Gündem kanaviçesi
KonuÅŸmaması gerekenler konuÅŸtuÄŸunda, konuÅŸması gerekenler konuÅŸmadığı için konuÅŸmak ihtiyacını hisseden Hasan Celal Güzel bugün AyaÅŸ Cezaevi’nde mukim.
Geçenlerde, esasen bildiÄŸim; ama manasını ÅŸimdi fark ettiÄŸim ÅŸahane bir atasözü duydum ve akıl defterime kaydettim. Diyor ki: ölürsen yer beÄŸensin, kalırsan el beÄŸensin! Bir baba evladına, ÅŸu sözün mazmununu ve hakikatini miras olarak bıraksa yeter de artar bile.Hasan Celal Güzel AyaÅŸ Cezaevi’nde yalnız deÄŸil; demokrasiye, hukukun üstünlüğüne, hukuk devletine ve hakkın yerde kalmayacağına inanan herkesin bir parçası, bugün AyaÅŸ Cezaevi’nde mukimdir.’El’ beÄŸendi Hasan aÄŸabey!
YURTTAŞLIK BİLGİSİ YETMİYOR!
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası; Birinci Kısım; Madde 9, aynen: ‘Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız mahkemelerce kullanılır.’ diyor.
‘İade-i Mücrimin’ sözleÅŸmesi icabınca da olsa ‘egemen’ Türk devletinin ‘yargı yetkisi’nin bir kısmını olsun kullanmaktan kendini alıkoyması ne anlama geliyor bir türlü çıkaramadım. YurttaÅŸlık Bilgisi dersinden öğrendiklerimiz, böyle çetrefil hukuk inceliklerini anlamaya yetmiyor. Bağımsız Türk mahkemelerinin yetki alanını idari kararla daraltan, aynı durumdaki bir baÅŸka zanlı ile mukayese edildiÄŸinde adaletsizliÄŸi apaçık bir fiili durum ortaya çıkmasına sebep olan bu nükteyi ‘egemen devlet’ anlayışının neresine yerleÅŸtireceÄŸiz?
İYİ HABER!
‘Kıyak emeklilik’ tasarısı bu defa direkten dönmeden kanunlaÅŸacaÄŸa benziyor; zamanlama mükemmel, kapsama alanı çok iyi düşünülmüş, esbab-ı mucibesi nefis. ‘Makam tazminatı’ ona müstahak olduÄŸu için tasarıdan istifade edecek olan bir bürokrattan edindiÄŸimiz habere göre Hazine’ye pek öyle aman aman bir külfeti de dokunmayacakmış.
Ne kadar mutlu olduÄŸumu anlatamam; biz de ‘Kıyak emeklilik’in kötü bir ÅŸey olduÄŸunu sanıyorduk. Bundan önceki sekiz denemede ÅŸu ‘akıllar’ düşünülüp de necip milletimize güzelce anlatılmış olsaydı, bugüne kadar bu problemi en az sekiz defa halletmiÅŸ olmaz mıydık?
Feda olsun: Bu millete ne zaman ‘esbab-ı mucibeleri’ böyle adam gibi anlattınız da biz ‘hayır efendim, istemezükçülerden olduk?
Bu iyi haber, hiç değilse bundan sonra mebuslarımız ve yüksek mülki, askeri ve adli makamlarımız mağdur olmayacaklar!
BAKİ DEĞİL ABDÜLBAKİ!
Futbolda kaybetmek ihanet oldu; tavlada, satrançta, piÅŸtide kaybetmek niçin ihanet deÄŸil? Futbol bir ‘oyun’. Kazanan takımlar da netice itibariyle Türkiye liginde oynayan takımlar. Fenerbahçe, Pendikspor maÄŸlubiyeti ertesinde gösterdiÄŸi aşırı hassasiyeti, MTK BudapeÅŸte karşısında gösterseydi bu hale gelir miydi? BeÅŸiktaÅŸ Hapoel Hayfa karşısında kaybettiÄŸinde kendisi ile hesaplaÅŸmaya kalkışsaydı bu infiali yaÅŸar mıydı?
Kendisini ‘Fenerbahçeli’ olarak tanıtan bir kadim futbol yazarı, ‘Futbolcular geçici fakat Fenerbahçe bakidir’ diyor televizyon sohbetinde; algı bozukluÄŸunu fark edebiliyor musunuz? ‘Bekaa’ sıfatını taşıyan bir futbol kulübü Pendik’e nasıl yeniliyor öyleyse?
BAÄžIMSIZ FIKRA
Arslanın canı sıkılmış bir gün ‘Kiminle, nasıl eÄŸlensem?’ diye düşünüp dururken tilki imdadına yetiÅŸmiÅŸ, ‘HaÅŸmetmeab, çağırın tavÅŸanı, ‘Nerede senin ÅŸapkan?’ diye sorun. Åžapkası yoksa niçin yok, varsa niye var diye sıkıştırın; alın size eÄŸlence!’
Arslan, ‘Bak bu iyi akıl’ diye denileni yapmış ve tavÅŸanı bir güzel hırpalamış; ama ertesi gün yine can sıkıntısı. Aynı numarayı tekrarlamak da arslanlığa yakışmıyor! Tilki yine yetiÅŸmiÅŸ: ‘HaÅŸmetmeab kolayı var; çağırın tavÅŸanı, bir sigara isteyin. Sigarası yoksa zaten döversiniz, varsa daha iyi, filtreli ikram ederse niçin filtresiz yok, filtresiz tutarsa, niye filtreli taşımıyorsun diye dayak atar eÄŸlenirsiniz.’
Arslan hemen çağırmış tavÅŸanı, demiÅŸ ki, ‘Sigaran var mı?’
Tavşan hemen arka cebinden tabakayı çıkarmış,
-Buyrun kral hazretleri, filtreli mi istersiniz, filtresiz mi?
Arslanın kafası karışmış, ne diyeceğini şaşırmış, çaresizlik içinde gürlemiş:
-Bak ÅŸu edepsize, nerede be senin ÅŸapkan?’
…….
İşbu fıkra hiçbir surette birtakım siyasi, sportif ve diplomatik gelişmelere atfolunarak yorumlanmamalıdır; ama hayalhanenize nasıl ambargo koyabilirim ki?
İlgili olabilecek yazılar:
- Devlet, Fener, laiklik, tavÅŸan… Devletin 1923′te kurulmuÅŸ olması, tamamlanmışlığı deÄŸil baÅŸlangıcı ifade ediyor; halbuki...
- Boynumuza asılan gündem Hürriyet yazarı Cüneyt Ülsever, 24 Ocak Pazartesi günü köşesinde 28...
Ahmet Turan Alkan - 18 Aralık 1999
Kaynak: http://www.zaman.com.tr/1999/12/18/yazarlar/12.html
Bu yazıyı yazdır
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.


