Top, bomba, karakol…
Önce haberi okuyalım:
“AKP Gençlik Kolları İzmir İl BaÅŸkanı Zafer Kürkçü, Yayla’yı konferansa görüşlerini bilmeden davet ettiklerini söyleyerek, ‘AKP olarak panelistlerin söyledikleri sözlerin sorumluluÄŸunu almayız. Onu bir söz üstadı olarak davet ettik. Ancak sözlerine dikkat etmeliydi’ dedi. AKP İzmir İl BaÅŸkanı Ali AÅŸlık da, Yayla’nın sözlerini dehÅŸetle izlediÄŸini ve panelin sonunu beklemeden salonu terk ettiÄŸini belirtti.”
Sonra bir başka haberi daha okuyalım:
Gazi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Kadri Yamaç, GÜ. İİBF. Öğretim Üyesi Prof. Dr. Atilla Yayla’nın Atatürk ile ilgili yapmış olduÄŸu konuÅŸmalarının, üniversitenin tümünde infial yarattığını belirterek, “Bu öğretim üyesi, bugünden itibaren ders vermekten uzaklaÅŸtırılmıştır. GÜ, Atatürk tarafından kurulan çaÄŸdaÅŸ bir üniversitedir. GÜ’nün tümü, cumhuriyetin temel niteliklerine derinden baÄŸlı olup ÅŸu andaki yönetim de bu yönde eÄŸitim öğretim yapmaktadır. Bu yöndeki politikamızdan da asla taviz vermeyeceÄŸiz. Cumhuriyetin kurucusu büyük Atatürk’e ‘bu adam’ diye hitap edecek derecede ‘terbiye azlığı’ gösteren bu kiÅŸi, hepimizde infial yarattı (…)Bu öğretim üyesi bizden önceki yönetim sırasında profesör olmuÅŸtur” dedi ve fakültesinin izni olmadan İzmir’e gittiÄŸi tesbit edilen Prof. Yayla hakkında soruÅŸturma açıldığını belirtti.
Ve son olarak aynı gazeteden bir haber daha okuyoruz (Dünkü Hürriyet’ten).
Prof. Dr. Atilla Yayla, “Türkiye’yi 1950 öncesi ve sonrası olarak iki devrede inceleyince, ilk devre daha geridedir” diyerek ÅŸunları söyledi: “Ben akademik bir analiz yaptım. SöylediÄŸim her ÅŸey ifade özgürlüğüne girer. İşim gücüm okumak, konuÅŸmak ve yazmaktır. Bu tür tahlilleri yaptığım için deÄŸil, yapmadığım için ayıplanmam gerekir. Yapmazsam ilme, akla saygısızlık yapmış olurum. İdeolojik bir yaklaşımı deÄŸerlendirdim. Kimsenin ismini vermedim. Bu görüşlerin yanlış olduÄŸuna ikna edilirsem, gerekirse deÄŸiÅŸtiririm. Benim görüşlerimi çürütsünler.”
İlk haber, elindeki futbol topunun bomba olduğu zehabına kapılarak alelacele karakola seğirten siyasetçi tipini resmediyor. Tahlile değmez.
İkinci haber bir bilim adamının, bir baÅŸka bilim adamının akademik hürriyeti ve ÅŸahsi görüşü hakkında ne derece saygılı olduÄŸunu gösteren bir baÅŸka örnek. “Gel bakalım Rektör Bey, sizin üniversitede neler oluyor, kim bu profesör, buna nasıl ders verdiriyorsunuz bakalım?” yollu tarizlerin önünü çevirmek için baÅŸvurulmuÅŸ güzel bir bürokratik tedbir.
Üçüncü haber, müthiÅŸ bir medyatik linçin yıkıcı darbeleri karşısında tek başına ayakta duran bir bilim adamına dair; “İşim gücüm okumak, konuÅŸmak ve yazmaktır. Bu tür tahlilleri yaptığım için deÄŸil, yapmadığım için ayıplanmam gerekir” diyen bir adam.
Fikirlerini beÄŸenmeyebilirsiniz, eleÅŸtirebilirsiniz, mahkemeye verebilirsiniz ama hain diyemezsiniz. “Hain” lâfının edildiÄŸi yerde deÄŸil akademik hürriyet ve dokunulmazlık, mantığa ve itidale dair hiçbir ÅŸey kalmaz.
Gazetecinin haber, siyasetçinin zılgıt, bürokratın sorumluluk endiÅŸesine kapılarak linçperver efkar-ı umumiyenin önüne bıraktığı bu adam, bugün fikri ve içtihadı ne olursa olsun her kalem ve fikir erbabından destek görmelidir. Sözlerinde kanunlara aykırı bir ibare varsa hukukçular son sözü söyler; fikirleri yanlışsa meslektaÅŸları onu düzeltirler, bu arada isteyenler selamı sabahı da kesebilirler ama yargısız infaz yakışık almıyor. Netice itibariyle Prof. Yayla’nın tesbiti ilmi bir içtihattır. Bir bilim adamına bu muamele reva görülürse bürokratıyla, gazetecisiyle, siyasetçisi ile, okur-yazarıyla hiç kimse fikir selâmetine sahip olduÄŸunu ileri süremez.
Önce usule riayetle güzelce nişan alınız arkadaşlar; daha sonra gerekirse ateş edersiniz!
İlgili olabilecek yazılar:
- Nedir bu tabiblerden çektiÄŸimiz yahu? Naçiz fikrime göre bir kiÅŸinin gerçek mânâda “meslek” sahibi olmasının...
- Pamuk tarlası İlim adamının ağırlığı, evvela şahsiyetinden ve vakarından, sonra ilminden menkul...
Ahmet Turan Alkan - 22 Kasım 2006
Kaynak: http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazino=458935
Bu yazıyı yazdır
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.


