Bir musallalık saltanat…
“Son Osmanlı”, Devlet-i Âliye’nin tarihe karışmasından tam 87 sene sonra pâyitaht ahalisinin hüsn-i ÅŸehadeti ve tekbirleriyle ebedî ahiret âlemine uÄŸurlandı.
Bu merasimde olup biten sıradan ayrıntıların tahlili, modern Türkiye’nin ve Türk siyasetinin derinliklerini anlamak bakımından çok dikkate deÄŸer ipuçlarıyla doluydu. ErtuÄŸrul Osman Efendi, dedelerinin ÅŸahsi mülkü sayılan Topkapı Sarayı’na beÅŸ yüz metre mesafede, yine dedelerinin yaptırıp vakfettiÄŸi bir selatin camiinde ancak bir musallalık saltanat sürdükten sonra öz dedesi II. Abdülhamid’in türbe eÅŸiÄŸine defnedildi. Öğle namazı esnasında caminin müezzin mahfiline bir Osmanlı sancağı dikilmiÅŸti. Sancaktaki Osmanlı hilal ve yıldızı bu coÄŸrafyada yaÅŸayan toplumun ortak istikametini iÅŸaret ediyor gibi geldi bana.
“Son Osmanlı” ErtuÄŸrul Osman Efendi, Devlet-i Âliye’nin tarihe karışmasından tam 87 sene sonra pâyitaht ahalisinin hüsn-i ÅŸahadeti ve tekbirleriyle ebedî ahiret âlemine uÄŸurlandı. İsatanbul’un en büyük selâtin camiî mevkîindeki Sultanahmet Camiî, dün öğle ezanında son cemaat mahfillerine kadar hasbeten lillah görevlerini yapmaya gelen insanlarla lebâ leb doldu taÅŸtı. Türkiye Cumhuriyeti’nin verdiÄŸi nüfus kâğıdını taşıyan İstanbullu vatandaÅŸlar, Osmanlı Hânedânı’nın evlâd-ı ekberi ErtuÄŸrul Osman Efendi’ye tâzim ve hürmette -elhâk- kusur göstermediler. Bu vefa, bir yönüyle mü’minin mü’min kardeÅŸine karşı ifa ettiÄŸi bir son vazife hükmündeydi; fakat aynı zamanda Modern Türkiye’nin Osmanlı MonarÅŸisi’ne ve onun unvansız mensuplarına yönelttiÄŸi ivazsız sevgi ve hürmeti de ifade ediyordu.
ErtuÄŸrul Osman Efendi, çok samimi ve vakur bir törenle uÄŸurlandı: Bu merasimde olup biten sıradan ayrıntıların tahlili, modern Türkiye’nin ve Türk siyasetinin derinliklerini anlamak bakımından çok dikkate deÄŸer ipuçlarıyla doluydu: ErtuÄŸrul Osman Efendi, dedelerinin ÅŸahsi mülkü sayılan Topkapı Sarayı’na beÅŸ yüz metre mesafede, yine dedelerinin yaptırıp vakfettiÄŸi bir selatin camiinde ancak bir musallalık saltanat sürdükten sonra öz dedesi II. Abdülhamid’in türbe eÅŸiÄŸine defnedilirken, onun cenaze namazında siyasi, dini ve hatta milli bir görev telakki ederek hazır bulunanlardan bir ferd-i vahit bile Cumhuriyet’in yerini alacak bir saltanat idaresine hoÅŸ nazarla bakmıyor.
Cami cemaatindeki siyasi ve tarihi basiretin, bürokratik menzillere kadar yaygınlaÅŸmasını temenni edenler devlet ve hükümet erkânının cenazeye gösterdiÄŸi vefadarlığı da kaydetmeden geçmek haksızlık olur. Onların iÅŸtiraki ile ErtuÄŸrul Osman Efendi’nin irtihali, Türkiye’nin yakın tarihi ile yüzleÅŸmeye hazır bulunduÄŸunun bir iÅŸareti gibi göründü.
Öğle namazı esnasında caminin müezzin mahfiline bir Osmanlı sancağı dikilmiÅŸti. “Müminlere yardım etmek ise üzerimize hak oldu.”* mealindeki ayet yazılı sancaktaki Osmanlı hilal ve yıldızı bu coÄŸrafyada yaÅŸayan toplumun ortak istikametini iÅŸaret ediyor gibi geldi bana. İnÅŸallah yanılmamışımdır.
Merhum’a rahmet, millete baÅŸsaÄŸlığı diliyorum. Biz o cenaze töreninde hazır bulunanlar OsmanoÄŸulları’na hakkımızı helal ettik. Helal olsun!
* Rum Sûresi, 47. ayet
İlgili olabilecek yazılar:
- Abartıyorsun Orhan Abi! 23 Eylül 2009 tarihinde rahmete kavuşan Osmanlı sülâlesinin en kıdemli...
- ErtuÄŸrul Osman’ın düşündürdükleri II. Abdülhamid”in torunu ErtuÄŸrul Osman, ancak 93 yaşında alabildiÄŸi Türk...
Ahmet Turan Alkan - 27 Eylül 2009
Kaynak: http://www.zaman.com.tr/haber.do?haberno=896741
Bu yazıyı yazdır
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.


