Dolaptaki marangoz

Fıkra çok kişinin mâlumu ama duruma uyduğu için tekrarında fayda var.

Tren yolunun hemen kenarında evi bulunan bir adam, her tren geçiÅŸinde yatak odasındaki elbise dolabının sallanıp gıcırdamasından fena halde rahatsız. Bu durumu gidermek için eve bir marangoz çağırıyor. Marangoz ilk muayenesinde görünür bir arıza bulamıyor, “En iyisi tren geçene kadar dolapta beklemek” fikriyle dolaba girip beklemeye baÅŸlıyor ama tren bir türlü geçmek bilmiyor. O esnada evin sahibi, gelen acil bir telefon üzerine evi alelacele terk etmek zorunda kalıyor. Kapıların açık kalmasından şüphe eden komÅŸusu “hırsız mıdır, nedir?” merakıyla eve giriyor, odanın kapısını açıyor ve kimseyi bulamıyor; tam çıkacekken dolaptan bir tıkırtı gelmesi üzerine dolabın kapağını açıyor. İçerde marangoz beklemekte,

-Kimsin ne işin var burada diye soruyor komşu. Marangoz ise çaresiz,

-Şimdi sana tren bekliyorum desem inanmayacaksın!

Nice zamandır laikliğin tehlikede olduğu mesajı vermek, bazı zevat arasında selamın yerine geçti,

-Merhaba aziz dostum, biliyorsunuz gerici akımlar aldı yürüdü.. Ee, daha ne var ne yok?

-İyilik sağlık, yuvarlanıp gidiyoruz işte; yaa ne demezsin canım kardeşim, ortalıkta tarikatçılar fink atıyor.

-Öyle fakat seçimle işbaşına gelen kurumlar büyük gaflet içinde; sahi sizin ortanca kız üniversiteyi kazandı mı?

-Hele o kıyafet ınkılâbına aykırı şeyler nedir öyle birader, bu sene olmadı amcası, bir sene daha hazırlanacak bakalım!

-Biz bu ülkeyi sokakta bulmadık ama, ne yapalım sağlık olsun, seneye kazanır inşallah. Duydun mu benzine yine zam gelmiş?

-Havalarını alırlar; bu can bu tende sağ oldukça laikliğin kılına zarar getirtmeyiz, üstelik önümüz de kış, bakalım kalorifer yakıtları kaça çıkacak?

Adam kitap hırsızlığı (intihal) yapmış; cürmü, meslek kuruluÅŸları tarafından onaylanmış, “nedir bu üstad; ayıp olmuyor mu?” diyorlar.

– İnanmayacaksın ama ben burada trenin geçmesini bekliyorum, dese daha mâkul olacak belki ama öyle yapmıyor, “Türkiye laiktir laik kalacak; gericiliÄŸe taviz yok” cevabı veriyor.

Ne küçümsemeli, ne de abartmalı ama bu kadar üstüne düşmek, neticede laikliÄŸe zarar verir. Halk arasında “muhabbetten maraz” diye tâbir vardır; laikliÄŸi bu derece önemseyenlerin gerçekte laikliÄŸin ruhuna yabancı kalmaları, laiklik kavramından rahatsızlık duyanların ise onun ne kadar lüzumlu bir yönetim tekniÄŸi olduÄŸunu bilmemeleri, laikliÄŸin ülkemizdeki kaderini tarif eden bir garipliktir; her iki taraf da, kavramın gerçek anlam dünyasını ıskalamakta aynı derecede zihni tembellik gösteriyor ve neticede laiklik, Giyom Tell hikayesindeki Avusturyalı valinin, herkesin selamlaması için ÅŸehir meydanına astırdığı o ünlü ÅŸapkasına benzer bir tahrik ve inat sembolü haline geliyor. Avusturyalı vali, vatansever İsviçrelileri kışkırtmak için ÅŸapkasını meydana astırmış ve gelip geçenden ÅŸapkayı selamlamalarını ÅŸart koÅŸmuÅŸtu hani!

“Tüketmeyin, lâzım olur” deyip geçiyoruz.

***

O dört dakika içinde evdeki herkes iÅŸi gücü bırakıp Elvan”ın 1500 metre yarıfinal seçmelerinde ne yapacağını seyretmeye baÅŸladı. Önceki olimpiyatlarda finaller neyse ama seçme için yapılan koÅŸuları merak edip seyrettiÄŸimi hiç hatırlamıyorum. O anda bir yarışı “seyretmenin zevki”ni hissettik. Belki biraz da Elvan”ın o içe kapanık, çocuksu ve çelimsiz halinin telkin ettiÄŸi sempatinin de eseriyle, yarışın final karesinden ibaret olmadığını, her ânı zevkle seyredilir bir süreç olduÄŸunu fark ettik. O yüzden bu gece Elvan”ın 1500 finalinde kaçıncı geleceÄŸi benim için pek de önem taşımıyor; yarışması kâfi. 5000 finalinde uÄŸradığımız hayal kırıklığımızı düşünüyorum; “yarışmadığı” için üzülmüştük; kaybettiÄŸi için deÄŸil.

Yazıyı Paylaş

İlgili olabilecek yazılar:

  1. Marangoz sendromu Şimdi canım kardeşim benim, ne söylesem altında buzağı arayacaksınız fakat...
  2. Tren beklerken… Size ÅŸimdi bir fıkra anlatacağım, fakat bu fıkrayı daha önce...

- 28 AÄŸustos 2004

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/?bl=yazarlar&trh=20050928&hn=85567

Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Anahtar Kelimeler:

Anahtar Kelime Ekle: Bu da nedir?

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.