Otuzikibinyüz-kırkdokuuz!..

-Yav çekirge, şınav çekmeyi bırak da biraz gel bakalım yanıma; sana soracağım ÅŸeyler var…

-Emriniz olur hocam; buyrun!

-Oğlum nedir bu Cumhurbaşkanlığı seçimi için 3/2 çoğunluk meselesi?

-Aman üstâdım; ben tövbeliyim; bu işleri bıraktım, artık sadece Kung-Fu çalışıyorum.

-Anladık oğlum, ama nazlanmanın zamanı değil; bak koca koca hukukçular her gün yeni anayasa hukukunun derinliklerinden yeni bir delinmemiş inci çıkarıp ortalığı karıştırıyorlar. Senin görüşün nedir?

-Hocam, tövbeliyim ama yazılı emir verirseniz elbette fikrimi söylerim.

-Al sana yazılı izin! Konuş bakalım; neler oluyor?

-Hocam olan şu: Resmen ve alenen bazı hukukçular göz göre göre ipe un diziyorlar. Anayasayı bile bile çarpıtarak yorumluyorlar. O çarpıtma ve esnetme derecesi, anayasanın hangi maddesine uygulansa tam tersi anlam çıkarılabilir.

-Yani?

-Güzel hocam, biliyorsunuz 12 Eylül askeri darbesinin bir sebebi de, cumhurbaşkanı seçiminin çıkmaza girmesiydi. Askerler yeni anayasayı sipariş ettiklerinde bu meseleyi gözönünde tuttular ve 102. maddeye öyle bir şekil verdiler ki, kriz çıkmadan bu iş kolayca ve hızla tamamlansın!

-Hmm, ilginç!.. Peki, üçte iki çoğunluk işi nedir öyleyse?

-O madde aynen şöyle hocam: “CumhurbaÅŸkanı, Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının üçte iki çoÄŸunluÄŸu ile ve gizli oyla seçilir.” 102. maddede oturumun açılış yeter sayısına dair baÅŸka kayıt yok, olamaz da; çünkü anayasayı yapanlar, seçimler çıkmaza girsin diye deÄŸil, bilakis süratle tamamlansın diye yazmışlar o maddeyi.

-Diyelim ilk gün meclise sadece 350 vekil geldi; ne olacak?

-Arzedeyim üstadım: Diyelim 350 kiÅŸi mevcut adaylara oy kullanacak; oturum açılacak, oylar kullanıldıktan sonra sayılacak, 3/2 çoÄŸunluk, yani 367 oy saÄŸlanamadığı için aynı usulle üç gün sonra ikinci oylama yapılacak. Yine olmazsa üç gün sonra üye tam sayısının salt çoÄŸunluÄŸunu yani 276′yı bulan aday kazanacak… O da olmazsa dördüncü turda en çok oy alan iki aday arasında son tur yapılacak, bu turda salt çoÄŸunluÄŸu, yani 267′yi alan aday devlet baÅŸkanı olacak, kesin!

-267 yine de bulunmazsa…

-Derhal seçime gidilecek; ama bu ihtimalin gerçekleşmesi için AK Partili vekillerin adaylarını veto etmesi lâzım; muhâl ihtimal yani.

-Peki oğlum; sen şu kısacık aklınla, çerden-çöpten bir Kung-Fu talebesi olarak bu kadarına akıl erdiriyorsun da, saçını hukuk değirmeninde ağartmış onca kıdemli hukukçu bu kadarcığını bilmiyor mu?

-Hocam, kusura bakmayın fakat çok safsınız; onlar, elbette benim gibilerini hukukta yüze katlarlar. Sizin saflığınız şurada; siz hukukun lâfzıyla rûhuyla bir anlama delâlet ettiğini düşünüyorsunuz, halbuki hukuk, gereğinde birbirini nakzeden onlarca mânâya gülümser ve hukukçu, onlardan duruma uygun herhangi birini öne çıkarır ve geçerli görünmesini sağlar.

-Bunlar ağır sözler Çekirge; seni yeniden cezalandırmak isterdim ama söz verdiğim için yapamıyorum. Sen önceki cezana kaldığın yerden devam et bari!

-Ağır fakat gerçek hocam; bu ülkede iÅŸler böyle yürüyor maalesef… Otuzikibinyüzkırksekiiz, otuzikibinyüzkırkdokuuz, otuzikibinyüzellii…

Not: Okuyucularımın Kurban Bayramı’nı ve yeni yılını, hayra ve saadetlere vesile olması dileÄŸiyle tebrik ederim.

Yazıyı Paylaş

İlgili olabilecek yazılar:

  1. İki tavşan; hiç tavşan -Üstâdım, aziz hocam, sizi son günlerde pek dalgın ve gergin...
  2. Çekirgeliğin sonu! -Hocam, çok özür diliyorum, kırkbin kere barfiks çekerek cezamı tamamladım;...
  3. El Cezâ, min cins’il amel! - Aziz üstadım, görüyorum; her zamanki gibi çok meÅŸgulsünüz ama...

- 30 Aralık 2006

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazino=480705

Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Anahtar Kelimeler:

Anahtar Kelime Ekle: Bu da nedir?

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.