özendiren anlayış , bu gün acı fatura olarak bizler tarafından ödenmekte.

    Bu kadar laf kalabalığından sonra asıl meseleye gelmek isterim. Türk kılıcı ve Yatağan kılıcı kullanım teknikleri ile ilgili tarihten günümüze aktarılan bir çalışma olmaması Japon, Çin, Kore gibi ülkelerin Kılıç sanatlarının prim yapmasına sebep olmuştur.

    -Peki geçmi kalındı?
    -Bence hayır.

    Ankara’da Cenk Sanatı Dünya Merkezi çatısı altında başlattığımız araştırma ve geliştirmeler sayesinde Türk kılıcı ve Yatağan kılıcı ile ilgili ciddi noktalara geldik.

    Kılıcı kullanacak ustanın olmaması onun unutulmasına yol açar. Dolayısıyla yapmamız gereken Yatağan Kılcı ve Türk kılıcı kullanım eğitimlerini tekrar hayata geçirmektir. Bu amaçla çıkılan yolda karşımıza MATRAK çıktı.

    Evet Matrak sözcük olarak,dalga geçmek,eğlence,komik anlamlarını bildiğimiz MATRAK esasında bir oyunun adı.

    1564 yılında ölen Matrakçı Nasuh adında bir bilginin icat ettiği oyun.

    Matematikçi , Tarihçi , Minyatürcü , Ressam olan Matrakçı Nasuh aynı zamanda o dönemin her türlü Cenk silahlarını kullanmasını bilen Cengaver bir kişilik. Kanuni Sultan Süleyman ile Iran seferine katılmış. Matematik alanında ve tarih alanında verdiği eserler ders kitabı olarak okutulmuş. Çizdiği resimler harita niteliği taşımış ve kullanılmış.

    Silah kullanımı ve türlü Cenk yöntemleri hakkında yazmış olduğu birde kitabı mevcut.

    Cenk Sanatı Dünya Merkezinde tarafımdan yapılan çalışmalarla MATRAK OYUNU aslına uygun olarak tekrar hayat geçti.

    İki kişi tarafından oynanan bu oyunda Sağ elde ucu yumuşakça topuz şeklinde sarılmış değnek. Sol elde yine yumuşak yastık şeklinde bir kalkan ve kafada miğfer ile oynanmakta.

    Amaç rakibin kafasına dokunmak. Koruyucu tüm önlemler alınarak icra edilen bu oyunda kimse hiç bir ÅŸekilde zarar görmemektedir. Toplamda 160 bend – oyundan oluÅŸan matrak oyunu Tüm kural ve kaideleri 1500 lü yıllarda belirlenmiÅŸtir. Oyun sonunda Matrakbazlar kasıtlı ve kasıtsız hatalarından dolayı birbirinden özür dilerler.

    O yıllarda Osmanlı devletinde Türkün zekasını gözler önüne serilirken. Bu gün tüm dünyada bilinen Eskirimin 1700 lü yıllarda oyun kural ve kaideleri belirlenmiştir. 1700 lü yıllara kadar Avrupa’da eskrim yapanlar birbirlerini yaralamış hatta öldürmüştür.

    Japonların Kendo- Kılıç sanatı ise 1800 lü yıllarda sistem haline getirilmiştir.

    Savaş Sanatlarının çok etkin bir propaganda yolu olduğu günümüzde Türkiye’nin Ata sporları ile tüm dünyada Türk insanın zekasından güzel ahlak yapısı ve adaletinden söz edilmemesi milletimiz için çok büyük bir geri kalmışlıktır.

    CENK SANATI çalışmalarımız gelecek yıllarda Türk Ata sporlarımızı tüm dünyaya tanıtmak benimsetmek üzere oluşturulmuştur.

    Gazi Mustafa Kemal ATATÜRK ’ün ”Tarihini bilmeyen milletler baÅŸkalarının avı olur.” sözünden yola çıkarak. Türk kültüründeki güzellikleri ortaya çıkarmak ve yaÅŸatmanın her Türk insanının görevi olduÄŸu düşüncesindeyiz.

    Cenk Sanatı ve Matrak Oyunu Hakkında daha fazla bilgi ve tanıtım filmleri için;,
    http://www.cenksanati.com

    CENK SANATI KURUCUSU ve
    MATRAK OYUNUNU
    GÜNÜMÜZE UYARLAYAN
    Efkan ÇALIŞ

  • murat sönmez

    sevğili hocan sizin o ğüzel kalem tutan ellerinizden öper sizlere denizliden kucak dolusu sevğilerimi sunarım kaleme aldığınız yazıdan dolayı tekrar tekrar tşkr yatağanın eşsiz palası gercekten de yakın dövüş silahı olarak mükemmetdir tarihimizde nice meslekler yok olup ğitmekteiken bizler hem tarihimizi hem mesleğimizi yaşatmaya çalışıyoruz ve sizler gibi duyarlı insanlarımızın ilği ve alakasını bekliyoruz bizler yatağanbaba nın torunları olarak yaşatmaya çalıştığımız değerlerimize ve emeğimize sizlerinde sahib cıkmanızdan dolayı sizler ne kadar tşkr etsem azdır ALLAH YAR ve YARDIMCINIZ OLSUN Ğüzel TÜRKİYE min ğüzel insanlarına slm olsun herkez lütfen TARİHİNE sahip çıksın

  • murat sönmez

    sevğili hocan sizin o ğüzel kalem tutan ellerinizden öper sizlere denizliden kucak dolusu sevğilerimi sunarım kaleme aldığınız yazıdan dolayı tekrar tekrar tşkr yatağanın eşsiz palası gercekten de yakın dövüş silahı olarak mükemmetdir tarihimizde nice meslekler yok olup ğitmekteiken bizler hem tarihimizi hem mesleğimizi yaşatmaya çalışıyoruz ve sizler gibi duyarlı insanlarımızın ilği ve alakasını bekliyoruz bizler yatağanbaba nın torunları olarak yaşatmaya çalıştığımız değerlerimize ve emeğimize sizlerinde sahib cıkmanızdan dolayı sizler ne kadar tşkr etsem azdır ALLAH YAR ve YARDIMCINIZ OLSUN Ğüzel TÜRKİYE min ğüzel insanlarına slm olsun herkez lütfen TARİHİNE sahip çıksın

  • Nazım YILMAZ

    Sayın Ahmet Turan Alkan söylediklerinizde yerden göğe kadar haklısınız güzel bir yazı sizin gibi değerli düşünürleri kutlarım ve İlgilenenler olursa diye yazıyorum elimde 1290 hicri yılına ait çok temiz orjinal bir yatağan kılıcı var kolleksiyonumda saklıyorum aslında böyle şeyler için bir müze olması gerekir diye düşünüyorum.

  • http://kwps03googledaara Nazım YILMAZ

    Sayın Ahmet Turan Alkan söylediklerinizde yerden göğe kadar haklısınız güzel bir yazı sizin gibi değerli düşünürleri kutlarım ve İlgilenenler olursa diye yazıyorum elimde 1290 hicri yılına ait çok temiz orjinal bir yatağan kılıcı var kolleksiyonumda saklıyorum aslında böyle şeyler için bir müze olması gerekir diye düşünüyorum.

  • Abdurrahman DoÄŸan

    Sayın Ahmet Turan ALKAN türk kılıcı olarak yatağanı tanıtmanızdan büyük mutluluk duyduk kaybolmakta olan bazı zanaatlar artık günümüzde cırak dahi bulamamaktadır kendim emekliyim, yatağanlı olarak yatağan ile ilgili bir çok şey yapmak istedim ama sonunda buldum hani derlerya yatağanın süslemesi yok diye serzenişleri duydum bende kın imalatı ve yatağan kutusu üzerine çalışıyorum ahşap kın ve üzerine deri veya kadife kaplama yapılıyor tamemen el işciliği ile üretiyoruz eksiklerimizi müze müdürlüğüne danışarak gideriyoruz çünkü aslına uygun yapmak için elimizden geldiği kadar emek vermeye çalışıyoruz sizlere iyi çalışmalar dilerim..

  • //yataganelsanatlari.tr.gg Abdurrahman DoÄŸan

    Sayın Ahmet Turan ALKAN türk kılıcı olarak yatağanı tanıtmanızdan büyük mutluluk duyduk kaybolmakta olan bazı zanaatlar artık günümüzde cırak dahi bulamamaktadır kendim emekliyim, yatağanlı olarak yatağan ile ilgili bir çok şey yapmak istedim ama sonunda buldum hani derlerya yatağanın süslemesi yok diye serzenişleri duydum bende kın imalatı ve yatağan kutusu üzerine çalışıyorum ahşap kın ve üzerine deri veya kadife kaplama yapılıyor tamemen el işciliği ile üretiyoruz eksiklerimizi müze müdürlüğüne danışarak gideriyoruz çünkü aslına uygun yapmak için elimizden geldiği kadar emek vermeye çalışıyoruz sizlere iyi çalışmalar dilerim..

  • sahin

    güzel özellikleri olan bir kılıc

  • sahin

    güzel özellikleri olan bir kılıc

  • hakan

    selamun aleyküm

    ArkadaÅŸlar artık türklerin kendilerine ait bir savunma ve saldırı sporu olacak.Åžu anda kurulum aÅŸamasında eÄŸer fırsatı olan olursa 7 haziran 2009 tarihinde gebze kapalı spor salonunda ilk çıkış seramonisi yapılacak bu savunma ve saldırı sporu türklere ait olduÄŸu için dolayısıyla savaÅŸ silahı olarak yataÄŸan kılıcını kullanacaz meraklıları için 7 haziran 2009 pazar günü gebze kapalı spor salonunda diÄŸer savunma ve saldırı sporlarınında gösterilerini serigleyeceÄŸi festivalde aramızda görmekten mutluluk duyacağız.Bu arada kurucusu da büyük usta DAVUT ÅžENGÜL hocamızdır…

  • hakan

    selamun aleyküm

    ArkadaÅŸlar artık türklerin kendilerine ait bir savunma ve saldırı sporu olacak.Åžu anda kurulum aÅŸamasında eÄŸer fırsatı olan olursa 7 haziran 2009 tarihinde gebze kapalı spor salonunda ilk çıkış seramonisi yapılacak bu savunma ve saldırı sporu türklere ait olduÄŸu için dolayısıyla savaÅŸ silahı olarak yataÄŸan kılıcını kullanacaz meraklıları için 7 haziran 2009 pazar günü gebze kapalı spor salonunda diÄŸer savunma ve saldırı sporlarınında gösterilerini serigleyeceÄŸi festivalde aramızda görmekten mutluluk duyacağız.Bu arada kurucusu da büyük usta DAVUT ÅžENGÜL hocamızdır…

  • http://www.cenksanati.com kadim

    Türklerin kendine ait bir savunma sporu var zaten. Efkan ÇALIŞ hoca tarihi araştırarak bu işi yapıyor. Ayrıca yatağan kılıcı kullanımınına da kapsıyor bu sanat yukarda Hocanın yazısı yazılı. Sadece yatağan değil Türk kılıcı çalışmasınıda kapsıyor ve hatta Kemankeşlik yani Geleneksel Türk yay ok kullanımıda var. Ve Matrak gibi 5oo yıllık bilinen tarihi olan bir Türk sporu Cenk sanatı içinde hayata geçti.
    Tüm bu çalışmalara rağmen birileri ortaya çıkıp Türklerinde kendine ait bir savunma sporu olacak demesi; araştırmadan yapılan ve yapılanı bilmeden oluşan bir uğraş olacaktır kanaatindeyim. Ayrıca şöyle kısa bir araştırma yapılacak olursa Türk savaş sanatı adı altında internet üzerinden yayın yapan bir çok oluşumada rastlanır.
    bilginize sunulur.

  • http://www.cenksanati.com kadim

    Türklerin kendine ait bir savunma sporu var zaten. Efkan ÇALIŞ hoca tarihi araştırarak bu işi yapıyor. Ayrıca yatağan kılıcı kullanımınına da kapsıyor bu sanat yukarda Hocanın yazısı yazılı. Sadece yatağan değil Türk kılıcı çalışmasınıda kapsıyor ve hatta Kemankeşlik yani Geleneksel Türk yay ok kullanımıda var. Ve Matrak gibi 5oo yıllık bilinen tarihi olan bir Türk sporu Cenk sanatı içinde hayata geçti.
    Tüm bu çalışmalara rağmen birileri ortaya çıkıp Türklerinde kendine ait bir savunma sporu olacak demesi; araştırmadan yapılan ve yapılanı bilmeden oluşan bir uğraş olacaktır kanaatindeyim. Ayrıca şöyle kısa bir araştırma yapılacak olursa Türk savaş sanatı adı altında internet üzerinden yayın yapan bir çok oluşumada rastlanır.
    bilginize sunulur.

  • http://www.sahinkilic.com/ Süleyman Åžahin

    Yatağan hakıında yapmış olduğunuz araştırmalardan dolayı sizlere teşekür ederim imalatımız sırasında eksiklermiz oluyor mutlaka bizlerde sizlerin acıklamarından esinlenek hatamızı telefi ediyoruz http://www.sahinkilic.com/ sitesinde sizlere her konuda yardımcı olurum hepinize iyi çalışmalar

  • http://www.sahinkilic.com/ Süleyman Åžahin

    Yatağan hakıında yapmış olduğunuz araştırmalardan dolayı sizlere teşekür ederim imalatımız sırasında eksiklermiz oluyor mutlaka bizlerde sizlerin acıklamarından esinlenek hatamızı telefi ediyoruz http://www.sahinkilic.com/ sitesinde sizlere her konuda yardımcı olurum hepinize iyi çalışmalar

  • http://sahinkilic.somee.com/index.asp Süleyman Åžahin

    eğer izniniz olursa bir önceki yorumdaki site adresimi düzeltmek isterim ek olarak http://ssahinkilic.tr.gg/ bana ulaşmak ve sorularınıza bende elimden geldiği kadar cevap vermek isterim sayın Ahmet Turan ALKAN a da teşekür edrim

  • http://sahinkilic.somee.com/index.asp Süleyman Åžahin

    eğer izniniz olursa bir önceki yorumdaki site adresimi düzeltmek isterim ek olarak http://ssahinkilic.tr.gg/ bana ulaşmak ve sorularınıza bende elimden geldiği kadar cevap vermek isterim sayın Ahmet Turan ALKAN a da teşekür edrim