“Medeni Kemal”
Bazen iki kelimelik bir terkip, sayfalar hacminde izaha muhtaç bir fikri özetleyebiliyor; “Medenî kemâl” gibi. Kavram, Türk Ocakları’nın gâyesini izah maksadıyla kullanılmış. KuruluÅŸ beyannamesindeki (1912) cümle aynen şöyle: “Akvam-ı İslâmiyenin bir rükn-i mühimmi olan Türklerin milli terbiye ve ilmi, içtimai, iktisadi seviyelerinin terakki ve i’lasıyla Türk ırk ve dilinin kemâline çalışmak”.
Bu ifâdede bugün yadırganabilecek tek husus “ırk” kelimesidir. Yerini bulamamış bu kelimeyle, biyolojik tefrik ve üstünlük iddiasından ziyade bir kültür müşterekliÄŸini ifade için “millet”in kasdedildiÄŸini çıkarabiliriz; geliÅŸmeler de o istikamettedir. Türk Ocakları’nın tarihi faaliyetini niteleyecek esas kavram da odur zaten: Medenî kemâl. Bu terkip, Osmanlı bakayaası bir coÄŸrafya ve toplumu veri kabul ederek kendi çağına tutunmaya çalışan milliyetçilerin programını da târif etmektedir; yani bir bakıma “buralarda milliyetçilik ancak bu çerçevede yapılır ve yapılmalıdır” programı.
Medenî kemâl’den ne anlaşıldığı önemli elbette. Osmanlı tarihinin en zelîl maÄŸlubiyetlerinden birini teÅŸkil eden Balkan Harbi’nin hemen ertesinde kurulan Türk Ocaklılar için “medenî kemâl”, kendilerini zilletten kurtaracak her ÅŸeydi belki de; bununla “muasır medeniyet”in kasdedildiÄŸini ileri sürenlere de hak vermek gerekir ve o günlerde bu gibi meseleler, bugün misline pek tesadüf etmediÄŸimiz zenginlik, ve derinlikte tartışılmıştı; devrin fikrî seviyesini bilenlerin, bugün yazılıp çizilenlere bakarak “yoksa geriliyor muyuz?” tereddüdüne kapılmaları hiç de yersiz deÄŸildir.
Bana göre “medenî kemâl ” dâvâsı dünden bugüne önemini daha artırdı. Bizler “medeniyet” kavramıyla nitelenmeye lâyık bir birikimin vârisleriyiz ama bu miras üzerindeki mülkiyet hakkımızı tescil ettirecek faaliyetlerde bulunma noktasında pek baÅŸarılı deÄŸiliz. Hâlimiz biraz da züğürt mirasyedilerin kof ve acıklı böbürlenmelerini hatırlatıyor. Bir zenginliÄŸi tevârüs etmek yetmez, onu sürdürmek de “medenî” bir icaptır.
MilliyetçiliÄŸin bir gaye olarak “medenî kemâl” programı üzerinde yoÄŸunlaÅŸması lâzım ve ÅŸart. BaÅŸka bir ifâdeyle milliyetçilerin, bir tarih mirası olarak devraldıkları medenîlik vasıflarını tesbitle yola koyularak o vasıfları yeniden üretilebilir, mânidar, iÅŸlek ve faydalı iÅŸ programları ÅŸeklinde tasarlamaları ve tasarladıklarını bizzat yerine getirmelerini kasdediyorum; ÅŸehircilikten hukuka, idareden endüstriye, eÄŸitimden sanata, felsefeden, Åžeyh Galib merhûmun “bir özge temâşâ” diye tarif ettiÄŸi farklı ve özel bakış açısına kadar her alanda üretkenliktir söz konusu olan.
Bu hakikaten ağır ve anlamlı yükü omuzlamak yerine milliyetçilerin, medeni verâset unsurlarını tehlikede görerek savunma psikolojisine geçmeleri talihsizlik oldu ve böylece “medenî kemâl” noktasında yoÄŸunlaÅŸtırılması gereken emekler, -bir derece kadar anlaşılabilir sebeplerle- siyasi hayatta tutunmak hedefine yöneldi.
Ne var ki milliyetçilerin siyasetteki kariyerleri de pek gönül açıcı neticeler doÄŸurmadı; milliyetçilik fikrinin siyasi hayatta farklılık sebebi olarak öne çıkarılması zihni karışıklıklara yol açtı ve milliyetçiler, “medenî kemâl” vadisinde üstünlük ve üretkenlik sergileyip topluma örnek teÅŸkil etmek yerine basit siyasi kavgalarda nihai vazifelerini heder ettiler.
Mesele milliyetçilik meselesi deÄŸil, “medenî kemâl” meselesi; her kim bu maksada hizmet ederse tarihine, toplumuna ve kendi nefsine karşı vazifesini yapmış olur. Milliyetçilikten ve milliyetçilerden çokça bahsetmemin sebebi, neyin nasıl yapılması gerektiÄŸi neredeyse bir asır öncesinden programa yazmış olmasına raÄŸmen, ana maksada yabancılaÅŸmış olmalarından.
İlgili olabilecek yazılar:
- Kemal Abi’ye 22 puanlık tüyolar… -Günaydın çocuklar, bugünün programı nedir; ne yapıyoruz, nereye gidiyoruz, ne...
- Milliyetçilik bir dünya görüşü müdür? Cumartesi günü yayınlanan yazıda yer alan bir cümleden dolayı, eski...
- Kemal Sunal saÄŸ olacaktı ki… Amerikalı ünlü komedyen Steve Martin’in baÅŸrolünde oynadığı Pembe Panter 2...
- Kemal Tahir saÄŸ olsaydı… Gazeteler diyor ki, Türkiye’nin giriÅŸtiÄŸi son askerî operasyonları ABD destekliyormuÅŸ;...
- Hayır, bölünmeyeceÄŸiz Milliyetçilerin aÄŸzına bölünmek fiili hiç yakışmıyor, “Memleketi yeniden fethederiz, daÄŸa...
Ahmet Turan Alkan - 21 Haziran 2004
Kaynak: http://www.zaman.com.tr/?bl=yazarlar&trh=20050928&hn=61519
Bu yazıyı yazdır
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.


