Kadınlık halleri

İki cins arasındaki âhengin nüktesi, kabaca eşitlikte değil, derûnî adâlette aranmalı; insanlığı zenginleştirecek şey eşitlik değil adâlet. Hiç bilmez misiniz, eşitlik adâleti incitir çünkü basit bir simetriden ibarettir ve simetri geometriye dairdir. Varlığını bildiğimiz bütün hayat türleri asimetrik; hikmetini bilebilmemiz ise imkânsız.

“Kadın yazar” kavramının simetrisi “erkek yazar” mıdır yani? Hayatın bize sorup durduÄŸu ve cevabını beklediÄŸi sorulardan hangisine böyle geometrisi düzgün karşılıklar verebiliriz ki?

EÅŸitlik fikrinin telaffuzu ile Modernite hemdem sayılırlar; Modernite, eski dünyaya ait bütün kurum ve kavramların yeniden târif edilebileceÄŸini ve dünyanın yeni baÅŸtan kurgulanabileceÄŸini, varsaymıştı. Kâğıt üzerinde heyecan verici ve mümkün görünen bu tasavvurun en safdil rükünlerinden biri, eÅŸitliÄŸin iki cins arasında tatbiki kabil bir “ıslahat” (isteyenler devrim de diyebilirler) olduÄŸu inancıydı. Netice mâlumdur; insan soyunun en fazla hakarete, zulme, kıyıma ve tabii adaletsizliÄŸe mâruz kaldığı devir modern zamanlardır. Haydi “cins ayrımcılık” gözeterek yeniden kuralım cümleyi: Bilinen bütün tarih boyunca kadın cinsi, modern zamanlarda olduÄŸu kadar aÅŸağılanmamış, metâ haline getirilmemiÅŸ ve tüketilmemiÅŸti. Yanlış kurgulanmış teoriden doÄŸru olgu çıkmaz: Modernizm, felsefî mânâsıyla yaradılışa meydan okumak, onun verilerini yanlış kabul ederek daha iyi bir dünya tasarlamaktır. Daha güzel bir dünya tasavvuruna âmennâ lâkin hesap yanlışına yanlış demeyecek miyiz?

Bu raddeden sonra kadın olmak, eski zamanlara göre çok daha zor; erkeklerle bütün alanlarda eÅŸit rol almak ülküsünün yaygınlaÅŸmasından sonra kadın cinsinin ruh kimyâsı bozuldu; bir türlü mutlu olamayan, bir türlü huzura eriÅŸemeyen yeni bir kadınlık hâleti mânidar bir çoÄŸunluk teÅŸkil etmeye baÅŸladı. Övünebiliriz, ÅŸimdi bizim de daha altı yaşından itibaren parlak bir kariyer için kamçılanan, tabiatına galebe etmesi için kışkırtılan ve günün birinde kendini, “ben ne yapıyorum yahu?” diye sorgulamayı aklına bile getiremeyecek kadar yorgun, meÅŸgul ve mutsuz kadınlarımız var etrafımızda. Modern olmanın bundan âlâ göstergesi mi olur?

Yazarsın, çizersin, koşarsın; yönetir, kazanır, çalışırsın ama kariyerine ilâve ettiğin her parlak satırbaşının, tabiatında bir şeyler eksilttiğini hüzünle, çoğu kere telafisi imkânsız pişmanlıklarla fark edersin. Eşitlik istedin, işte eşitlik; üstünlük istedin, işte üstünlük; mutluluk da istiyorsun, keşke mümkün olabilse!

Erkeğin ezelî zaafı, kadına bakışında meknûz bulunan hükümranlık iştihasını terbiye edememek; halbuki en büyük imtihanlarından birisi budur; güçlüler âdil olmalıdır lâkin güçlüler âdil olmamayı daha kolay bulurlar. Hepimiz tabiatımıza yerleştirilmiş çelişkileri denetim altında bulundurmakla mükellefiz.

EvliliÄŸin biyolojik mânâsı nesli sürdürmek; mânevi karşılığı ise yekdiÄŸerini mes’ud etmektir. Evlenen her çifte, birbirlerini mutlu etmek için yemin etmiÅŸ olduklarını da yeniden hatırlatmak lâzım belki de.

Eskiden kız çocuklarına “Saadet” ismi de verilirdi, artık tercih edilmiyor; “Özgür kız”, mutlu musun? Heyhat; Mutlu artık bir eril isimdir ve sen onu hayatında nereye yerleÅŸtireceÄŸini bir türlü kestiremediÄŸin hürriyete tercih ettin!

Kadınlık halleri, kadınların deÄŸil insanlığın halleridir aslında; bir yanda cins ayrımcılığına karşı çıkar gibi dururken beri taraftan “kadınlık halleri”nin sadece kadınlara mahsus bir ezâ sebebi gibi algılanıp, bu gibi hicrânlardan doÄŸan öfkenin nedense hep de “muhafazakâr ve orta yaÅŸlı” erkeklere tevcih edilmesini garip ve mânâsız buluyorum. Dışardan güç gösterisi gibi görünse de, derûnî hicranların bu raddede dile pelesenk edilmesi zaafiyettir aslında. Bende tepkiden ziyade merhamet uyandıran bir zaafiyet.

Haydi haydi, insanlık hallerinden bahsedelim biraz da!

Yazıyı Paylaş

İlgili olabilecek yazılar:

  1. Bir insanlık meselesi olarak “kadın” Belki söylenecek fazlaca söz bulamadıkları için, kadınlar günü hakkında yazılıp...
  2. Kadınlarımız, Batılı kadınlarla aynı acıları yaşamak zorunda mı? Aile ortamını kadın için bir hapishane, bir kafes, bir sömürülme...
  3. Kadın müdürler daha iyidir RahÅŸan Hanım, “Belge yok ama bilgiler güvenilir” sözleriyle bakınız nasıl...
  4. Askerî vesâyet yoktur; temizlikçi kadınlar vardır Parti grubumuzun değerli mensupları; biliyorsunuz, bir süre önce uykuluyken kalleşçe...
  5. Anadolu kadınının kara yazısı Hadiseyi gazetede okuyunca “Bana ekmek çıktı” diye ellerimi çırparak kupürü...

- 8 Eylül 2003

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/2003/09/08/yazarlar/ahmetturanalkan.htm

Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Anahtar Kelimeler:

Anahtar Kelime Ekle: Bu da nedir?

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.