Nedim’e mektup
Aziz kardeÅŸim,
Dün bu sütunlarda yer alan yazında CumhurbaÅŸkanı’nın “dogma ve boÅŸ inanç” kavramından ne anladığını sorgulamışsın.
Benim de aralarında bulunduÄŸum kimileri için CumhurbaÅŸkanı’nın söyledikleri artık üzerinde durulup irdelenecek bir mâhiyet taşımıyor; zira hayli zaman sonra fark ettim ki Sayın CumhurbaÅŸkanımız, -kendi kelimeleriyle- “ilerlemeye ve geleceÄŸe yönelmiÅŸ, aklın ve bilimin öncülüğünü kabul etmiÅŸ, sistemli düşünen, tartışan, üreten, barışa, emeÄŸe, insan haklarına inanan, demokratik deÄŸerleri her ÅŸeyin üzerinde tutan” biri gibi davranıp konuÅŸmaktan ziyade, alışkanlık eseriyle kendi dogmalarını seslendirmeyi tercih etmektedir. Bana göre senin hassasiyetle üzerinde durduÄŸun “dogma ve boÅŸ inanç” tâbirini de, müşarünileyh, mâhiyetini derinlemesine didiklediÄŸi ve üzerinde hakiki bir kanaat geliÅŸtirdiÄŸi için deÄŸil, yaygın retoriÄŸe ilticâ rahatlığıyla tekrarlamaktadır.
Şimdi bu tezimi, bizzat Cumhurbaşkanımızın 17 Eylül 2006 tarihinde, Cumhurbaşkanlığı makamının resmi internet sitesinde () yayınlanan açıklamasını tahlil ederek savunacağım.
Şöyle:
Bakalım TDK’nın Türkçe sözlüğü’nde “dogma” nasıl anlamlandırılmış: DoÄŸruluÄŸu sınanmadan benimsenen, bir öğretinin veya ideolojinin temeli yapılan, sav, nas, inak. Belli bir konuda ileri sürülen bir görüşün sorgulanamaz, tartışılmaz gerçek olarak kabul edilmesi
Nokta.
Åžimdi düşünelim; CumhurbaÅŸkanımız, eÄŸitim yılının baÅŸlaması dolayısıyla verdiÄŸi demeçte, “dogmalarla ve boÅŸ inançlarla çocukları ve gençleri etkileme amacı güden okulların ve kursların varlıklarını sürdürmeleri engellenmeli” dediÄŸine göre kendisi de dogma ve boÅŸ inançlara karşı çıkan birisi olmalıdır.
Mantık hatası var mı? Yok; devam.
Bu durumda CumhurbaÅŸkanımızı, her nevi fikriyatı, öğretiyi veya ideolojiyi “sorgulamaya ve tartışmaya” bile deÄŸer bulmayan fanatik dogmatiklerden birisi sayılamaz hükmüne ulaşıyoruz.
Görebildiğim kadarıyla bu hükümde de bir mantık yanlışı bulunmuyor.
Sual şu; acaba Cumhurbaşkanımızın zihninde olgunlaştırdığı ve sistematik bir bütün haline getirdiği hayat felsefesi çerçevesinde sorgulamaya ve tartışmaya bile yanaşmadığı herhangi bir mesele var mıdır?
Bir düşünelim…
Meselâ, aynı konuÅŸmada sarf ettiÄŸi ÅŸu cümle, CumhurbaÅŸkanı’nın zihin dünyasında en azından bazı dogmatik kompartmanların mevcudiyetine delil sayılabilir mi? İfade aynen şöyle:
“EÄŸitim, kesinlikle devlet denetiminde ve gözetiminde, Atatürkçü düşünceden ve laiklik temelinden ödün verilmeden yürütülmelidir.”
Hatam varsa sen düzelt veya gramerciler ikaz etsinler; yukardaki ibare bir temenniyi deÄŸil, bir gerekliliÄŸi seslendiriyor; mânâ kuvvetlensin diye üstelik “kesinlikle” zarfı ile te’kîden vurgulanmış. Bu durumda CumhurbaÅŸkanımızın cümlenin aksi istikametinde tartışma ve sorgulama gayretlerini hoÅŸgörüyle karşılamayacağını çıkarabilir miyiz?
Evet çıkarırız.
Yani CumhurbaÅŸkanımız, kendi kaleminden çıktığına asla şüphemiz bulunmayan bu cümlesiyle bir “dogma”yı seslendirmiÅŸ olmakta mıdır?
Eh, evet olmaktadır!
İşte böyle sevgili Nedim kardeşim, sözün hakikatinden koptuğu bir zihin ikliminde, gayriinsiyâkî ve garip bir tarzda, söylenenlerin gramatikal tahlili ile medlûlü arasındaki uçurumu hesaplayarak konuşuyor ve iletişiyoruz. Eğri namlulu bir tüfekle hedefi vuran atıcılara benzemiyor muyuz bu halimizle?
Selam eder gözlerinden öperim.
İlgili olabilecek yazılar:
- Faruk’a açık mektup Sevgili dostum; evet, hukuka riayetsizlik ettim; hayli zamandır gülden nâzik...
- Gerekçenin gerekçesi Cumhurbaşkanı, özel okullara yoksul ve başarılı öğrencilerin MEB kanalıyla yerleştirilmesini...
- Mektup Delikanlılık çağından beri arkadaşım ve komşum mevkiindeki bir akranımla dereden...
- Fâzıl aabime açık mektup Medâr-ı iftihârımız, dünyaca meÅŸhur piyanistimiz Fâzıl Say, “Bizim Türkiye rüyalarımız...
- Arda’ya mektup Sevgili Arda, penaltı kaçtıktan sonra, ÅŸiÅŸirme toplarla başı kesilmiÅŸ tavuk...
Ahmet Turan Alkan - 20 Eylül 2006
Kaynak: http://www.zaman.com.tr/?bl=yazarlar&alt=yazarlar&trh=20060920&hn=351146
Bu yazıyı yazdır
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.


