Momento mori!

Farklı dil ve lehçelerde radyo-televizyon yayınının kapsamı hakkındaki RTÜK açıklaması, gelinlik kızın “hem aÄŸlarım, hem giderim” meselini andırıyor. Günde 45′er dakikadan haftada toplam üç küsür saat yayın izni mânâsız; kaldı ki o kadarını TRT 3 yapıyor zaten. Yayın esnasında altyazı ile tercüme mecburiyeti de getirilmiÅŸ. Bu uygulama bana biraz yayıncı kuruluÅŸlara, “hiç kendini yorma, deÄŸmez” dedirtmek için tasarlanmış gibi geldi.

Yasağın da kendine göre bir mantığı vardır; serbestînin de. Yevmiye 45 dakika uygulamasının mantığı yok. Yasak devam etse, şu yarım yamalak serbestîden daha tutarlı görünürdü.

***

Türklüğü, Cumhuriyet’i veya TBMM’yi alenen aÅŸağılamak fiilini suç takdir ediyorsunuz; saygı duyarım ama kapsamı üzerinde sosyal ilim erbâbının bile ittifak edemediÄŸi kaygan kavramlar üzerindeki spekülatif hakaret iddialarını, savcılar ve hakimler nasıl kovuÅŸturacak? Tamamen hakim ve savcıların takdirine bırakılmış bir subjektivite sahası inşâ olunmuÅŸ. Yeni TCK’nın 301 ve 305. maddelerinin gâyesi isabetli, tanzim tarzı kötüdür. Bunun baÅŸlıca iki sebebi var: İlki, kanun koyucunun meramını ifadede altyapı (yani Türkçe) yetersizliÄŸi ile mâlul bulunuÅŸu, ikincisi ise derin bürokrasinin AB-Türkiye iliÅŸkilerini gerektiÄŸinde krize sürüklemek için mevzuat arasına böyle mayınlar yerleÅŸtirme refleksidir.

***

Türkiye’de yargı fonksiyonu, anayasal düzenlemelerin çok ötesinde fiilen sistem içindeki yerini almak üzere dikkate deÄŸer bir hareketlilik sergiliyor. Rektör AÅŸkın, yazar Orhan Pamuk ve sair dâvâların seyri bende böyle bir intibâ bıraktı. Bu herc ü mercden sonra yargı bağımsızlığı, yargıya dışardan müdahale, dâvâların seyrini etkileme gibi kavramlar yeniden yorumlanacak ve bu kavramlar hakkında yeni bir fikir birliÄŸi noktasında dengeler yeniden tesis edecektir.

Olup biteni bir de böyle seyretmek lâzım.

***

Åžahsen çok sevdiÄŸim ve hürmet ettiÄŸim bir ilim adamı büyüğüm, ÅŸu anda karaciÄŸer yetmezliÄŸi sebebiyle organ nakli için uygun zamanı bekliyor. “Uygun zaman”dan kasıt ÅŸudur: SaÄŸlık Bakanlığı bünyesinde “Ulusal Organ ve Doku Nakli Koordinasyon Merkezi” (UKS) diye bir kuruluÅŸ var; bu kuruluÅŸ, daha önce organ bağışı vaadinde bulunan kiÅŸilerin ölümünün hemen akabinde bağışlanan organları, ihtiyaç sahibi hastalara tevzii etmekle görevli. Sistemimiz var fakat organ bağışçısı yetersizliÄŸi yüzünden ihtiyaca cevap vermekte zorlanıyor.

Organ bağışlamanın dinen bir sakıncası olmadığına dair Diyanet’in fetvâsı herkesin mâlumudur; tek tek her birimiz organ bağışlamanın “sadaka-i câriye” neviinden olmasa bile büyük bir hayır teÅŸkil ettiÄŸini biliyor ama gereÄŸini yerine getirmek için teÅŸebbüse geçmiyoruz. Halbuki iÅŸlem gayet kolay; hangi ilde iseniz devlet hastanesinin sosyal hizmet birimine müracaat ederek “organ bağışçısı” olarak kaydınızı yaptırıyor ve verilen kartı daima cüzdanınızda taşıyorsunuz.

Biraz sevimsiz bir işlem gibi görünüyor ama, aslında daha sağ iken mezar yeri satın almaktan daha irkiltici değil; üstelik insanda ölümü unutmamak (momento mori) gibi bir faydası dahi var.

En kısa zamanda “organ bağışçısı” olmak için üzerime düşeni yerine getireceÄŸim; sizlerin de bu insânî meseleyi bir kere daha düşünmenizi istirham ederim.

***

YÖK’ün, imam-hatip mezunlarını liselilerle aynı hizaya getirmek için çıkarılan Açık Lise YönetmeliÄŸi’nin iptali için dava açması ve üstelik “laikliÄŸin ihlâli” gibi bir gerekçe göstermesini mantıken tuhaf buluyorum; yönerge iptali yerine imam-hatiplerin kaldırılmasını talep etmiÅŸ olsalardı şüphesiz daha tutarlı olacaklardı. Åžimdi kendilerinden aynı mantık istikametinde Diyanet İşleri BaÅŸkanlığı’nın varlık sebebini teÅŸkil eden 3 Mart 1924 tarih ve 429 sayılı kanunun, bizatihi “laikliÄŸe aykırılık” sebebiyle iptali için harekete geçmelerini bekliyoruz.

Şu işi kökten halledelim; siz de kurtulun biz de!

Yazıyı Paylaş

İlgili olabilecek yazılar:

  1. Devrin muktedirlerine açık mektup: “Momento mori” vre! Bugünlerde kendinizi pek güçlü, pek neÅŸ’eli hissediyor olmalısınız; haklısınız, öyle...

- 31 Aralık 2005

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/?bl=yazarlar&alt=yazarlar&trh=20051231&hn=242639

Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Anahtar Kelimeler:

Anahtar Kelime Ekle: Bu da nedir?

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.