Fantezi

Mayıstaki cumhurbaşkanlığı seçimlerini artık bir başka nokta-i nazardan merak ve heyecanla bekliyoruz; hatta bu yeni nokta-i nazar o kadar ilginç ve aydınlık sonuçlar vadediyor ki, kimin cumhurbaşkanı olacağı veya olamayacağı konusu bile daha şimdiden pörsüdü sayılır.Fantezi şu:

A.N.Sezer devlet baÅŸkanlığından ayrıldıktan sonra, bir kısım gazetelere göre- solu toparlamak için harekete geçiyor; Ankara’da karargâh haline getirdiÄŸi apartman dairesi, yoÄŸun bir ziyaretçi trafiÄŸine sahne oluyor. Yeni bir parti mi kurulsun, mevcut partilerden biriyle mi mutabık kalınsın, yoksa amiral gemisi mevkiindeki CHP’ye mi tevessül edilsin tartışmaları yaÅŸanıyor. Bu trafikte matbuatımızın “âkıl” sol kalemşörleri, eski tâbirle “müdîr” mevkiinde rol oynuyorlar ve Sayın Sezer’e gerektiÄŸinde -benim tahminime göre günde birkaç defa- yörünge düzeltici telkin ve tavsiyelerde (ayar) bulunuyorlar. Aradan bir hafta, on gün geçtikten sonra Sayın Sezer’in kafası karışmaya baÅŸlıyor. Türkiye’nin onuncu sâbık cumhurbaÅŸkanı olmak sıfatıyla henüz popülaritesi yerindedir fakat, devlet baÅŸkanlığı süresi içinde ulusalcı takımı indinde çok takdir edilen hukukçu-bürokrat kafa yapısına pek uymayan geliÅŸme ve dedikodulardan tedirgin olmaya baÅŸlamıştır. Özellikle sol cephenin CHP kanadından gelen haberleri bir dala kondurmakta büyük müşkilat çekiyor. Onun beklentisi Deniz Baykal’ın bilmem kaçıncı olaÄŸanüstü bir CHP kurultayı toplayarak izzet ü ikbâl ile genel baÅŸkanlık koltuÄŸundan kalkması ve Sayın Sezer’in, solu toparlayıcı en muteber ve saygıdeÄŸer bir isim olarak bu koltuÄŸa lâyık görülmesidir fakat o günlerde Deniz Baykal’ın ve CHP kurmaylarının gerçekte tam olarak ne istediklerine anlam vermekte zorlanıyor. Neticede kendisine CHP içinde biçilen rolün, vaktiyle bir ‘İlahiyat Profesörü’ne atfedilen fonksiyonla üç aÅŸağı beÅŸ yukarı aynı pozisyon olduÄŸunu fark edebiliyor. CHP kurmayları telmihen Sayın Sezer’e diyorlar ki, “siz, deÄŸerli bir hukukçu, yılmaz bir aydınlanmacı, saygıdeÄŸer bir Atatürkçüsünüz fakat siyasi tecrübeniz -yedi yıl devlet baÅŸkanlığı yapmış olmanıza raÄŸmen- henüz tıfl-ı ebcedhan mertebesindedir. Sizi bu “deneyimsizliÄŸinizle” solun amiral gemisinin kaptanlığına getirmek, sefere çıkarken geminin dibine iri bir delik açmaktan farksız olur. Siz, engin deneyiminiz ve saygıdeÄŸer kiÅŸiliÄŸinizle bir sembol isim olarak kurmay heyetimizde yer alınız, mitinglerde boy gösteriniz; gemi azıya almış giden saÄŸcı partilere haddini bildiriniz ama genel baÅŸkanlık için henüz çok erken vs. vs…”

Böyle bir role Sezer rıza gösterebilir mi? Apple ÅŸirketinin kurucusu Steven Jobs’un dediÄŸi gibi, “donanmada kaptan olmaktansa denizde korsan olmak yeÄŸdir” deyip kendi partisini kurmaya kalkışsa, bu teÅŸebbüsün bilcümle emeklilik ikramiyelerini sıfıra müncer kılmaktan gayrı netice vermeyeceÄŸi açıktır. Sair küsurat partilerinde sıra neferi olmayı kendine uygun bulmayacağına göre Sayın Sezer’in sol politikanın kıta sahanlığında sismik sondajlarda bulunması nasıl bir finalle neticelenebilir ki?

“Neler ister bu gönül, söylesem ÅŸikâyet olur” demiÅŸ ÅŸair; benim gönlümde yatan aslan, Sayın Sezer’in CHP’nin başına geçmesi, o mümkün olmazsa (ki, balığın kavaÄŸa çıkması daha elveriÅŸli bir ihtimâldir), kendi partisini kurarak deÄŸerli fikir ve mütalaalarını halka arz etmesidir; böylece laik ve demokrat halkımız, Sayın Sezer’in görevi boyunca siyasi iktidarlara karşı tek başına yürüttüğü laik ve aydınlanmacı hukuk muhalefetine ne kadar muhtaç bulunduÄŸumuzu anlayacak ve 1950′de DP’nin kazandığı seçim baÅŸarısını bile kıskandıracak bir teveccühle Türk tipi çaÄŸdaÅŸlaÅŸmayı altından zafer çelenkleriyle süsleyecektir.

Ve şair diyor ki: Zehî hayâl-i muhâl, zehî tasavvur-ı bâtıl!

Okuyuculara önemli not: Bir aydan beri tamamen benden kaynaklanan teknik sebeplerle okuyucu mektuplarına cevap veremiyorum. Herkesten özür dilerim. ATA.

Yazıyı Paylaş

İlgili yazı bulunamadı.

- 9 Aralık 2006

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazino=468530

Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Anahtar Kelimeler:

Anahtar Kelime Ekle: Bu da nedir?

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.