Bence müdür haklı!

Haberi duymayan kalmadı. TRT Çoksesli Korosu, Yunanistan’da bir konser verdikten sonra Ankara’ya dönerken otobüste Pavorotti çalınınca, koronun müdürü, “Bu kadar gâvur müziÄŸi yeter, kapatın lan bu gâvur müziÄŸini…” demiÅŸ ve ertesi gün hırsını alamayıp koronun günlük çalışma saatlerini üçten sekize çıkarmış!

Duyunca, “olmaz böyle ÅŸey, inandırıcı görünmüyor, bunda bir bit yeniÄŸi var ama ne?” diye düşünmeme fırsat kalmadan çoksesli müziÄŸin amigoları neÅŸriyata baÅŸladılar. Tekrarlanmaktan ötürü vıcık vıcık olmuÅŸ, inandırıcılığı kalmamış bir çaÄŸdaÅŸlık edebiyatı. Bir dakika, neresi çaÄŸdaÅŸtır bu çoksesli müziÄŸin? Böyle deÄŸer yargısı olur mu? BaÅŸlangıcı Rönesans asırlarına dayanan bir müzik tekniÄŸi nasıl hâlâ çaÄŸdaÅŸ kalır; resmen “tarihî”dir. DiÄŸer taraftan müziÄŸin çaÄŸdaşı, eskisi yok; iyisi kötüsü var; hatta onun da içinde daha ciddi bir klasman teÅŸkil etmek üzere iyi icrâ edilen veya kötü seslendirilen müzik olgusuna kadar inmek lâzım. Bizde ise çoksesli batı müziÄŸi taraftarlığı din gibi bir ÅŸeydir; içimizden bazıları illâ bu inanca sâlik olmamız gerektiÄŸini iddia eder ve özellikle Türk Musikisine yapılan devlet yatırımlarına ve bizatihi musikimizin kendisine çelme takıp dururlar.

Bu zevat yüzünden anlı-ÅŸanlı Türkiye Cumhuriyeti’nde Türk Musikisi konservatuarı, Cumhuriyet’in 50. yılında deÄŸil, 53. yılında açılabildi; üstelik ne engellemelere, ne cazgırlıklara, ne ÅŸirretliklere raÄŸmen.

Bu gecikme, Türk kültür tarihinin utancıdır!

Türk müziÄŸi dediÄŸimiz, çamaşır leÄŸeninin kenarına deynekle vurularak icrâ edilen folklorik temalı basit tıngırtılardan üretilmiÅŸ elektronize varyasyonlar deÄŸil ki; dünya musikisinin ihtiÅŸamlı ekollerinden biri, mübalaÄŸasız “müthiÅŸ bir birikim”; son derece deÄŸerli bir kültür varlığı, bir sistem. Bırakınız utanmayı, iftihar etmemizi gerektiren bir medeniyet hamlesi. Böyle bir birikimin konservatuarı nasıl yarım asır geciktirilir?

Çoksesli müzik, -hepsinin deÄŸil- bazı Batılı ülkelerde büyük kompozitörler tarafından geliÅŸtirilmiÅŸ bir müzik üslûbudur; evrensel filan da deÄŸildir. İllâ her ÅŸeyde evrensellik arayanların gidebileceÄŸi yegâne adres bugün “endüstriyel müzik” dediÄŸimiz Pop türüdür. Kaldı ki müzik tarzlarını ve ekollerini birbiriyle yarıştırmakta mânâ yok; her biri sevenlerince makbul ve muhterem. Senin müziÄŸin sana, benimki de bana netice itibariyle.

Dertlerinin baÅŸka olduÄŸu sonradan fark edildi. Efendim, tab’an ses sanatçılarının günde ancak azami üç saat temrin yapma imkânı varmış, halbuki yeni müdür (yani bu hadise bahane edilerek başı koparılmak istenen TRT yöneticisi) sekiz saat mesaiyi ÅŸart koÅŸmuÅŸ. Sendika yetkilisi de çıkıp diyor ki, “böyle ÅŸey olmaz!”

Olmaması gereken işte böyle sendikacılık anlayışıdır.

Bana göre bu uygulama son derece tabiidir; Kamu görevlileri, İş Kanunu’na göre her gün sekiz saat mesai yaparlar. Üç saat ses temrini yaparsın; artakalan zamanda ise oturur, sair hazırlıklarını ikmal edersin; mesela Musiki tarihi okursun. Yeni müdür herkese, “yevmiye sekiz saat herkes dik Kürdî perdesinden nefes açmak zorundadır” dememiÅŸ ki?

Basınımızın “sazan” kalemleri, bu “fabrikasyon” habere fena atladılar; ben hiçbir gazetede suçlanan müdürün ifadesini görmedim; bir de ona sorunuz, “Audi alterem partem” yahu! Çıkan haberlere göre müdür fena halde homongolos, bir otobüs dolusu sanatçı ise fena halde maÄŸdur. Sizin burnunuza bir yanık kokusu gelmiyor mu?

Bu arada “memleket memleket olalı böyle zulüm görmedi” fıkralarının menbaından da bahsetmeden geçmek olmaz; emsâli çoksesli korolardır ve ÅŸu cahil millet, çaÄŸdaÅŸ ve ilerici aydınlarının anlamadan övdüğü ÅŸu caanım müziÄŸin kadrini bir türlü anlamamıştır. Nankör müdür nedir?

Yalan söylüyorsam versinler TRT-1′de bir konser, aynı saatte TRT-2 de Hüsnü Åženledirici’nin programını yayınlasın; bakalım izlenme oranlarına!

Efendim.., iyi anlaşılmıyor!.. Aloo…

Yazıyı Paylaş

İlgili olabilecek yazılar:

  1. Sayın ÇörtoÄŸlu haklıdır! Danıştay BaÅŸkanı Sayın Sumru ÇörtoÄŸlu, “kürsüden misafir azarlama” geleneÄŸine riayetle...
  2. Laikçiler haklı; laikliğe sahip çıkalım! Herkesin bildiği ama herkesin her zaman hatırlamadığı bir gerçekten bahsedelim:...
  3. Sayın Kılınç haklı “DuruÅŸ yeri” önemli. Üç sene Savunma Bakanlığı’nda müsteÅŸar olarak görev...
  4. UÅŸÅŸak da haklı, TaÅŸgetiren de… Gazeteciler ve Yazarlar Vakfının ikinci baÅŸkanı Cemal UÅŸÅŸak, “Biz dindarlar...
  5. Üçüncü şık! Eski Kara Kuvvetli Komutanı Org. Aytaç Yalman Andante dergisine yazdığı...

- 4 Åžubat 2006

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/?bl=yazarlar&alt=yazarlar&trh=20060204&hn=253105

Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Anahtar Kelimeler:

Anahtar Kelime Ekle: Bu da nedir?

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.