DTP’nin siyasi misyonu bitti

-Hocam, Güneydoğu’da ve bazı büyük şehirlerde sokağa dökülen PKK yandaşları, açılımı destekleyenleri üzdü, kırdı dersem, bana katılır mısınız?

-Elbette; görüntü açık; önceki akşam Doğan grubunun bir televizyonu, “1992′deki Nevruz olayları”nı hatırlatan bir haber yaptı ki manidardı. Haberci takımının meseleye bakışı farklı, onlar “nerde hareket orda haber” mantığını öne koyuyorlar. Vatandaş ekrandaki şiddet gösterilerini görünce şaşırıyor tabii. “Hani açılım vardı, ne oldu?” diye düşünüyor.

-Evet, ben de öyle düşünüyorum; ne oldu?

- Kısaca şöyle: PKK, kendisini destekleyen harici payandaların altından birer birer çekildiğini görüyor; hırçınlaşıyor. Eskisi gibi şiddet kullanarak, dağda eylem politikasını sürdürerek var olabileceklerini sanıyorlar. Onlar için bu en ucuz ve etkili siyaset biçimiydi çünkü.

-Etkili de oldular ama…

-İyi de nereye kadar? Tasfiyeye uğramışlığını fark edenlerin canhıraş hamlesi bu. İmralı’daki adam, yapabileceği son şeyi yapıyor ve çoluk-çocuğu yüzlerinde maskeyle sokaklara salıyor. Hesapları şu: Her Kürt bizi desteklemeye, en azından sesini çıkarmamaya mecbur diye düşünüyorlar. Karşı çıkana dünyayı zindan ederiz diye düşünüyorlar. Eskiden böyleydi ama artık öyle olmadığını gösteren alâmetler var: DTP, anayasanın ruhuna aykırı duruşuna rağmen pratikte bir Kürt partisi olarak kabul görüyor, ciddiye alınıyordu. Bu dönemde DTP’nin, İmralı’dakinin ağzıyla konuşması DTP’nin siyasi fonksiyonunu mahvediyor, tüketti hatta. Herkes şöyle düşünecek şimdi: Apo varken DTP’ye ne hâcet? Ne yazık ki DTP, tarihi zamanın önüne getirdiği fırsatı yanlış kullandı. Sözcüleri provokatif bir ağızla kamuoyunu tahrik ediyorlar, “Bizi kapatsalar bile yine galibiz” fikriyle sorumsuz davranıyorlar.

-Ne olacak peki?

-Olması gereken olacak: Mutedil, aklıbaşında, sivil siyasetten yana Kürtler siyasi sahneye çıkacak, örgütleyecek. Bazıları bu sürecin İmralı’dakini meclise taşıyacağını, hatta Kürtlere bir İstiklal Marşı bestelenebileceğini bile düşünüyorlar; kimisi bunu ümid ediyor, kimi ürküyor. Ben aksi kanaatteyim. Apo ve PKK ve maalesef artık DTP tarzı siyaset tasfiye olacak. Ilımlı Kürtler siyasette o boşluğu kapatacak!

-Bu gösterileri Afganistan pazarlığına bağlayanlar da var; diyorlar ki, “Türkiye Afganistan’a muharip asker yollamayı reddedince, ABD sokak gösterilerine yeşil ışık yaktı, ortalığı karıştırdı”.

-Garip! Bu gibi komplo teorilerinin Türkiye’yi küçümseyen, “biz şunun bunun kuklası olmuşuz; hiçbir şeye gücümüz yetmiyor” diye düşündürten bir tarafı var. O kadar basit mi yahu?

-Değil mi?

-Değil tabii ki. Türkiye’de devlet, Cumhuriyet kurulalı beri kendi halkını ciddiye alan, hatırını-hukuku sayan bir tavır takındı; bir millet olabilme şansıdır bu. Bunu başarırsak, yani bir millet, konsolide bir toplum haline gelirsek aynı anda büyük devlet, büyük güç olacağız. Bu yolda çok mesafe alındı; bugün konuştuğumuz şeyleri otuz yıl önce düşünmek bile suçtu nerdeyse. Bu yüzden çoğumuzun zihni konforu darmadağın oldu; tedirgin olduk, şaşırdık, tereddüd ettik ve ediyoruz fakat güne bakıp yılı gözden çıkaracak mıyız? Mesele bu: Erginleşiyoruz. Son iki yıla sığan hadiseleri hatırla; normal zamanlarda Türkiye’de zihni gelişimin bir asrına karşılık gelecek önemli dönüşümler yaşıyoruz; pek çok şey aynı anda gerçekleştiği için algılaması zor oluyor.

-Enseyi karartmayalım diyorsunuz yani!

-Aynen öyle Çekirge; düne göre daha ilerdeyiz. Yarın daha iyi olacak inşallah; işaretler öyle gösteriyor çünkü.

Yazıyı Paylaş

İlgili olabilecek yazılar:

  1. Ortaoyunu bitti İlkokulların birinci sınıflarındaki çocuklara isimlerle nesneler arasındaki bağlantıyı kurabilmeleri için...
  2. 18. asır çoktan bitti: Haberiniz olsun! 21. yüzyılın başlarındayız; laikliği bizim kadar hararetle, kapsamlı ve bir...
  3. Siyasi kaçakçılık Kaçak elektrik kullanma oranı % 22,5; meâlen her dört aboneden...
  4. Sağolasın siyasi İslâm! “Otuz yıllık geçmişinde bu siyasi çizgi, üçü mahkeme kararıyla olmak...
  5. Siyasi yasaklı olmayan var mı içinizde? Hayır; akıl sağlığımızı bozmanıza izin vermeyeceğiz, direneceğiz; aldırış etmeyeceğiz, ciddiye...

- 7 Aralık 2009

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=924216

Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Anahtar Kelimeler:

Anahtar Kelime Ekle: Bu da nedir?

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

  • mustafa kibar

    Selam ile,
    Bu tür sancılı geçişlerin tabii olduğu kanaatimi her zaman muhafaza etmekteyim.Son 20-30 senedir benzer sancıları hep yaşamaktayız. Bu sancı bittikten sonra bir doğum olacak, sonra bir sancı daha ve bir doğum daha. En az üç doğum olacak bence. En az üç çocuk tavsiyesi ile paralellik arzediyor. Latife bir yana, sancılarımız, göründüğü, gösterildiği kadar ağır değil, ama öyle gösteriliyor veya gösterilmeye çalışılıyor. Nümayişleri sancı olarak kabul ettiğimizde, medyaya aksedenle amel edersek, ülke yanıyor, batıyor. Hakiatin bu olduğu çok şüpheli. Dikkatle izlendiğinde, geniş açılı görüntülerde Diyarbakır’da en fazla 10-15 bin , Adana’da 3-5 bin kişinin nümayişlere katıldığını, bunlardan en fazla 500 kişilik grupların tedhişhe yöneldiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Her iki vilayetimizde ortalama 1.5 milyon kişi yaşadığını dikkatinize sunarım. Sayıları az ama gürültüleri fazla bir azınlık grubu bunlar. Başka memleketlerde olsa son haber ya olur ya olmaz, ama bizde ilk haber, sürmanşet veriliyor. Sebebini izan ve irfanınıza bırakıyorum.
    Selam ile

  • mustafa kibar

    Selam ile,
    Bu tür sancılı geçişlerin tabii olduğu kanaatimi her zaman muhafaza etmekteyim.Son 20-30 senedir benzer sancıları hep yaşamaktayız. Bu sancı bittikten sonra bir doğum olacak, sonra bir sancı daha ve bir doğum daha. En az üç doğum olacak bence. En az üç çocuk tavsiyesi ile paralellik arzediyor. Latife bir yana, sancılarımız, göründüğü, gösterildiği kadar ağır değil, ama öyle gösteriliyor veya gösterilmeye çalışılıyor. Nümayişleri sancı olarak kabul ettiğimizde, medyaya aksedenle amel edersek, ülke yanıyor, batıyor. Hakiatin bu olduğu çok şüpheli. Dikkatle izlendiğinde, geniş açılı görüntülerde Diyarbakır’da en fazla 10-15 bin , Adana’da 3-5 bin kişinin nümayişlere katıldığını, bunlardan en fazla 500 kişilik grupların tedhişhe yöneldiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Her iki vilayetimizde ortalama 1.5 milyon kişi yaşadığını dikkatinize sunarım. Sayıları az ama gürültüleri fazla bir azınlık grubu bunlar. Başka memleketlerde olsa son haber ya olur ya olmaz, ama bizde ilk haber, sürmanşet veriliyor. Sebebini izan ve irfanınıza bırakıyorum.
    Selam ile