Cevap beklemeyen sorular
Aşağıdaki sorular, sadece bir nevi zihin idmanı olsun kastıyla, uzun uzadıya düşünmeden, çalakalem sıraladığım istifhamlardan ibaret. Bu sorulara verebileceğiniz muhtemel cevaplardan yola çıkarak yeni komplo senaryoları tasarlamanızı istemiyorum.
Hemen belirtmem gerekiyor ki, bu soruların doÄŸmasına sebep olan en mühim hadise, Sayın BaÅŸbakan’ın iki gün önce birdenbire, “yeni cumhurbaÅŸkanı için elimde aday isimlerinin listesiyle uzlaÅŸma arayışına çıkarım” ÅŸeklindeki ÅŸaşırtıcı açıklaması olmuÅŸtur.
Şimdi sorulara geçiyorum.
*
-27 Nisan günü, iktidarla anamuhalefet partisi rol deÄŸiÅŸtirmiÅŸ olsalar; CHP 350 küsur vekille iktidar, AK Parti de anamuhalefeti temsil etse idi, Anayasa Mahkemesi muhalefetin (yani AK Parti’nin) 367 itirazını kabul eder miydi; kabul etse de neticede bu itiraza hak veren o meÅŸhur karara imza koyar mıydı?
-O günün gecesi saat 23 sularında Genelkurmay’ın web sitesinde o bildiri yine de yayınlanır mıydı?
-İki gün sonra anamuhalefet lideri ErdoÄŸan, “Anayasa Mahkemesi bu itirazı reddederse ortalık karışır” der miydi; demiÅŸ olsa cumhuriyet savcıları re’sen harekete geçip anamuhalefet liderini mahkemeye baskı ve tehdit ithamıyla soruÅŸturmaya kalkışır mıydı?
-CHP ile AK Parti yer değiştirmiş olsalar, oylama günü ikindi sularında bir meczup çıkıp YÖK merkez binasını basmaya kalkışır mıydı (sahi, ne oldu o mesele?)
-Farz-ı muhal öyle olsaydı o gün, ANAP ve DYP liderleri meçhul bir adresten gelen telefonla zihnî teÅŸevvüşe uÄŸrayıp Meclis’e gitmekten yine vazgeçerler miydi?
Şimdi plağın öteki yüzünü çevirerek sorulara devam edelim:
-BaÅŸbakan, “âyâlime bile söylemedim; kimselere de söylemem” diyerek cumhurbaÅŸkanı adayını o mâhut grup toplantısına kadar saklamak yerine diyelim ki on beÅŸ gün önce açıklasaydı, iÅŸler yine sarpa sarar mıydı?
-Veya dün söylediÄŸini bir buçuk ay önce söyleyebilmeyi, yani, “yeni cumhurbaÅŸkanı için uzlaÅŸma ararım; elimde liste aday isimleriyle tura çıkarım” diyebilmeyi kabullenebilseydi, Türkiye yine de bir anayasa buhranıyla karşılaşır mıydı?
-Böyle söyleyebilmiş olsa, Türkiye yine apar topar anayasa değişikliğine giderek cumhurbaşkanını halka seçtirmeye razı olur muydu?
-Muhalefetin de üzerinde ittifak ettiÄŸi bir isim, cumhurbaÅŸkanı adayı olarak Meclis’e gelseydi, mayınlı terör hadiselerinin sayısında yine de belirgin bir artış göze çarpar mıydı?
*
Cevapları ne olursa olsun, şu sorular gösteriyor ki 27 Nisan krizinde ülke, bütün kurumlarıyla beraber müthiş bir enerji kaybına uğramış, küçücük hesap ayrıntıları yüzünden siyasi cepheleşme riski bile göze alınmış ve neticede Türkiye itibar kaybetmiştir.
Muhtemel cevapları ne olursa olsun şu sorular gösteriyor ki, 27 Nisan krizinin ana aktörleri, farklı veya benzer sebeplerden demokrasi ve hukuk dersinden sınıfta çakarak güvenilmezlik noktasında birbirlerinden farksız hale gelmişlerdir.
Türkiye’de siyaset böyle yapılmaktadır.
*
BaÅŸbakan, “bundan sonra cumhurbaÅŸkanlığı için uzlaÅŸma ararım” dediÄŸi için deÄŸil, vaktiyle uzlaÅŸma aramaya lüzum görmediÄŸini itiraf ettikten sonra yanlış hareket ettiÄŸi için milletten özür dilemek zorundadır.
İlgili olabilecek yazılar:
- “Pozitif” cevap bekleyen sorular Faiz geliriyle geçinen sektör hariç Türkiye iktisadi bakımdan küçülüyormuÅŸ: “Günaydın!”...
- Soru: Ne deÄŸiÅŸti? Cevap: Hiçbir ÅŸey! Anayasa’nın kaç maddesi deÄŸiÅŸti, deÄŸiÅŸiklik kesinleÅŸti mi ve hepsinden önemlisi...
- Saç döktüren sorular Olup bitenlerin Kemalist doktrin açısından nasıl değerlendirilmesi gerektiği yolunda kimsenin...
- Sorular, tesbitler… 1- Saldırgan hemen yakalandı ama cuma günü öğle vakti itibariyle...
- Yunan krizine dair küçük sorular Dikkatlerimizin daha ziyade “iç”e döndüğü önemli bir sosyal deÄŸiÅŸim sarsıntısının...
Ahmet Turan Alkan - 10 Temmuz 2007
Kaynak: http://www.zaman.com.tr/webapp-tr/yazar.do?yazino=562208
Bu yazıyı yazdır
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.


