Rampi.. Rampi…
Oohh, hepimizin gözü aydın; sular bulandı, hava puslandı… Havada mis gibi bir kriz kokusu…
Demirel, “Demokrasilerde çare tükenmez” derdi hep, doÄŸruymuÅŸ; “çare”, açıla”kapatıla sistemle yüz göz hale gelen DEHAP’ın, 3 Kasım seçimlerinden önce herkesin gözünün içine baka baka baÅŸvurduÄŸu bir seçim hilesinden neÅŸet etti.
Çetin Altan, boÅŸuna mı, “enseyi karartmayın, iyi olacak” deyip durmaktaydı? İyi oldu; enseyi karartmadık. Siyasi buhran zilleri ÅŸaklatarak geldi kapıya dayandı. Ne demiÅŸ ecdâd, “gün doÄŸmadan meÅŸime”i ÅŸebden neler doÄŸar?”
Bütün demokratik ve dahi anayasal güçler diken üstündeydi zaten; relax beyler; erken bir seçim hepimize çok iyi gelecek…
YÖK Tasarısı mı, “güldürmeyin beni” demiÅŸti hani rahmetli İsmail Arar. Gitti gider efendim, ol mevtâyı yerinden gayrı kimse kıpırdatabilemez. AlemdaroÄŸlu’nun, Gürüz’ün, üniversitelerinin açılış konuÅŸmalarında arslanlar gibi gürleyerek statükoyu savunan rektörlere büyük göz aydınlığı. Erken seçim rüzgârları, bir nefhâ”i ba’s”ü bâ’del mevt gibi ruhlarımıza taze can vermekte. Artık birtakım teyakkuz hallerine son verilebilir; baksanıza hükümet bile, “YSK, DYP’ye açıktan milletvekilliÄŸi tahsis ederse erken seçime gideriz” diye gürlemiÅŸ; blöfe rest! Delikanlılığa da bu yakışır zaten; “Kordonboyu seyrine durmuÅŸ, titret efem vur dizin üste”.
İcabında biz de Kubilaylar gibiii, kanımızın son nefesine kadaaar..” nutukları çeken allâmelerimiz artık kamuflaj üniformalarını çıkarıp avcı boy çukurlarını terk edebilirler. YSK ne karar verirse versin nurtopu gibi “belirsizlik dönemi”ne girmiÅŸ bulunuyoruz.
Oh be, oh!
Amerika da beklesin, Avrupa Birliği de; görmüyor musunuz birader, işimiz var; arslanlar gibi siyasi krizimizi bırakıp sizinle mi uğraşalım yani?
Baksanıza, DYP’liler, “seçim bizim gıdamızdır” demiÅŸler; doÄŸru tesbit ki nasıl! Her genel seçimden altı ay, bilemedin bir sene sonra sabahları aç karnına bir kaşık fevkalade iyi olur; kuvvet ÅŸurubu gibi, dut pekmezi gibi iÅŸtah açar, zihne küşâyiÅŸ, adalelere mukavemet, dillere çalpârelik verir bu seçim mâcunu.
Seçim gibisi var mı? Matbaalar harıl harıl çalışacak; milletvekili aday adayları kesenin aÄŸzını açıp daÄŸ taÅŸ demeden yollara düşecekler; ÅŸoförler kazanacak, tamirciler, yedek parçacılar “ya bereket” diyecek. Anket firmaları ortalığın tozunu alıp, ÅŸirketin möblelerini tazeleyecekler. Delegeler derseniz keyiften sekiz köşedir ÅŸimdi. Lokantalar, kebapçılar, pideciler, terziler, kıraathaneler dolup boÅŸalacak… Tayin terfi bekleyen memur soluÄŸu Ankara’da alacak…
Bereket yaÄŸacak piyasaya bereket!..
Onca bereketten gazeteci takımına pay düşmez mi hiç; bizim işlerimiz de açılacak; eskiden bir yazı için sabahtan akşama oflayıp puflarken şimdi konulardan konu beğeneceğiz.
Tartışacak bir dolu hukuk açmazlarımız olacak; hükümet meşru muydu değil miydi, çıkarılan kanunların hâlâ geçerli sayılır mı? Zamlar geri alınmalı mı, ödenen maaşların kanuni dayanağı var mı bakalım? E, bu durumda AB uyum yasaları da hepten geçersiz olur; kekâ!
Kriz deÄŸil mübarek, resmen yaÅŸama sevinci yahu; adrenalin, bir nevi hayat hamlesi…
Oh be oh!
DemiÅŸtik zaten, “istikrar delikanlı adamı bozar, bize yaramaz” demiÅŸtik. Nitekim bozdu iÅŸte.
Piyasalar allak”bullak olacakmış; olsun! Erken seçimden daha mı mühim bu piyasa denilen ÅŸey, bugün bozulur yarın düzelir… hem düzelmese kaç para yani, alışmıştık zaten…
İstikrarsızlık yatırımları etkilerse peki, belirsizlik bürokrasiyi meflûç hale getirirse? Bir şey olmaz efendim, biz ne istikrarsızlıklar gördük, geçiniz başka?..
…
“Ey saÄŸduyu, ey akl”ı selim, geldinse tahtaya üç kere vur” diyoruz; hatiften darbuka ÅŸakırtıları geliyor; çare yok, perküsyon o kadar baÅŸtan çıkarıcı ki ritme uymamak imkânsız!..
Rampi, rampi!..
İlgili yazı bulunamadı.
Ahmet Turan Alkan - 1 Ekim 2003
Kaynak: http://www.zaman.com.tr/2003/10/01/yazarlar/ahmetturanalkan.htm
Bu yazıyı yazdır
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.


