TRT 2 hariç; gerisini n’palım?

Tarihini ÅŸu anda tam hatırlamıyorum; 30′lu yılların baÅŸlarında devletin iÅŸlettiÄŸi yegâne “radyo postası”nda Türk musikisi yayınlanmasını yasaklayan “temenni”, devlet yayıncılığının gerekçesini ve varlık sebebini de izah eder.

O tarihte Türk musikisi, halkı meskenete sevk ettiği, uyuşturduğu ve aslında klasik kültür birikimine kuvvetli göndermelerde bulunduğu gerekçesiyle itham edilmiş ve ardından kesif tarzda Batı musikisi yayınına ağırlık verilmişti. Devletin yayıncılıktaki ağırlığı o günden beri artarak büyüdü ve TRT neticede hiçbir özel şirketin altından kalkamayacağı ve sürdürmekte ısrar edemeyeceği müthiş zarar rakamlarına rağmen varlığını sürdürebiliyor.

TRT, kamu bütçesinden ayrılan paralarla yayın yapıyor; pahalı, hatta müsrif bir örgütlenme modeli ve personel politikasıyla ayakta duruyor. Öyle ki bu yapısıyla kâra geçmesi imkânsız. Devletin bazı hizmetleri vardır ki kâr-zarar hesabına bakılmaz; doÄŸru ama artık tartışılması gereken mesele, artık devletin çok sayıda radyo ve televizyon kuruluÅŸunu doÄŸrudan iÅŸletmesinde ne gibi bir “hikmet-i hükûmet”in bulunduÄŸudur. Meselâ yarın sabah TRT yayınlarının sona erdiÄŸini fark etsek gündelik hayatın akışından ne eksilir; halen devam etmekte olan dizi müşterileri üzülür, haber saati gelince daha ciddi üslûpta haber almak isteyenlerin alışkanlığı sekteye uÄŸrar ama bu gibi mahzurlar telafi edilemez cinsten sayılmaz. Netice itibariyle TRT yayınlarının Resmi Gazete’ye benzeyen bir fonksiyonu yok.

Pekâlâ TRT’siz de yaÅŸayabiliriz!

Ama o kadar uzun boylu deÄŸil; TRT’nin ÅŸu dönemde yapması gereken kepenkleri kapatmak deÄŸil, ciddi ve inandırıcı biçimde küçülmek, kadro tensikatına gitmek, gerekirse yayın saatlerini azaltmak ama fonksiyonunu ve bütçeye getirdiÄŸi yükü tahammül edilebilir seviyeye indirmektir bana göre.

Devletin hâlâ televizyon kanalı iÅŸletmesini haklı gösteren tek örnek var; TRT 2. Özel kanalların izlenme kaygısı sebebiyle bile bile tevessül ettikleri ucuz, deÄŸersiz, popüler ve abartılı yayın tarzına karşı alternatif teÅŸkil edebilen yegâne kanal TRT 2′dir ve hayli zamandan beri TRT 2, bu görevini hakkıyla yerine getiriyor. Kültür programları son derece nitelikli ve doyurucu; müzik yayınları kezâ. Haber boyutuna gelince varlık sebebi haber yayınlamaktan ibaret özel kanallarla yarışacak derecede iyi bültenler yapabiliyorlar. TRT 2′nin gösterdiÄŸi sinema filmleri ise her biri insanda “ÅŸunu kaydedebilsem de yeniden seyretsem” arzusu uyandıracak derecede kaliteye ve seçim titizliÄŸine iÅŸaret ediyor.

“…mısra-ı berceste elverir” ise TRT 2, devletin televizyonculuk yapmasını makul ve mazur gösterecek bütün nitelikleri gösteriyor; bunun haricinde TRT’nin özel kanallarla rekabete girmesinin mantığı yok; “sıradan bir özel televizyonun yaptığı her ÅŸeyi biz daha iyi yaparız” iddiası yersiz; “baÅŸka kanalları bırakın, bizi seyredin” demek de mânâsız. TRT 1, yeni dönemde kendine diÄŸer kanallarla rekabet etmek gibi yanlış bir hedef seçti. Basında yer alan dedikodular doÄŸru ise, daha çok seyirci çekmek için masraftan kaçınmıyorlar; buna raÄŸmen dönem sonunda TRT’nin yaptığı masrafın ve sahib olduÄŸu imkânların pek küçük bir kısmıyla yayın yapan kanalların gerisinde kalırlarsa ortaya tatsız bir durum çıkar.

Hatta çıkması kuvvetle muhtemel gibi; vakti gelince cayırtısı duyulur.

Åžu tenkidlerin tamamına hak vermiÅŸ olsalar bile siyasi irade TRT’de ciddi bir tensikat yapabilir mi? Hayır! Makul tenkidleri ciddiye almak gibi bir geleneÄŸimiz olsaydı her ÅŸey çok farklı olurdu. Maksadım baÄŸcıyı dövmek deÄŸil sadece; fırsattan istifade dikkatinizi TRT 2′ye yöneltmek istedim.

TRT 2 kalsın, gerisine bir çare düşünün!

Yazıyı Paylaş

İlgili yazı bulunamadı.

- 27 Aralık 2004

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/?bl=yazarlar&trh=20050928&hn=125427

Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Anahtar Kelimeler:

Anahtar Kelime Ekle: Bu da nedir?

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.