Şimdiki Zamanın Rûhu

-Yurtdışından az önce dönmüş bir seyyah olarak Türkiye’yi nasıl gördünüz?

-Çok net ÅŸekilde dört tane Türkiye fotoÄŸrafı canlanıyor zihnimde: İlki gazetelerin aksettirdiÄŸi Türkiye. Bu Türkiye korkularıyla yaşıyor ama yüzleÅŸmeye yanaÅŸmıyor. Gazetecilik bir bakıma dizi filmlerin senaryo yazarlığına dönüşmüş; bir sonraki haftada sürdürülmesi gereken düşmanlıklar, yanlış algılamalar, sempatiler ve çıkar hesapları itina ile sulanarak diri kalması saÄŸlanıyor. Bu kurgunun gerçekle baÄŸlantısı çok zayıf fakat sürdürülmesinde fayda görülüyor. İkincisi resmi ideolojinin ve derin bürokrasinin gördüğü Türkiye resmi; bu resim, ülkeyi yakın tehlikeler karşısında kaskatı kesilmiÅŸ gibi gösteriyor. Kurt kuzuyu yiyecek; kuzu, kurda postu kaptırmamak için meÅŸru, gayrımeÅŸru bütün savunma çarelerini kullanmakta kendine hak görüyor. Bunun aslında sınıflararası bir iktidar çatışması olduÄŸu gerçeÄŸini hissettirmemek için meseleye ideolojik bir mahiyet vermeye çalışıyor bürokratlar. Üçüncüsü seçilmiÅŸlerin algıladığı Türkiye. Sokaktaki insanlarla devlet arasında köprü olmak görevi, siyasetçi zümresini yıpratmış. Halkın desteÄŸini kazanmışlar fakat bu desteÄŸi yönetme iradesine dönüştürmekte acemilikler yaşıyorlar. Zaman zaman lüzumundan fazla cesur, çoÄŸu kere gereÄŸinden fazla pısırık, ittiratsız ve kararsızlar…

Sonuncusu ise sokakların ve gündelik, sıradan hayatın nabzında akıp giden görüntüler; bu görüntülerde ideolojik bir çatışmanın izine rastlanmıyor. Elektriğe bindirilecek yeni zamlar, güçler ayrılığı ihlâlinden, ne bileyim meselâ laiklikten daha fazla ilgilendiriyor insanları. Gazetelerdeki ve bürokratların vehmindeki uçurumun kenarındaki Türkiye, dolmuş duraklarında, çarşı pazarda yok!

-Yani ne?

-Åžu: bunlar geçiÅŸ dönemi manzaraları. En mühim mesele, üretilen deÄŸerlerin miktarını ve kalitesini artırmak; bu artış saÄŸlanırsa saçma sapan haber ve köşeyazılarıyla halkını terörize eden gazeteci takımıyla birlikte, evhamlı fakat dünyadan habersiz bürokratlar da kaybeden sınıflar haline gelecekler. SeçilmiÅŸler de dönüşümden payı alacak mutlaka, onlar da tasfiye olacaklar. Elli sene sonra bu ülkede siyasi partilerin laiklik karşısındaki tutumlarına göre yelpazede sıralandıklarını düşünsene bir? Bugünkü manzara da budur zaten. Tam bir irticâ. Mesela güçler ayrılığı prensibinin pratiÄŸe geçememesi gerici bir tablo; trafik anarÅŸisinin altında ezilmek, imâr planları yaparken rantçılardan dakika başı dayak yemek de gericiliktir. Benim anladığım mânâda gericilik, iki kere ikinin dört ettiÄŸini kabul etmek yerine ÅŸapkadan tavÅŸan çıkarmaya kalkışıp gözbaÄŸcılığına yatarak zamanın rûhundan kopmaktır. Bu mânâda derin ve sığ kesimleriyle bütün bürokrasiyi, necip Türk matbuatının saçma sapan gazetecilik anlayışını gerici buluyorum. Siyaset kurumumuz da gerici bir yapılanma içindedir ve mutlaka tasfiyeye uÄŸrayacaktır. Yeter ki biraz daha tüylenip, keçeyi sudan çıkarabilelim…

-Ne demek bu tüylenmek, keçeyi sudan çıkarmak?..

-Kestirmesini az önce söylemiÅŸtim: deÄŸer üretiminde miktarı ve kaliteyi artırmak; daha çok üretken ve verimli olmak. “Herkes zengin olsun da gerisi kolay”dan farklı bir ÅŸey söylüyorum. Kitlenin fertlere doÄŸru ayrışması, kendinin farkına varan bireyin, kitleleÅŸmek yerine gönüllü ve akıllı beraberlikler kurmaya baÅŸlaması gibi bir ÅŸey.

-İdeolojiler çağının sonu?

-DeÄŸil! İdeolojiler o kadar faydasız ÅŸeyler deÄŸildir; biz bu kelimeyi de kirlettik çünkü önemsediÄŸimiz ideolojiler çağın gerisinde kalmış, anakronik, pejmürde, cılkı çıkmış ÅŸeyler. Bunları iman haline getirirseniz anlamsızlaşır; nitekim ÅŸekil A’da bunu görüyoruz…

-Karamsarsınız!

-Bilakis çok iyimserim; Türkiye, sırtındaki gerici yükleri daha fazla taşımaz; buna şimdiki zamanın rûhu müsaade etmez; hani şu sizin muasırlık dediğiniz şey var ya: O!

Yazıyı Paylaş

İlgili olabilecek yazılar:

  1. Çözüm; ÅŸimdiki hâl, federasyon muhal ihtimâl Mustafa Kemal PaÅŸa’nın vaktiyle Kürtlere muhtariyet vaad edip etmediÄŸi, yakın...
  2. “Muhafazakarlık; yerine ve zamanına göre deÄŸiÅŸir!” Muhafazakarlığı nasıl tanımlıyorsunuz? Biraz latife gibi görünecek ama “yerine ve...
  3. Karne zamanı Lig bitti; şimdi bütün öğretmenlerin karne dağıtmadan evvel yaptığı gibi...
  4. Zamanında çekilen bir tokatın faziletlerine dair Meseleyi sulandırmayalım; “Piyano adam”ın, bana göre Marduk gezegeninden yollanmış öncü...
  5. Emeğe saygılı ve demokrat milliyetçiliğin zamanı Milliyetçiliğin, bir kişiyle ülkesi arasındaki hissî bağları tarif etmesi bakımından...

- 30 Haziran 2008

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=708222

Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Anahtar Kelimeler:

Anahtar Kelime Ekle: Bu da nedir?

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.