Bu Rusya iflah olmaz!

Hadise çok boyutlu ve her yönüyle yorumlanması ciltler doldurabilir; sırf bizim gazetenin hanım yazarlarının meseleyi irdemeleri ve asla hatırımıza gelmeyecek bakış açıları bularak birazdan ayrıntılarını vereceğim skandalın farklı uzantılarını işaretlemeleri bile kendi başına bir çığır teşkil edebilir!

Efendim hadise şöyle cereyan ediyor:

Rusların ünlü Bolşoy tiyatro ve bale topluluğunu bilirsiniz. Ben bilmem, sadece duymuşluğum var. Bu yaşlara geldiğim halde bale denilen sanat dalından zevk duymayışımda bir anormallik olması gerektiğini hissediyorum; kabahat balede değil, bende tabii. Bütün dünyanın âkıl ve münevver adamları bale sanatından derûni zevkler istihrâc ederken, benim resmen can sıkıntısı nöbetlerine uğramaklığım sıhhat alâmeti değildir. Yeri geldi de belirtiyorum; Opera da aynı fâsiledendir ha!. Bilgi yarışmalarında lâzım olur kabilinden vaktiyle Maria Callas ve Pavorotti isimlerini hıfzımda tutuyorsam da, o kadarı bile şimdiye dek hiç gerekmedi. Canları sağ, ömürleri müzdâd olsun; benden öte icrâ-yı sanat eylesinler; uzaktan saygı duyarım.

E, hani hadiseyi anlatacaktım?

Meddahlığın da bir kavaidi var a benim canlarım; sabır buyurunuz!

Netekim bu BolÅŸoy Balesi’nin dünyaca meÅŸhur balerinlerinden Anna Voloçkova nâm hanım güpegündüz iÅŸinden kovulmuÅŸ; ben “acans”ın yalancısıyım. Şöyle olmuÅŸ: BolÅŸoy yöneticileri Anna Hanım’a bir sabah, “sen artık iÅŸe gelme Madam Voloçkova” demiÅŸler. Voloçkova da hemen tahmin edeceÄŸiniz üzre,

-Niye ki ne? deyince,

-Bizim baletler kendi aralarında bir toplantı yapmışlar (Balet, “bale yapan erkek” mânâsına geliyor; delikanlılığın lugâtinde böyle bir kelime olmadığı için izah ediyorum) ve demiÅŸler ki”biz bu Anna’yı artık havalara atıp tutmaktan bîzâr olduk. Moskova civarındaki inÅŸaatlarda amelilik yapsak bundan evlâdır. Canımıza tak etti; çoÄŸumuzda bel ve kasık fıtığı baÅŸladı; bu gidiÅŸle ya halter takımına yazılıp, balenin “tombiÅŸler” kategorisinde icra-yı sanat eyleriz ya da bu Anna’yı başımızdan alın diye sızlanıyorlar” izahatında bulunulmuÅŸ.

Bu lâfları duyunca merak edip, o âna kadar yarım kulak dinlediÄŸim televizyon haberini bu defa “seyretmeye” baÅŸladım. Hani zannediyorum ki bu Anna Hanım, olimpiyat müsabakalarında menendini görüp “halimize şükür” diye tahtalara vurduÄŸumuz cinsten irikıyım, lâakal yüzyirmi okkalık, pehlivan gibi geniÅŸ omuzlu, her tarafından adaleler fışkıran gülleci esnafından bir duhter-i pâkizedir; fakat hayır, o da ne? Ekranda kuÅŸlar gibi sekerek tek ayak üstüne hoplayıp yeniden ayak baÅŸ parmağı üzerinde düştüğü halde dengesi bozulmayan ve bu esnada “Balet” diye tesmiye olunan bir kısım personel tarafından karpuz gibi kucaklanarak havaya fırlatılıp tutulan balerin Anna, topu topu elli kiloluk, sıska, atletik ve hatta civa gibi hanımdır.

MeÄŸer, bale sanatında bir hanım balerinin elli kilo civarlarına gelmesi, meslek argosunda “balıketli” veya resmen “ÅŸiÅŸko” kıvamına iÅŸaret ediyor imiÅŸ. Balet arkadaÅŸların, “inÅŸaatta çalışıp çimento torbası taşısak bu kadar zorumuza gitmez” diye yakındıkları mevzunun eni astarı iÅŸte bu kadar!

Lakin, baÅŸta da deÄŸinmiÅŸtim, meselenin boyutu bitip tükenecek gibi deÄŸil. Mesela Anna Hanım diyor ki, “iftira efendim; beni çekemiyorlar. Hayır yanlış anlaşılmasın, ağır olduÄŸumdan ötürü deÄŸil, sanatımı çekemiyorlar. SaygıdeÄŸer reisicumhurumuz Putin Bey’le ve Rus hükümet çevreleriyle yakınlığımdan uyuz olan bir kısım BolÅŸoy personeli, sanatımı iÅŸte böyle karalıyorlar!”

Buyrunuz bu da meselenin politik ciheti!

Buradan BolÅŸoy müessesesinin Balet personelini resmen kınıyorum; bir hanıma yapılabilecek en büyük tahkir ve tezyif (Bu iki kelimeyi, iÅŸini gücünü bırakıp hakkındaki yolsuzluk iddialarına cevap vereceÄŸi yere Türk dilinin inceliklerine hasreden İÜ Rektörü AlemdaroÄŸlu iyice uyuz olsun diye kasden ÅŸuracığa dercediyorum), o hanımın ağırlığı ile ilgili olarak “oo maÅŸallah, sizi biraz toplu gördüm” densizliÄŸinde bulunmaktır. Birader, kadını çekemiyorsanız komünist deyin, liberal deyin, o da olmadı, “evine gidince başına türban sarıyor” veya “elinden gelse balede haremlik-selamlık tefrikine gidecek; öyle azılı bir gericidir o” filan diye iftira atın; centilmenliÄŸe yakışıyor mu?

Bre densizler, bu Türkiye’de bir hanım için elli kilo ağırlık sıkletinde olmak, zaafiyet alâmetidir meselâ; bizde kantarın ibresi 60′tan baÅŸlar!

Daha nice yoruma müstahak incelikler var şu haberde lakin gördünüz yerim bitti; şu kadarını söyleyip gerisini hanım yazarlarımıza havale ediyorum:

Bu Rusya iflâh olmaz arkadaşlar; misâl Genç Osman!

Yazıyı Paylaş

İlgili olabilecek yazılar:

  1. Gayrı Fransa iflah olur mu? Başlangıcından beri laikliğin, dine ve dini sembollere yönelik bir tehdid...
  2. Başkan, buralar sensiz olmaz! Hadise basit: 77 yaşında rahmetli olan emekli hemşire Necla Omay,...
  3. Zulmün binası olmaz “Cıvata sıkıştırmak” daha çok totaliter ve buyurgan rejimleri hatırlatan bir...
  4. Sel kütüğünün dümeni olmaz Bazen hassasiyetler en zayıf yanımızı teşkil edebilirler; o yüzden sevgileri,...
  5. Kem âlât ile kemâlât olmaz Dehşetli bir kasırganın tam orta yerinde, kırık dümeni iple yarım...

- 5 Ekim 2003

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/?bl=turkuaz&alt=yazarlar&trh=20050928&hn=8930

Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Anahtar Kelimeler:

Anahtar Kelime Ekle: Bu da nedir?

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.