Böyle “dost”unuz oldukça…

Bak bak bak, ne diyor, “Ey Atatürkçüler, laikler; eÄŸer bugün susup sinerseniz biteriz. Atatürk biter. Atatürk Cumhuriyeti biter (…) Ilımlı İslam devletine döneriz.”

Adama göre Ergenekon operasyonunu yaptıran ve yönlendiren Amerika’dır. “Amerika’nın sıkıntısı ordudur” diyor, “Ordu orada dimdik durdukça, laik Cumhuriyet’ten kimse taviz veremez, ılımlı İslam devleti de kurulamaz; öyleyse asıl hedef ordudur.”

Sonra hayret verici ÅŸeyler söylüyor: “Bu ülkede her iktidar eÄŸer isterse polisi ele geçirebilir fakat Menderes bile orduyu ele geçiremedi. Harp Okulu durdukça kimse bunu baÅŸaramaz.”

Şöyle bir mantık: Polis, yargının, savcının emrinde deÄŸil iktidarın emrinde çalışır. Orduyu eleÅŸtiren kalemler, bu kadar yanlış yapan polisi niçin eleÅŸtirmiyorlar; tesadüf olabilir mi? Ve ardından daha önce yazdığı bir yazıyı iÅŸaretliyor; bu yazıya göre iÅŸgal altındaki ülkelerde iÅŸgalcilerle gerilla savaşı yapmak için önceden bazı silahlar gömülüp saklanırmış. Bir emekli general da bunları okuyunca demiÅŸ ki, “Vallahi yazdıkların doÄŸru. Bugün bulunan tüm silah ve cephanenin devlete kayıtlı olduÄŸunu asker de, polis de biliyor. Asker görev bilinci içinde sırlarını açıklamaz. Susuyor. Polis bunu biliyor ve kullanıyor. Asker hızla yıpranıyor.”

Emekli generalin yalan söyleyecek hali yok; adam da diyor ki, “Ergenekon adı altında kopan tüm gürültünün hedefi, Atatürkçüler ve de özellikle Atatürk’ün ordusu.”

İşte bunun için susulmamalı, sinilmemeli, bilgisayarla karşı taarruza geçilmeliymiÅŸ. Bakınız Atatürk’e söven yazılar nasıl artmış; “Atatürk’ün kurumları, onlara sahiplendiÄŸinizi görsün, hissetsin, yaÅŸasınlar. Bu ülke bizim… Bu cumhuriyet bizim. Atatürk bizim. Biz yaÅŸadıkça.. Korkmadıkça, sinmedikçe, palavraya pabuç bırakmadıkça.” diye olup bitenin içyüzünü bir güzel anlatıyor.

Bu memlekette fikir hürriyeti denilen şeyin varlığına delildir bu satırlar; ayrıca fikir hürriyetinin, saçmalama hakkını kapsadığını da mükemmelen izah eder.

Son zamanlarda bırakınız fikir serdedebilmeyi, eÄŸlendiriciliÄŸini bile kaybettiÄŸinin farkında olmayan ve “yandaÅŸ medya” tesmiye olunan bir gazetede yazmaya devam eden bu yazarın söylediklerini, bir belgesel tadı sunduÄŸu ve bir zihniyet MR’ı teÅŸkil ettiÄŸi için kısmen iktibas etmeyi faydalı buldum. Ergenekon zanlılarını Atatürk’ün, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin arkasına süpürmeye çalışarak temize çıkarmaya çalışan bu mantık, bütün garâbetine raÄŸmen ciddiye alınmalıdır çünkü bu ülkede hayli “muteber, toplumda iyi tanınmış, hukukçu, üniversite hocası, bürokrat, emekli asker ve polis ÅŸefi” dahi -ister inanın, ister inanmayın- üç aÅŸağı beÅŸ yukarı böyle düşünmektedir.

Ergenekon zanlıları açısından bu tür mütalaaların ne derece fayda veya zarar tevlid edeceÄŸini bilemem; ÅŸair bu gibi haller için, “bilemem eyleyecek hande midir, girye midir?” deyip geçiyorsa da ben “Senin gibi dostum olduktan sonra düşmana ne hâcet?” deyiÅŸinin bu duruma daha muvafık olduÄŸunu düşünürüm.

DoÄŸrularla yanlışları birbirinden ayırmak için doÄŸrusu parmağımı kımıldatacak deÄŸilim; hem üstüme vazife saymıyorum, hem de yerim dar. Üstelik fikir hürriyeti kavramı sâyesinde söylenenler, her zaman “fikir” ihtivâ etmese de lâzım ve faydalıdır. “Belgesel”in iyisi kötüsü olmaz.

Eskiden kitapların sonunda “doÄŸru-yanlış” cedveli bulunurdu, ÅŸimdi pek rastlanmıyor; bazı kitapların son sayfasında ise yanlışların düzeltilmesi için daha zekîce bir formül (bir beyit) yer alırdı: “Hata vü savab cedveline lüzum göstermedik/ Zirâ farkeyler ânı ÅŸehrimizin nüktedanları”

Fark edersiniz eminim!

Yazıyı Paylaş

İlgili olabilecek yazılar:

  1. Sizin hiç böyle bir dostunuz oldu mu? Daima düşünceliydi. Susması konuşmasından uzun sürerdi. Lüzumsuz yere konuşmaz; konuştuğunda...
  2. “Cafcaf”lı bir Ergenekon analizi! Ergenekon davası henüz iddianame safhasında; bilmem kaç bin sayfalık izahat...
  3. Tâciz Deniliyor ki, “Ergenekon topluma mal edilemedi, çünkü saÄŸ görünüyor; solcular,...
  4. MareÅŸal Çakmak, Balkan Paktı’na karşı mıydı? Cihet”i askeri’nin, siyasi meselelerde görüş beyan etmesi Kemalist, yani Atatürkçü...
  5. Silent leges inter arma* Basit bir sualle başlayalım: Son üç seneden beri -emekli veya...

- 19 Ocak 2009

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=805290

Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Anahtar Kelimeler: ,

Anahtar Kelime Ekle: Bu da nedir?

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.