Mahallenin en kötü çocuğu

1982 yılında Suriye, kendi ülkesi içindeki Hama şehrini kuşatıp muhasaraya aldı; daha sonra tarihin en ürpertici katliamlarından biri başladı. Topçu birlikleri, tanklar, buldozerler ve roketlerle saldıran Suriye ordusu, bugüne kadar kesin sayısı asla bilinmeyen -On bin ile otuz bin arasında- miktarda Suriyeli sivili öldürdü*.

Gözümle görmedim fakat Esad yönetiminin uzun yıllar Hama’da enkaz kaldırmadığını ve ibret olsun diye hâlâ öyle bıraktığını söylüyorlar.

Esad niçin kendi halkına böyle gaddar davranmıştı?

Şimdi bazıları kızıp ağıza gelmez lâflarla hakaret edeceklerdir ama söyleyelim; Esad öyle davranmaya doğru itilmiş, biraz da mecbur bırakılmıştı. İhvan-ı Müslimin hareketinin yöneticileri en az Baasçılar kadar fanatik, duygusuz ve radikal tabiatta adamlardı. İhvancılar denk düşürdüklerinde acımadan Baasçı öldürüyor, Baasçılar ise devlet gücünü kullanarak rövanşı çok sert alıyorlardı. Yeteri kadar uzaktan veya yakından bakıldığında şiddet uygulayıcıları arasında fark görünmüyor: Baasçı, İhvancı, Hizbullah, Hamas, İsrail veya bir başkası Ortadoğu’nun kan çanağına dönmesinde birbirinden farksız figürler gibi duruyorlar.

Altı aylık ateşkes süresi bitmiş, Hamas “uzatmayacağız, gerek yok” havasında, İsrail’in ise canına minnet, zevkle öldürüyor; hiçbir ahlaki endişe taşımıyor. Bana öyle geliyor ki İsrail, işlediği cinayetlerle başbaşa bırakılabilse, bu cür’eti, bu hayasızlığı gösteremeyecek.

Aynen öyle. İsrail’in işlediği toplu cinayetlerde müstehcen sınırını aşan bir boyut var; utanmazlık, pişkinlik, hatta profesyonel kaatillerin soğukkanlı kibiri. Ne var ki Hamas, “ben bunun altında kalmam, öcümü alırım” yaklaşımıyla kendi insanını çıtır çıtır tüketiyor. Hani o gösterilerde sabi sıbyanın, çocuk takımının öne itilmesini hatırlıyorum; niçin böyle şeyler hep bu coğrafyada oluyor? Bu küçük hadiselerin arasında bir bağıntı yok mu? Ondört onbeş yaşında çocuğun eline silahı veriyorsun, “sen öldür, biz sana bakarız” diyorsun, nâmusunu kurtarıyorsun. Nasıl bir namustur ki bu? Niçin hep Ortadoğu’da olur böyle kalleşlikler, soğukkanlı cinayetler, pire için yorgan yakmalar, şiddet kültüne tapınmalar, cinayetten beslenmeler?..

Gaddarlıkta kimse, ötekinin altında kalmıyor; herkes haklı, herkes meşru. Ortadoğu’da kalabalıktan biri olmak, galiba potansiyel maktul veya katil olmak mânâsına geliyor. Bu genel görüntü içinde İsrail, nedense öteki Ortadoğu ahalisinden ayırdedilmiyor; oysaki İsrail bölgenin deccâli, ilk dramatik cürmün sahibi ama yine de çok zalim görünmüyor bu heyet içinde. Bir nevi, “al birini vur ötekine” durumu…

Keşke herşey İsrail’i lanetlemek kadar kolay olsaydı; keşke kaatili bu kadar kolay teşhis edebilseydik… Garip bir paradoks; İsrail bölgenin yegane suçlusu, mahallenin en kötü çocuğu olsaydı, onu dünya kamuoyunun suçlayıcı bakışları altına koyup ezmek, unufak etmek mümkündü. İşte İsrail’i bölgenin, insanlığın başına belâ eden psikolojik kurgu böyle bina olunuyor, böyle çalışıyor, Ortadoğu’yu işte böyle tarihin en mecnun ve akıldışı coğrafyası şekline koyuyor.

Yarabbi biz bu galiz tabiatı nasıl aşacağız?

—-

*Fred A. Reed, “Parçalanmış İmgeler”, Suriye’de Militan Putkırıcılığın Kökenlerine Yolculuk, Nesil Yay. İst., 2008; bu kitap Suriye’de, genel olarak Ortadoğu’da olup bitenleri anlamak için yeterli bir başlangıç olabilir. Tavsiye ederim.

Yazıyı Paylaş

İlgili olabilecek yazılar:

  1. Mahallenin en namuslu gazetecisi Başbakan’ın, “Gazeteci gibi gelip başka işler için konuşanlar var” yakınması,...
  2. Cumhuriyet çocuğu Bu tabir, dünkü Hürriyet’in manşetinden verilen “Doğan ailesinin acı günü”...
  3. Saf çocuğu mâsum Anadolu’nun Encümen-i Dâniş âzâsından Prof. Dr. Safa Reisoğlu, SBF’de hocamdı. Merak...
  4. Başkalarının çocuğu; bizim çocuğumuz Eskiden kısaca “Yurt” denirdi, çocuk yurdu; şimdi adı değişti; “Bakım...

- 29 Aralık 2008

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=789397

Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Anahtar Kelimeler: , ,

Anahtar Kelime Ekle: Bu da nedir?

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

  • Salih Zeki Çavdaroğlu

    Gazze katliamı palyatif bir yer merkezli olay değil.ABD’ nin tek kutuplu dünyanın tartışmasız hakimi olduğu günden bu yana hazırlanan programın infazından başka bir şey değil.Tabii ki bu projenin uygulanmasında en büyük hisseli ortağı ise modern vampirizmin en başarılı aktörü İsrail.Biz de dahil tüm İslam nüfuslu ülkelerinin devlet yönetimleri bu vampirlerle siyasi,ekonomik,askeri,kültürel antlaşmalar aktederek bir yerde müttefiki oluyorlar. Ondan sonra da gelsin kınama.Olur mu böyle bir mantık-ı dalâlet.Her şeye rağmen, “her şerde bir hayır vardır” düsturundan hareketle ve Cenâb-ı Rabbil Âlemin’ in Rahman ve Kahhar sıfatlarına sığınarak âkıbeti tevekkülle bekliyor ve ona niyaz etmekten başka bir şey yapamadığım için de affı ilâhisine sığınıyorum.

  • Salih Zeki Çavdaroğlu

    Gazze katliamı palyatif bir yer merkezli olay değil.ABD’ nin tek kutuplu dünyanın tartışmasız hakimi olduğu günden bu yana hazırlanan programın infazından başka bir şey değil.Tabii ki bu projenin uygulanmasında en büyük hisseli ortağı ise modern vampirizmin en başarılı aktörü İsrail.Biz de dahil tüm İslam nüfuslu ülkelerinin devlet yönetimleri bu vampirlerle siyasi,ekonomik,askeri,kültürel antlaşmalar aktederek bir yerde müttefiki oluyorlar. Ondan sonra da gelsin kınama.Olur mu böyle bir mantık-ı dalâlet.Her şeye rağmen, “her şerde bir hayır vardır” düsturundan hareketle ve Cenâb-ı Rabbil Âlemin’ in Rahman ve Kahhar sıfatlarına sığınarak âkıbeti tevekkülle bekliyor ve ona niyaz etmekten başka bir şey yapamadığım için de affı ilâhisine sığınıyorum.

  • Mehmet Cetin

    Bana öyle geliyorki son olayların ekonomik gelişmelerle de yakından bir bağlantısı olsa gerek. Zira Petrol 34 doları gördü. Hatta 30 doların altına düşmesi halinde bazı devletlerin ciddi sıkıntılar içerisinde kalacağına dair haberler geçiyordu ajanslar geçtiğimiz hafta. Bu Ortadoğu’nun geneline yayılan bir kıvılcım da olabilir pekala. Zira iç siyasette sapına kadar kirliliğe bulanmış liderler çıkışı daima dış tehdit ve düşmanda aramışlardır.

    Bugün de bundan farklı olacağını düşünmüyorum. Peki ama PETROL’ün yükselmesinin kimlere faydası var. En başta Ortadoğu’nun Arap krallarının işine yarayacağından şüphe yok. Arabistan bunlardan biri, İran, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri vs. Rusya hemen arkadan gelmiyor bu ülkelerle birlikte geliyor. Geçen haftaki ajans haberleri ekonomisinin dara düşeceğini söylemişti zira.

    Amerika yine petrol üreticisi bir diğer ülke. Petrolün aşırı değer kaybı ekonomik çatlağı derinleştiren ve bütçeleri boşaltan bir gerçek. Ama bugün ama yarın 150 dolarlardan 30 dolarlara kadar düşen PETROL fiyatlarının bir şekilde geri çekilmesi gerkiyordu.

    Makro plandaki bu değerlendirmenin mikro siyasetlerden çok uzak tutulması gerektiğini düşünüyorum.

    Teşekkürler,
    Mehmet Cetin

  • Mehmet Cetin

    Bana öyle geliyorki son olayların ekonomik gelişmelerle de yakından bir bağlantısı olsa gerek. Zira Petrol 34 doları gördü. Hatta 30 doların altına düşmesi halinde bazı devletlerin ciddi sıkıntılar içerisinde kalacağına dair haberler geçiyordu ajanslar geçtiğimiz hafta. Bu Ortadoğu’nun geneline yayılan bir kıvılcım da olabilir pekala. Zira iç siyasette sapına kadar kirliliğe bulanmış liderler çıkışı daima dış tehdit ve düşmanda aramışlardır.

    Bugün de bundan farklı olacağını düşünmüyorum. Peki ama PETROL’ün yükselmesinin kimlere faydası var. En başta Ortadoğu’nun Arap krallarının işine yarayacağından şüphe yok. Arabistan bunlardan biri, İran, Kuveyt, Birleşik Arap Emirlikleri vs. Rusya hemen arkadan gelmiyor bu ülkelerle birlikte geliyor. Geçen haftaki ajans haberleri ekonomisinin dara düşeceğini söylemişti zira.

    Amerika yine petrol üreticisi bir diğer ülke. Petrolün aşırı değer kaybı ekonomik çatlağı derinleştiren ve bütçeleri boşaltan bir gerçek. Ama bugün ama yarın 150 dolarlardan 30 dolarlara kadar düşen PETROL fiyatlarının bir şekilde geri çekilmesi gerkiyordu.

    Makro plandaki bu değerlendirmenin mikro siyasetlerden çok uzak tutulması gerektiğini düşünüyorum.

    Teşekkürler,
    Mehmet Cetin

  • Esma Yildirim

    Bu hal artık yürek burkmaktan başka bir şey yaptırtmalı bizlere ama ne? :( Erdemm Beyzacıt’ın çaresizliğime tercüman nefis mısralarıı katliamdan bu yana mıh gibi aklımda:
    “Ahh! diyorduk; Kanıyordu içimizdeki yara Bir bıçakla sökülüp alınıyordu sanki yüreğimiz Bedenimizden — Ahh! diyorduk Bir başka şey gelmiyordu elimizden”

    ve dahi merhum M.Akif’in diliyle niyaz ediyor ve soruyorum: “Ya Rabbi bu gecenin yok mu bir sabahı…” :(

  • Esma Yildirim

    Bu hal artık yürek burkmaktan başka bir şey yaptırtmalı bizlere ama ne? :( Erdemm Beyzacıt’ın çaresizliğime tercüman nefis mısralarıı katliamdan bu yana mıh gibi aklımda:
    “Ahh! diyorduk; Kanıyordu içimizdeki yara Bir bıçakla sökülüp alınıyordu sanki yüreğimiz Bedenimizden — Ahh! diyorduk Bir başka şey gelmiyordu elimizden”

    ve dahi merhum M.Akif’in diliyle niyaz ediyor ve soruyorum: “Ya Rabbi bu gecenin yok mu bir sabahı…” :(

  • ahmet

    sevgili Murat
    bence küfür mektuplarından da koymalısın; eminim bol miktarda gelmiştir

    Not: şaka şaka; yorgan döşek yatıyorum zaten

  • ahmet

    sevgili Murat
    bence küfür mektuplarından da koymalısın; eminim bol miktarda gelmiştir

    Not: şaka şaka; yorgan döşek yatıyorum zaten

  • ferhadkaya

    geçmiş olsun hocam…

  • ferhadkaya

    geçmiş olsun hocam…

  • Pingback: boş mu dolu mu ? « www.tuzsuzdelibekir.com

  • Hasan Mesut ALKAN

    Hocam öncelikle geçmiş olsun. Yazınızı okuyunca şaşırmadım desem yalan olur. Ama hemen kine kapılmak gibi bi huyum olmadığından ve siz de kolaylıkla “saçmalamış bu adam” diyebileceğim bir yazar olmadığınız için sakince düşünmeye çalıştım. Evet, söylediğiniz gibi Filistin tarafında da bu kargaşa ortamını kullananlar olabilir.

    Söylediklerinizin birçoğu tartışılabilir şeyler fakat şu cümleniz bana oldukça kabul edilemez geldi: “Bana öyle geliyor ki İsrail, işlediği cinayetlerle başbaşa bırakılabilse, bu cür’eti, bu hayasızlığı gösteremeyecek.”

    Hocam işgal altındaki bir ülkenin insanlarından nasıl “Bakalım düşmanımız ne kadar hayasız? Karşılık vermeden seyeredelim.” demesini beklersiniz?

    Bir önceki cümlede HAMAS’a getirdiğiniz ateşkesi sürdürmeye isteksiz olma yönündeki eleştiriniz ise “Acaba ateşkes her koşulda Filistin’in menfaatine midir?” sorusunun cevabı iyice düşünülerek yazılmalıydı bence.

    Küfürleri eleştirmekte haklısınız ama diğer okuyucuları tatmin edecek bir izahat yazmanız da gereklilik haline gelmiştir diye düşünüyorum.

  • Hasan Mesut ALKAN

    Hocam öncelikle geçmiş olsun. Yazınızı okuyunca şaşırmadım desem yalan olur. Ama hemen kine kapılmak gibi bi huyum olmadığından ve siz de kolaylıkla “saçmalamış bu adam” diyebileceğim bir yazar olmadığınız için sakince düşünmeye çalıştım. Evet, söylediğiniz gibi Filistin tarafında da bu kargaşa ortamını kullananlar olabilir.

    Söylediklerinizin birçoğu tartışılabilir şeyler fakat şu cümleniz bana oldukça kabul edilemez geldi: “Bana öyle geliyor ki İsrail, işlediği cinayetlerle başbaşa bırakılabilse, bu cür’eti, bu hayasızlığı gösteremeyecek.”

    Hocam işgal altındaki bir ülkenin insanlarından nasıl “Bakalım düşmanımız ne kadar hayasız? Karşılık vermeden seyeredelim.” demesini beklersiniz?

    Bir önceki cümlede HAMAS’a getirdiğiniz ateşkesi sürdürmeye isteksiz olma yönündeki eleştiriniz ise “Acaba ateşkes her koşulda Filistin’in menfaatine midir?” sorusunun cevabı iyice düşünülerek yazılmalıydı bence.

    Küfürleri eleştirmekte haklısınız ama diğer okuyucuları tatmin edecek bir izahat yazmanız da gereklilik haline gelmiştir diye düşünüyorum.

  • ayhanyahşi

    sivaslı olmam hasebiyle sizinle tanışmıştım yani altıncı şehri okudum hoşuma gitti evet ama sizde en azından allahın lanetlediği bir kavimi lanetleme cesaretini benimde aldığım müslüümanların gazetesinde gösterseydiniz. ama papa hazretleri ne yazıkki…

  • ayhanyahşi

    sivaslı olmam hasebiyle sizinle tanışmıştım yani altıncı şehri okudum hoşuma gitti evet ama sizde en azından allahın lanetlediği bir kavimi lanetleme cesaretini benimde aldığım müslüümanların gazetesinde gösterseydiniz. ama papa hazretleri ne yazıkki…

  • hüseyin

    allah şifa versin.

  • hüseyin

    allah şifa versin.

  • kerim alakusoglu

    gunler gecti, ancak hala ahmet turan hoca bu yaziya dair kendisini gozumuzde daha da buyutecek bir ozur, ya da en azindan bir aciklama karalamaya tesebbus etmedi. halbuki onu sevenlerin bu kadarcik bir hakki olmali.. yok, “ben kanaatimde musirrim” diyorsa, hic degilse onu da yazmali ki, biz de kendisine bakisimizi yeniden gozden gecirelim..

  • kerim alakusoglu

    gunler gecti, ancak hala ahmet turan hoca bu yaziya dair kendisini gozumuzde daha da buyutecek bir ozur, ya da en azindan bir aciklama karalamaya tesebbus etmedi. halbuki onu sevenlerin bu kadarcik bir hakki olmali.. yok, “ben kanaatimde musirrim” diyorsa, hic degilse onu da yazmali ki, biz de kendisine bakisimizi yeniden gozden gecirelim..

  • Nadir SEÇGİN

    Okuyucunun kahir ekseriyeti Hocanın ne dediğini anlamıştır.

    “Biz anlamıyoruz, ille de hoca çark etssin!” diyen kardeşlerimize iki çift sözüm olacak.

    Hoca kendi fikrini beyan etmiştir. Okuyucunun çoğu da kendileriyle hemfikr olmalı ki; itirazlar bu seviyede kalmıştır. Siyah ve beyaz dışında gri de mevcuttur. Hocamız fikir adamı mesuliyeti ile bize bu gri alanın varlığını hatırlatmıştır. Buradan hareketle Hocayı nerede ise siyonistmiş gibi sigaya çekmek abesdir, ayıpdır.

    Üç kuruş verip Zaman gazetesi alan herkesin, orada kimin neyi yazıp neyi yazamayacağını söyleme hakkı olamaz.

    Hoca ile aynı muhataralı dönemde benzer tecrübeler yaşamış biri olarak: Hocanın bu tesbiti yaparken Türkiye’deki sağ sol çatışmasından edindiği tecrübe ve aldığı dersin bile bu kanaatin oluşmasına tesir ettiğini zannediyorum.

    Mücadele etmenin tek yolu silah değildir. Hamas’ın karşısında bölgenin mühim bir askeri kuvveti var. İsrail Filistinlilerin zayıf askeri kuvvetini dev aynasında büyütüp, dünyaya mağdur rolü oynuyor. Hamas’ın ateşkes sona erer ermez, en yakın bir iki yahudi kasabasına ulaşabilen soba borusundan mamul ve tahrip gücü yok denecek kadar az füzeleri atmakta acele ve ısrar etmesinde hiç mi tenkid edilecek yan yok?

    İsrail askeri kuvvetinin dünyanın en alçak, en rezil kuvveti olduğunu, belki de dünyanın bütün askerlerinin yüz karası olduğunu bilmeyen mi var? Bunların ne denli şedid ve şerir katiller olduğu Hamas’ın bilgisi dışında bir şey mi?

    İsrail’in gazzeye yağdırdığı fosfor bombaları, demet bombalar vs. sabîleri ve her yaştan müslümanı parçalarken, yakıp kavururken; “Ölen ölür kalan sağlar bizimdir.” deyip hiç bir şey olmamış gibi yollarına devam mı edecekler? Galiba aynen de öyle olacak. İsrail sınırlarını biraz daha genişletecek. Yeni katliâmlara girişecek. Yine El-Fetih, Hamas çatışmaları olacak. Yine masumlar ezilecek. Belki arada bir politk figürler değişecek, ama oyun devam edecek.

    Bu tabloda itiraz edilmesi gereken ilk husus İsrailin cinâyetleridir, amennâ. Bunu hepimiz biliyoruz ve yapıyoruz zaten. Hoca meselenin bir başka yönüne de dikkat çekti diye köpürenlere tavsiyem, Hemen Gazze’nin yolunu tutmalarıdır. Varınca Hamas’ın liderlerinin niçin Gazze’de değil de Şam’da ikamet ettiklerini bir zahmet sokaktaki Filistinli kardeşime sorsunlar. Alacakları cevabı bize iletirler ondan sonra musahabeye kaldığımız yerden devam ederiz.

    Kendisini herşeyi biliyor zannedenlere, kimsenin öğretebileceği bir şey yoktur.

    Hocnın AKSİYON’da yazdığı yazı (birileri yanlış anlasa bile) bir tashih değil, madalyonun diğer yüzü ile ilgili samimi ve sarih kanaatidir. Hoca bugüne kadar bunun aksini yazmış, söylemiş değildir. Hepimizin fikir ve hislerini noksansız ifade etmişler, tercüman olmuşlar. Allah râzı olsun.

    Hocayı gücendirmeye kimsenin hakkı yok. “Bilenler bilmeyenlere anlatsın!” deyip kenara çekilirler ise, asıl o zaman yandığımızın resmidir. Öğrenceğimiz çok şey var çekirge kardeşlerim.

  • Nadir SEÇGİN

    Okuyucunun kahir ekseriyeti Hocanın ne dediğini anlamıştır.

    “Biz anlamıyoruz, ille de hoca çark etssin!” diyen kardeşlerimize iki çift sözüm olacak.

    Hoca kendi fikrini beyan etmiştir. Okuyucunun çoğu da kendileriyle hemfikr olmalı ki; itirazlar bu seviyede kalmıştır. Siyah ve beyaz dışında gri de mevcuttur. Hocamız fikir adamı mesuliyeti ile bize bu gri alanın varlığını hatırlatmıştır. Buradan hareketle Hocayı nerede ise siyonistmiş gibi sigaya çekmek abesdir, ayıpdır.

    Üç kuruş verip Zaman gazetesi alan herkesin, orada kimin neyi yazıp neyi yazamayacağını söyleme hakkı olamaz.

    Hoca ile aynı muhataralı dönemde benzer tecrübeler yaşamış biri olarak: Hocanın bu tesbiti yaparken Türkiye’deki sağ sol çatışmasından edindiği tecrübe ve aldığı dersin bile bu kanaatin oluşmasına tesir ettiğini zannediyorum.

    Mücadele etmenin tek yolu silah değildir. Hamas’ın karşısında bölgenin mühim bir askeri kuvveti var. İsrail Filistinlilerin zayıf askeri kuvvetini dev aynasında büyütüp, dünyaya mağdur rolü oynuyor. Hamas’ın ateşkes sona erer ermez, en yakın bir iki yahudi kasabasına ulaşabilen soba borusundan mamul ve tahrip gücü yok denecek kadar az füzeleri atmakta acele ve ısrar etmesinde hiç mi tenkid edilecek yan yok?

    İsrail askeri kuvvetinin dünyanın en alçak, en rezil kuvveti olduğunu, belki de dünyanın bütün askerlerinin yüz karası olduğunu bilmeyen mi var? Bunların ne denli şedid ve şerir katiller olduğu Hamas’ın bilgisi dışında bir şey mi?

    İsrail’in gazzeye yağdırdığı fosfor bombaları, demet bombalar vs. sabîleri ve her yaştan müslümanı parçalarken, yakıp kavururken; “Ölen ölür kalan sağlar bizimdir.” deyip hiç bir şey olmamış gibi yollarına devam mı edecekler? Galiba aynen de öyle olacak. İsrail sınırlarını biraz daha genişletecek. Yeni katliâmlara girişecek. Yine El-Fetih, Hamas çatışmaları olacak. Yine masumlar ezilecek. Belki arada bir politk figürler değişecek, ama oyun devam edecek.

    Bu tabloda itiraz edilmesi gereken ilk husus İsrailin cinâyetleridir, amennâ. Bunu hepimiz biliyoruz ve yapıyoruz zaten. Hoca meselenin bir başka yönüne de dikkat çekti diye köpürenlere tavsiyem, Hemen Gazze’nin yolunu tutmalarıdır. Varınca Hamas’ın liderlerinin niçin Gazze’de değil de Şam’da ikamet ettiklerini bir zahmet sokaktaki Filistinli kardeşime sorsunlar. Alacakları cevabı bize iletirler ondan sonra musahabeye kaldığımız yerden devam ederiz.

    Kendisini herşeyi biliyor zannedenlere, kimsenin öğretebileceği bir şey yoktur.

    Hocnın AKSİYON’da yazdığı yazı (birileri yanlış anlasa bile) bir tashih değil, madalyonun diğer yüzü ile ilgili samimi ve sarih kanaatidir. Hoca bugüne kadar bunun aksini yazmış, söylemiş değildir. Hepimizin fikir ve hislerini noksansız ifade etmişler, tercüman olmuşlar. Allah râzı olsun.

    Hocayı gücendirmeye kimsenin hakkı yok. “Bilenler bilmeyenlere anlatsın!” deyip kenara çekilirler ise, asıl o zaman yandığımızın resmidir. Öğrenceğimiz çok şey var çekirge kardeşlerim.

  • Mustafa Kayak

    Allah selamet versin vermesse kisi sevdigiyle beraber olacak
    aslinda sasirmadim. Bu siralar fethullah kesimi ve basini muthis sekilde israili savunuyor. Peki bu kavim allahin kitabinda neden lanetlendi. Eger muslumanlar sizin dediginiz gibi adam gibi dursalardi yinede israil yapacagini yapardi.
    Bayraklarini bir inceleyin kendi acilarindan hajlilar batilda olsa inanclarini durustce yasiyorlar sizin gibi yok diyalog yok butun insanlar cennete haydaaa demiyorlar.

    Biraz insaf yahu bari susun eger benim bir musluman olarak hakkim varsa ve muslumanlarda ozur dilemessen allah seni bildigi gibi yapsin.

    Eger samimi isen gercekden israili karistirmadan islam alemini icine dustugu yanlisi ve eksiklikleri yaz ama sen olan bir katliamda taraf oluyorsun hatta yapanla beraber oluyorsun.

    Ne diyeyim allah niyetleri en iyi bilen ve yargilayandir

    vesselam

  • Mustafa Kayak

    Allah selamet versin vermesse kisi sevdigiyle beraber olacak
    aslinda sasirmadim. Bu siralar fethullah kesimi ve basini muthis sekilde israili savunuyor. Peki bu kavim allahin kitabinda neden lanetlendi. Eger muslumanlar sizin dediginiz gibi adam gibi dursalardi yinede israil yapacagini yapardi.
    Bayraklarini bir inceleyin kendi acilarindan hajlilar batilda olsa inanclarini durustce yasiyorlar sizin gibi yok diyalog yok butun insanlar cennete haydaaa demiyorlar.

    Biraz insaf yahu bari susun eger benim bir musluman olarak hakkim varsa ve muslumanlarda ozur dilemessen allah seni bildigi gibi yapsin.

    Eger samimi isen gercekden israili karistirmadan islam alemini icine dustugu yanlisi ve eksiklikleri yaz ama sen olan bir katliamda taraf oluyorsun hatta yapanla beraber oluyorsun.

    Ne diyeyim allah niyetleri en iyi bilen ve yargilayandir

    vesselam

  • Mustafa Kayak

    Sayin Nadir Keskin

    Bu israil sevgin ve musluman dusmanligin nerden kaynaklaniyor.

    Bilmiyormusun eger gazzeliler korksalardi goc ederlerdi.

    Katil israil liderlerini olduruyor lidersiz birakmak istiyor onun icin senin liderin neden ABD ve CIA nin korumasindaysa onun icin. Birak hamasi ve baska musluman kurulusu duzeltmeyi once kendinizi duzeltin. Muslumanlar disinda herkezle diyalog icindesiniz bu bir hiristiyanlastirmak degilmidir. Bu muslumanlari vebalini nasil vereceksiz. Biz birbirimize dustugumuz icin boyle isler basimiza geliyor. Ortak noktada diyalog lutfen utanmayis ve dik durun///

  • Mustafa Kayak

    Sayin Nadir Keskin

    Bu israil sevgin ve musluman dusmanligin nerden kaynaklaniyor.

    Bilmiyormusun eger gazzeliler korksalardi goc ederlerdi.

    Katil israil liderlerini olduruyor lidersiz birakmak istiyor onun icin senin liderin neden ABD ve CIA nin korumasindaysa onun icin. Birak hamasi ve baska musluman kurulusu duzeltmeyi once kendinizi duzeltin. Muslumanlar disinda herkezle diyalog icindesiniz bu bir hiristiyanlastirmak degilmidir. Bu muslumanlari vebalini nasil vereceksiz. Biz birbirimize dustugumuz icin boyle isler basimiza geliyor. Ortak noktada diyalog lutfen utanmayis ve dik durun///

  • http://muratcorlu.com Murat Çorlu

    Mustafa Bey,

    Yorumlarınız ilginç. Sayın Nadir Keskin’e büyük bir samimiyetle “Bu israil sevgin ve musluman dusmanligin nerden kaynaklaniyor.” diye sormuşsunuz. Ben Sayın Keskin’in yorumunu tekrar tekrar okuyorum, ama sayın Keskin’in hangi cümlesinden İsrail sevgisini keşfettiğinizi anlayamıyorum. Hatta Sayın Keskin;

    İsrail askeri kuvvetinin dünyanın en alçak, en rezil kuvveti olduğunu, belki de dünyanın bütün askerlerinin yüz karası olduğunu bilmeyen mi var?

    Gibi bir cümle bile kurmuş. İsrail için pek sevgi sözcüklerine benzemiyorlar…

    Anladığım kadarıyla sinirlisiniz ve sinirinizi çıkaracak dişinize göre bir yer arayışındasınız. Yoksa bu cümleleriniz başka hüsn-ü zanla açıklanabilecek gibi değil. Ancak bence hedefinizi şaşırmışsınız. Burada kimse İsrail’i savunmuyor. Onun lideri, şunun busu, ocular bucular da değil mesele. İsraili kınayalım ama bunun tek başına çözüm olmayacağının da farkında olalım. Yoksa böyle birbirimizi yememiz de nihai olarak zaten İsrail’in faydasına.

    Biraz itidal ve akl-ı selim ile, İsraile küfretmekten başka, daha çözüme yönelik önerilerinizi okumak muhakkak Filistin’li kardeşlerimiz için de faydalı olacaktır…

  • http://muratcorlu.com Murat Çorlu

    Mustafa Bey,

    Yorumlarınız ilginç. Sayın Nadir Keskin’e büyük bir samimiyetle “Bu israil sevgin ve musluman dusmanligin nerden kaynaklaniyor.” diye sormuşsunuz. Ben Sayın Keskin’in yorumunu tekrar tekrar okuyorum, ama sayın Keskin’in hangi cümlesinden İsrail sevgisini keşfettiğinizi anlayamıyorum. Hatta Sayın Keskin;

    İsrail askeri kuvvetinin dünyanın en alçak, en rezil kuvveti olduğunu, belki de dünyanın bütün askerlerinin yüz karası olduğunu bilmeyen mi var?

    Gibi bir cümle bile kurmuş. İsrail için pek sevgi sözcüklerine benzemiyorlar…

    Anladığım kadarıyla sinirlisiniz ve sinirinizi çıkaracak dişinize göre bir yer arayışındasınız. Yoksa bu cümleleriniz başka hüsn-ü zanla açıklanabilecek gibi değil. Ancak bence hedefinizi şaşırmışsınız. Burada kimse İsrail’i savunmuyor. Onun lideri, şunun busu, ocular bucular da değil mesele. İsraili kınayalım ama bunun tek başına çözüm olmayacağının da farkında olalım. Yoksa böyle birbirimizi yememiz de nihai olarak zaten İsrail’in faydasına.

    Biraz itidal ve akl-ı selim ile, İsraile küfretmekten başka, daha çözüme yönelik önerilerinizi okumak muhakkak Filistin’li kardeşlerimiz için de faydalı olacaktır…

  • Nadir SEÇGİN

    Sevgili Mustaabey kardeşim,

    Yazdıklarına cevap vermeyi ben de isterdim. Ancak bu kadar doğru söze ne buyurulur bilemedim.

    Sendeki ilmin derecesine bizimki kifayet etmeyeceği için; cevap vermeyeceğim.

    Haşiye:Hoca yazılarını okuduklarını anlayabilenler için yazıyor. Sen boşuna zahmet etme.

  • Nadir SEÇGİN

    Sevgili Mustaabey kardeşim,

    Yazdıklarına cevap vermeyi ben de isterdim. Ancak bu kadar doğru söze ne buyurulur bilemedim.

    Sendeki ilmin derecesine bizimki kifayet etmeyeceği için; cevap vermeyeceğim.

    Haşiye:Hoca yazılarını okuduklarını anlayabilenler için yazıyor. Sen boşuna zahmet etme.

  • Esma Yildirim

    Esef ve hayret ile yapılan yorumları okuyorum ve doğrusu keyfim artık iyiden iyiye kaçtı. Bir okuyucu yazısı boyunca niyet sorgulaması yapıp, belli ki kendisinde de bunu yapma hakkını bulduğu halde yorumunu “ne diyeyim Allah niyetleri bilen ve yargılayandır” cümmlesiyle bitirerek insana ” bu ne perhiz bu ne lahana turşusu” dedirtiyor. Hocamızın bu polemiklere tenezzül edeceğini düşünmesem de incinmiş olacağına ihtimal verince içim burkuluyor. Herkesin düşünmek ve düşündüğünü ifade etme hürriyeti elbette vardır ama saçmalama hakkı da kimileri için bu kapsamda addedilince doğrusu insanın isyan edesi geliyor.

  • Esma Yildirim

    Esef ve hayret ile yapılan yorumları okuyorum ve doğrusu keyfim artık iyiden iyiye kaçtı. Bir okuyucu yazısı boyunca niyet sorgulaması yapıp, belli ki kendisinde de bunu yapma hakkını bulduğu halde yorumunu “ne diyeyim Allah niyetleri bilen ve yargılayandır” cümmlesiyle bitirerek insana ” bu ne perhiz bu ne lahana turşusu” dedirtiyor. Hocamızın bu polemiklere tenezzül edeceğini düşünmesem de incinmiş olacağına ihtimal verince içim burkuluyor. Herkesin düşünmek ve düşündüğünü ifade etme hürriyeti elbette vardır ama saçmalama hakkı da kimileri için bu kapsamda addedilince doğrusu insanın isyan edesi geliyor.

  • mehmet

    – “Yarabbi biz bu galiz tabiatı nasıl aşacağız?”

    Cevap: Aşamayacağız. Çünkü bizim tabiatımız bu.

  • mehmet

    – “Yarabbi biz bu galiz tabiatı nasıl aşacağız?”

    Cevap: Aşamayacağız. Çünkü bizim tabiatımız bu.