STV’ye gecikmiÅŸ bir alkış
Yine Havza’dayız. Havza Ziraat Odası BaÅŸkanı, “Pala” nam Fahri Åžahin’in ÅŸark köşesi usulünde tefriÅŸ ettiÄŸi mekanda, bayramın son gecesi geç saatlerde esaslı bir erkekler meclisinde sohbet halindeyiz. Bir aralık,
” Yahu Fener’in maçı ne oldu, bir neticeye baksak yollu sesler yükseldi; televizyon açıldı. Fenerbahçe camiası için “meÅŸ’um netice” öğrenildi. Aramızdaki birkaç Fenerbahçeli’den en fanatiÄŸi durumundaki Samsun Türkocağı BaÅŸkanı Prof. Dr. Kenan Erzurumlu ile aynı derecede sıkı bir Fener taraftarı Havza Kaymakamı Sadettin Yücel’i o alışıldık “N’olacak bu Fener’in hali?” suali ile tahrik edip mukabilinde Fener’in 6″0′lık tarihi Galatasaray zaferi hakkında acı yorumlar dinlemeye baÅŸladık. Kenan Bey bir ara meclise hitaben,
” ArkadaÅŸlar bir soru soracağım; İstanbul’daki Süleymaniye Kütüphanesi’nde bulunan en kalın kitap ne hakkındadır bilen var mı, sualini yöneltince, biz Galatasaray taraftarları başımıza gelecekleri hissedip susmayı tercih ettikse de,
” ArkadaÅŸlar Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki en kalın kitap Galatasaray’ın Avrupa’daki baÅŸarılarından bahseder. Peki, bu kütüphanedeki en ince kitabı biliyor musunuz?
Yine sesimizi çıkarmadık; meÄŸer o da Galatasaray’ın Fenerbahçe maçlarındaki kariyerinden bahseden bir esermiÅŸ ve kitap sadece iki kapaktan ibaretmiÅŸ.
Bu mealde tatlı sataÅŸmalar ve latifeler sürüp gittikten hayli sonra ekranda ilginç görüntüler fark ettik. Dikkatimizi binbir renkli gömleÄŸi ile Güney Afrika Cumhuriyeti’nin eski devlet baÅŸkanı Nelson Mandela ile aynı koltukta oturan beÅŸ yaÅŸlarında bir siyahi kız çocuÄŸu üzerine yoÄŸunlaÅŸtı. Galiba yine bir dini bayram kutlamasıydı. Ve Mandela, Güney Afrika Cumhuriyeti nüfusunun sadece yüzde ikisini teÅŸkil eden Müslümanların bayram sevinçlerini paylaşıyordu. Sonra o ÅŸirin ve çok tatlı siyahi küçük hanım, son derece vakur ve tatlı bir sesle besmele çektikten sonra odadaki konuÅŸmalar kesildi, Rahman Suresi baÅŸladı. Tilavetten sonra Mandela, Müslüman usulünde ellerini birleÅŸtirip duaya iÅŸtirak etti ve vaktiyle bağımsızlık mücadelesine destek veren Güney Afrikalı Müslümanları öven sözler söyledi.
İtiraf etmeliyim ki bizim laikçilik üslubumuza göre hayli sert görüntülerdi; aynı ÅŸeylerin Türkiye’de tekrarlanabilme ihtimalini düşününce yadırgamaktan kendimizi alamadık, “yok canım daha neler” diye geçti içimizden.
Toplulukta bu görüntülerle ilgili yorumlar devam ederken “Sezgiler” isimli türkü programı baÅŸladı. Ne yazık ki isimlerini kaydedemediÄŸim iki delikanlı, iyi tertiplenmiÅŸ bir stüdyo dekorunda birbirinden güzel Orta Anadolu türküleri söylemeye baÅŸladılar. Program akışının munis, tatlı ve rahatsız etmeyen tavrı herkesin dikkatini çekmiÅŸti. İçimizden biri, “Bütün aile fertlerinin birbirinden çekinip utanmadan izleyebileceÄŸi nitelikte bir STV kaldı. Niçin bazı deÄŸerlerin varlığını ancak kaybettikten sonra fark ediyoruz?” mealinde ÅŸeyler söyleyince sohbetin ağırlık merkezi televizyonlara kaydı, daha sonra ticari endiÅŸelerle yayın kalitesini bilerek sulandıran ve seviyesizleÅŸtiren diÄŸer muhafazakar kanallardan söz edildi ve bu ortamda STV’nin izlediÄŸi yayın çizgisinin tutarlılığından bahsedildi.
DiÄŸer kanalların hal”i pür melalini gözden geçirince STV’ye “son Mohikan” lakabı vermekten kendimi alamadım. Bir parça rating artışı uÄŸruna, baÅŸta haber bültenleri olmak üzere yayının her anında birtakım deÄŸerleri paramparça etmekten çekinmeyen televizyon kanallarının birbiriyle yarıştığı bir iklimde STV gerçekten yüzük taşı gibi parıldıyordu.
İsimleri fazla duyulmamış olsa da başta Türkiye olmak üzere dünyanın dört köşesinde ipekböcekleri gibi sabırla kaliteli programlar üreten bu genç televizyonculara buradan selam göndermek isterim. Birilerinin çıkıp rating değerlerinin hilafına ısrarla temiz yayın siyasetini sürdürmesi gerekiyordu. İşte o televizyonun STV olması, iftihar duyulması gereken bir hadisedir.
Sağ olun gençler;
İzleniyorsunuz.
İlgili yazı bulunamadı.
Ahmet Turan Alkan - 9 Aralık 2002
Kaynak: http://www.zaman.com.tr/2002/12/09/yazarlar/ahmetturanalkan.htm
Bu yazıyı yazdır
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.


