Patates ve protokol

Tel tel dökülüyorlar, dökülüyorlar çünkü sanılanın aksine bir dünya görüşüne sahip deÄŸiller. Siyaseten belkemiksiz oldukları gibi, kıymet hükümleri alanında da bir “sâbite”leri yok. Aslında neye inandıklarını tespit etmek imkânsız; koleksiyonlarında tutarlılık aramak nâfile, “Ne ararsan bulunur derde devâdan gayrı.”

Åžu bir kısım medyadan bahsediyorum; isimlendirmek zor, “bir kısım medya” tâbiri kadar târif edici bir baÅŸka kavram olmadı ÅŸimdiye kadar. Birkaç günden beri çiçeÄŸi burnunda DışiÅŸleri Bakanı Şükrü Sina Gürel’in eÅŸi ile çekilmiÅŸ resimleri, bir kısım medyanın vitrinlerinde teÅŸhir edilmeye baÅŸlandı. Kısa bir izah: Bir kısım medya, son siyasi patırtıda (ki kayıkçı dövüşü olması galip ihtimâldir) DSP’den istifa eden kanadı bâriz ÅŸekilde destekledi ve destekliyor. Sina Gürel partisinde kaldı ve İ. Cem İpekçi’nin boÅŸalttığı koltuÄŸu doldurdu; Gürel, dış siyasette, özellikle Kıbrıs ve AB konusunda İpekçi’nin muhalifi sayıldığı için bir kısım medyanın boy hedefi haline geldi. Ecevit çiftine yöneltilen hakarete varan yayınlar ÅŸimdi Gürel ailesini de hedef alıyor. Dünkü gazetelerden biri, sürmanÅŸetinde “RahÅŸan Hanım’ı sollar” baÅŸlığı ile Sina Gürel’in eÅŸini boy hedefi haline getirdi, zira Zeliha Gürel eÅŸiyle birlikte seyahat ediyor ve onun toplantılarına katılıyor. Bir kısım medyanın ÅŸimdi terk ettiÄŸi bazı deÄŸerlere göre bu, son derece uygar, çaÄŸdaÅŸ ve laik bir davranış sayılması gerekirken daha ÅŸimdiden Zeliha Hanım’a Kösem Sultan muamelesi yapılmaya baÅŸlandı bile. İki gün önce bir baÅŸka gazete, bu hanımın daha üç”beÅŸ ay evvel Fransız elçiliÄŸinden maaÅŸ aldığını “ihbar” üslûbunda yazarak Sina Gürel’i yıpratmaya çalışmıştı.

Belden aÅŸağı vurmak konusunda bir kısım medyanın endâzesi yok: “RahÅŸan Hanım’ı sollar” baÅŸlığının altında pis bir gazetecilik numarasına daha ÅŸahit oluyoruz. Zeliha Hanım’ın ilk eÅŸi diyesiymiÅŸ ki, “Aşırı hırslıdır, yükselmek için her ÅŸeyi yapar.” Omurga meselesi!

Yani diyorlar ki, ey politikacı hanımları; siyasete burnunuzu sokmayın; hanım hanımcık evinizde oturun. Okuyucu belki anlamaz diye memleketimizin yeni medâr”ı iftiharlarından M. Ali Bayar’ın annesinin aÄŸzından, “günün yükselen kadın davranışı”nı tarif etmiÅŸler:

“Bizim siyasi geleneÄŸimizde eÅŸler kocalarına düzgün bir aile hayatı saÄŸlayarak destek olur.”

Vay canına!

Vaktiyle Rahşan ve Bülent Ecevit çiftini, siyasette aile dayanışması sergiledikleri için yere göğe sığdıramayanlar yine aynı gazetelerdi. Arşivlerinden de utanmıyorlar.

Diyelim ki dün öyleydi bugün böyle; bir kısım medya, hanımların siyasete karışmaması gerektiğini anladı ve bu yönde yayın yapıyor; ama bir dakika! Şimdilik bir kısım medya imparatorluğuna muhalif gibi görünse de aslında aynı fıtrat frekansından yayın yapan bir başka gazetenin dünkü manşeti bir başka telden çalıyor.

Birinci sayfada AK Parti kurucularının eÅŸleriyle çekilmiÅŸ fotoÄŸrafları liste halinde sıralanmış ve manÅŸette ÅŸu sual soruluyor: “Bu manzara devlet protokolüne nasıl oturacak?” Zira hepsi de başörtülü; M. A. Bayar’ın annesinin ifadesiyle eÅŸlerine düzgün bir aile hayatı saÄŸlayarak destek olan türden hanımlar. Altyazılarda şöyle bir ibare dikkatimi çekti: “Abdullah Gül DışiÅŸleri Bakanı olursa, eÅŸiyle birlikte nasıl bir Türkiye tablosu oluÅŸturacak?” Affediniz, yine bir “vay canına” çekmekten kendimi alamıyorum. Kafam karıştı. Önümde iki gazete ve iki resim var; ilkinde Şükrü Sina Gürel ve eÅŸi, ikincisinde Abdullah Gül ve eÅŸi görünüyor. Zeliha Gürel için bir kısım medyanın tenkidi ÅŸu: “Dikkat, bu hanım RahÅŸan Ecevit’i sollar; hırslıdır; hırsına esir düşmüş biridir, siyaset ona kaldıysa Türkiye’ye yazık olur.” Niçin yahu? Ben o resimde baÅŸka bir tablo görüyorum; eÅŸini seven, ona destek olan ve onu zarafetle temsil eden bir hanım var. Giyim tarzı, Star’ın ifadesiyle protokol toplantılarında, resepsiyonlarda problem çıkarmayacak tarzda “çaÄŸdaÅŸ” çizgiler taşıyor, üstelik bu hanım daha çiçeÄŸi burnunda taze evli. Hangi sâbıkasına binâen bühtân edilir bilmem? Ona diyoruz ki, “Ne iÅŸin var ortalık yerlerde; gir evine, ortalığı sil süpür; patates soy ve eÅŸine böyle destek ol.” İkinci resimde Abdullah Gül ve eÅŸini görüyoruz. Deredeki balık üzerine spekülasyon yapılacak ya; Abdullah Gül, DışiÅŸleri Bakanı olursa bu erkek eli bile sıkmayan başörtülü hanım, eÅŸiyle birlikte bazı toplantılarda nasıl bir görüntü oluÅŸturacakmış?

İçinizden, “iyi ya, evinde oturur, patates soyar” diye geçiriyorsanız yanlış cevap; o zaman bir kısım medyanın hücum ÅŸablonu şöyle iÅŸleyecektir: “İşte çaÄŸdışı kafa, başını açmıyor ve bu yüzden çaÄŸdaÅŸ hayatın ve devlet protokolünün gerektirdiÄŸi toplantılara bile katılmıyor.” Pekâlâ, diyelim ki bunlar çaÄŸdışı kafa, iyi de Gül’ün eÅŸine göre hayli çaÄŸdaÅŸ ve laik görünen Zeliha Hanım’ın ne kabahati var?

” O mu; oooo!

Bir kısım medyanın “kadın” kavramına nasıl baktığını anlamak için, pazar günleri verdikleri magazin eklerini incelemeye gerek yok, çünkü kadın kavramına saygıları yok. Tutarsızlıklarının temel sebebi bir “dünya görüşü”ne sahip olmayışlarıdır. Gündelik çıkarlar neyi gerektiriyorsa onu savunuyorlar ve çeliÅŸkiye düşmekten bile çekinmiyorlar; çünkü sadece “kadın”a deÄŸil, “okuyucu” kavramına deÄŸil, kendilerine bile saygıları kalmamış gibi görünüyor.

Yazıyı Paylaş

İlgili olabilecek yazılar:

  1. Protokol Sıradan vatandaşın para ödeyerek koltuk satın aldığı bir gösteride (maç,...
  2. Patates cennetine gider! Futbolcunun biri, “Yeni hocamız çok farklı; bize daha fazla sorumluluk...
  3. Kadın müdürler daha iyidir RahÅŸan Hanım, “Belge yok ama bilgiler güvenilir” sözleriyle bakınız nasıl...

- 29 Temmuz 2002

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/2002/07/29/yazarlar/ahmetturanalkan.htm

Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Anahtar Kelimeler:

Anahtar Kelime Ekle: Bu da nedir?

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.