Ne oluyor?
-Hocam, ne oluyor; ortalık toz duman?
-Türkiye deÄŸiÅŸiyor Çekirge, olup biten bu. Üstelik deÄŸiÅŸimin en hareketli, en sert anlarını yaşıyoruz… bu deÄŸiÅŸim bizim istediÄŸimiz bir ÅŸey mi, veya bu deÄŸiÅŸimi kontrol edebiliyor muyuz dersen bundan pek emin deÄŸilim.
-Biraz daha açık konuşsan hocam?
-Olur, açık konuÅŸayım. Al sana Ergenekon meselesi. SoruÅŸturmanın ilk safhasından beri ihbarların, saklı cephaneliklerin, belgelerin, iliÅŸkilerin nasıl geliÅŸtiÄŸini şöyle bir gözden geçir bakalım ne göreceksin? Her kim ise birileri, Türkiye’de Ergenekon tipi yapılanmaların tasfiye edilmesi için düğmeye bastı ve iliÅŸkiler kirli çamaşır sepeti gibi ortalığa döküldü. Niçin? Çünkü darbeciler kendilerini Türkiye’de iktidarı deÄŸiÅŸtirecek güç gibi görüyorlardı. Orduyla, bürokrasiyle, yargıyla ittifaka girmeden darbe yaparak iktidarı deÄŸiÅŸtirmek mümkün deÄŸil. Bunları cesaretlendiren, önceki darbelerin bu ÅŸema ile iktidarları deÄŸiÅŸtirmesi olmuÅŸtu. Bu defa olmadı, hesap tutmadı, deÅŸifre edildiler ve ÅŸimdi mahkemede hesap veriyorlar.
-Ordunun durumu peki?
-Açık söylemek lazımsa ordu, 28 Åžubat’tan beri itibar kaybına uÄŸradığının farkında deÄŸil pek. 27 Nisan 2007′deki geceyarısı bildirisi, sonun baÅŸlangıcı oldu. Hatırlayacaksın, CumhurbaÅŸkanlığı seçimi krizine askeri müdahale anlamına geliyordu bu bildiri. Siyasi muhalefet ve bazı basın organları bildirinin arkasına gizlenmesine raÄŸmen operasyon baÅŸarısız oldu; hükümet dik durdu. Günün genelkurmay baÅŸkanı geçenlerde, “o bildiriyi ben yazdım” dediyse de kimseleri inandıramadı. O meselede ordunun taraf olmaması gerekiyordu ve bu hatayı yaptılar. Ergenekon ordu baÄŸlantıları sonradan deÅŸifre edildi ve ordu müşkül durumda kaldı. Fenerbahçe Orduevi’nin aranmasını düşün bir… Bugün ise askeri vesayet sisteminin dayanakları tartışılıyor. Yıllardır uygulanmasına raÄŸmen askeri yargının hukuk rejimi içinde yarattığı çift baÅŸlılık ÅŸimdi fark edildi. Nitekim sivil kiÅŸilerin askeri mahkemelerde yargılanamayacağını belirleyen kanun deÄŸiÅŸikliÄŸi bir gecede geçti Meclis’ten. Arkası gelecektir. Anamuhalefet liderinin geçici 15. maddenin kaldırılması teklifini de bu istikamette deÄŸerlendirmek lazım aslında.
-Nasıl?
-Isınma turları yapıyorlar. Herkes biliyor ki, geçici 15. maddenin kaldırılması bu anayasanın zaaf ve çeliÅŸkilerini ortadan kaldırmaz. Tamamını deÄŸiÅŸtirmek lazım ve öyle olacak eninde-sonunda. Bir “devr-i sâbık” edebiyatı icad edilmeden Türkiye’de iktidar denklemi sivil ve siyasi otoritenin lehine yeniden kurulacak. Kenan PaÅŸa’nın “intihar ederim” demesi iÅŸin magazin faslıdır, hatta ve hatta sahte mi gerçek mi olduÄŸu günlerce tartışılan harekât planı da genel itibarla basının hoÅŸlandığı malzemeler ihtiva ettiÄŸi için gündemde tutuluyor.
-Ne yani, gerçek değil mi?
-Onu bilemem fakat, 27 Nisan gece bildirisinin gerçekliği tartışılamaz meselâ. Burada önemli nokta şu, askerlere sistem içinde lüzumundan da fazla imtiyaz veren, koruma ve kollama görevini muğlak ve keyfi sınırlara kadar taşıran eski düzenin devamı mümkün değil artık. En kritik meselemiz şu; askeri vesayet rejimini demokratikleştirirken ordunun itibarına, muharebe gücüne zarar vermemek; buna itina gösterilmeli. En başta askerler bu hayati noktaya itina göstermeli. Biz İsviçre değiliz; ordusuz toplum fasaryalarını ciddiye alamayız. Siyasi işlere gösterilen görev ötesi alâkalar orduyu, sandığımızdan daha çok zayıflattı. Başından beri bu kritik meselenin altını çizmeye gayret ettik ki bunun hâlâ anlaşılabildiğinden emin değilim. Ne demokrasiden vazgeçeriz, ne de ordudan. Değişimi bu zihinle kavrarsak güçlenerek çıkarız vesselam.
İlgili olabilecek yazılar:
- TaÅŸ kımıldıyor; iyi oluyor! “Türkiye’de bu dönemde böyle bir olayın meydana gelmesinden dolayı Adalet...
- Karargâhta neler oluyor? Macun tüpten çıktı; büyü bozuldu, ışıklar yandı. Ordu artık en...
- Ankara’da neler oluyor? “Özal’dan daha derin…, Aranan temiz yüz…, Rekabetçi ve profesyonel…, Yoksulun...
- Sahi, orduyu kim denetler? Ordu iyi yönetilmiyor; bu hükmü, TSK’nın bir askerî harekâtı tasarlamak...
- Avrupa’da güzel ÅŸeyler de oluyor! Geçen hafta sonu Almanya’nın Stuttgart ÅŸehrinde dostlar arasında idim. Türkiye’den...
Ahmet Turan Alkan - 29 Haziran 2009
Kaynak: http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=863915
Bu yazıyı yazdır
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.


