“OÄŸlumun partisi!”

İşin doÄŸrusu, önümüzdeki iki haftalık süreçte Kıbrıs Türkleri’nin kendi gelecekleri hakkında fikir bildirme hakkına müdahale etmemek, onların sâlim bir zihinle referandum sandığına gitmelerine yardımcı olmaktır ama böyle bir nezaket gösterisi, son asırda geliÅŸtirebildiÄŸimiz siyasi kültür birikimi açısından büyük iyimserlik sayılmalıdır; hele hele referandumda oylanacak mesele bu derecede abartılı hamâset bulamacına gömülmüş iken…

Mesele, “toprak kaybı”kazancı” üzerinden deÄŸerlendirilirse bugün yaÅŸanan tartışmaların, hatta tartışmalarda “hamâset”e müracaatın bile bir anlamı olur; ÅŸecaatle, yiÄŸitlik ve cesaretle Kıbrıs meselesinde kâra geçmek ihtimâli mevcutsa ve kahramanlık gösterilmesi gereken bir demde içimizdeki bozguncular ödlek bir pasifizmi tercih etmiÅŸlerse hamâset taraftarlarına da hak verebiliriz. Ama bugün Türkler, askerî güç deÄŸil siyâsî akıl sarf etmek gereken bir problemle yüz yüze bulunuyorlar. Siyasi akıl, hamâsetin vazgeçilmez vekilharcıdır ve hiç şüphe yok ki medenî bir kabiliyetin mahsûlüdür. Korkum odur ki biz Türkler, siyasi akıl konusundaki fıtri eksikliÄŸimizi, meselenin hamâset boyutuna fazlaca yüklenerek kapatmak insiyâkı içindeyiz. Siyasi akıl gerektiren meselelerde hamâsetin kavramlarını kullanma tercihimiz, bu zannımı güçlendiriyor.

“Referandumun sonucu evet olursa DenktaÅŸ köşesine çekilecek” haberi, bende böyle tedailer uyandırdı; “Devleti sonuna kadar korumuÅŸ kiÅŸi olarak köşeme çekileceÄŸim” cümlesinde ilginç ipuçları var: Bir ferd”i vâhidin, kendinde “devleti korumak” misyonu hissetmesi, kendisini Kıbrıs’taki Türk devletiyle aynîleÅŸtirmesi çok dikkat çekici; bu psikolojiyi tamamlayan cümle ise ÅŸu: “OÄŸlumun partisi evet derse benim için yıkım olur.” OÄŸlunu partiyle özdeÅŸleÅŸtiren bir siyaset adamının kendini devletle bir görmesi, otuz seneden beri Kıbrıs’ın Türk tarafında kurulan kamu idaresinin “tüzel kiÅŸilik” niteliÄŸi hakkında bir fikir sahibi olmamıza da yardım ediyor. Böyle bir bakış açısının, ÅŸu yaÅŸadığımız günlerde ne kadar derin bir yalnızlık, inkisar ve haksızlığa uÄŸramışlık hâleti içine gömüldüğünü tahmin edebiliriz.

Kıbrıs’ta bugün gelinen yer, son otuz sene ihmâl edilerek deÄŸerlendirilmemeli; aynı konuÅŸmasında Sayın DenktaÅŸ, “eÄŸitim sistemindeki hatalarının gençler arasında din ve vatan duygusunu zayıflattığını” da belirtiyor ki neticede ortaya çıkan manzara, devleti tek başına düşünen ve esirgeyen bir devlet baÅŸkanıyla geleceÄŸini “icabında” güney Kıbrıs’ın verdiÄŸi Rum pasaportuyla AB tabiyeti olmakta arayan, kaybedilmiÅŸ bir kuÅŸağın beklentisi arasındaki vahim kopukluktur; vaktiyle biraz da bu hususlar üzerinde hamâset edebiyatı yapılsa belki durum daha farklı olurdu.

Çuvaldızın Türkiye’yi acıtması gereken ucuna gelelim: “Devlet kurmak” noktasında övgüye deÄŸer bulduÄŸumuz kabiliyetimizi, “devleti idame ettirmek” becerisiyle sürdürmek noktasında da kostaklanabilir miyiz? Kıbrıs’ın son otuz yılında bana göre en mühim “siyâsi ve dolayısıyla medenî” zaafımız, Kıbrıs’ın kuzeyini, sanki Mersin’in imtiyazlı bir ilçesi imiÅŸ gibi gözetmek ve yönetmekte tecelli etti. Kıbrıs’ta kurduÄŸumuz “Türk” patentli kamu idaresini dünya kamuoyuna onurlu, üretken ve “kendini yönetebilir” bir devlet teÅŸkilatı olarak kabul ettirmekte diplomatik acz gösterdik; “aÄŸabey”lik göstermemiz gereken iÅŸte böyle bir “medenî aksiyon” noktasıydı ama biz Kıbrıs Türklüğü’ne sadece “koruma ve himaye” noktasında fedakârlık gösterebildik; “acaba daha fazlası elimizden gelmediÄŸi için midir” sualine ise cevap vermek istemiyorum.

Hamâset, savaşı kazanmak için lâzım; barışı kazanmak ancak “medenî” zenginlik ve derinlikle mümkün!

Yazıyı Paylaş

İlgili olabilecek yazılar:

  1. DTP için Türkiye’nin partisi olma fırsatı Hülya AvÅŸar zeki kadın; savcıya ifade vermek için geldiÄŸi adliyede...
  2. Babamın partisi! Değerli okuyucularım; benim babamın hiç partisi olmadı. Yanlış anlaşılmasın, 27...
  3. Tavla partisi -Düsse! Severler güzeli genç ise; haydi bakalım Denizciğim, sıra senin....

- 12 Nisan 2004

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/?bl=yazarlar&trh=20050928&hn=35912

Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Anahtar Kelimeler:

Anahtar Kelime Ekle: Bu da nedir?

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.