Bedel
Erkeklerin bitip tükenmek bilmeyen askerlik hâtıraları hakkında kadınların ne düşündüklerini tahmine çalışalım; ilk ihtimâl -kibar dille- bu durumdan pek memnun olmadıklarıdır, çünkü hâtırasını anlatan erkekle, anlatılanları dinleyen kadın uzun zamandır beraber idiyseler (kardeş, koca, amca vb.), kadın, erkeğin anlatacağı her şeyi daha önceden lâakal birkaç defa dinlemiş demektir.
Åžu meÅŸhur “Bedelli” askerlik uygulaması, “bir defaya mahsus” kaydıyla baÅŸladığında biz askerliÄŸini klasik tarzda tamamlamış olanlar, “askerî hâtıra edebiyatı”nda yeni bir çığırın açıldığını o saat fark etmiÅŸtik. Daha fanilasını bile doÄŸru-dürüst kirletmeden baÅŸlayıp bitiveren birkaç haftalık askerlik süresi, bedelli erat üzerinde aynen 48 aylık eski askerliklerin yaptığı cinsten bir tesir uyandırmıştı.
Kısacası anlata anlata bitiremiyorlardı!
İşte o dakikada müteveffa fizik âlimi Einstein’ın, zamanın izâfiliÄŸi hakkındaki o meÅŸhur teorisinde ne kadar isabet kaydettiÄŸini bir kere daha teslim ettik. Evet, zaman izâfi bir ÅŸeydi ve onu “süre” ile ölçmek her zaman doÄŸru olmayabiliyordu. Bu teoriye mütevazı bir katkı olsun diye belirtmek ihtiyacı hissediyorum: Zamanı ölçmek farazi bir iddiadır; çünkü ölçülmüş zaman içinde cereyan eden ÅŸeylerin niteliÄŸi, ÅŸiddeti ve zihinde bıraktığı izler, onun gerçek deÄŸerini belirlerler.
Ve bu mütevazı katkıdan ötürü Nobel filan da bekliyor değilim ha!
Meseleye geçelim: Her yılın belirli dönemlerinde bizdeki “genç kamuoyu” harekete geçerek, bildikleri bütün e-posta adreslerine milyonlarca e-mektup gönderirler; hepsi de askerlik süresinin kısaltılması veya “bir defalığa mahsus olmak üzere” askerlik hizmetine karşılık bir bedel tahsil olunarak eÄŸitimli ve iÅŸ güç sahibi (yani üretken) genç kuÅŸağın askerlikten muaf tutulmasına dairdir. (Bu arada UlaÅŸtırma Bakanı’na eÅŸi benzeri duyulmamış, çığır açıcı ve internet iletiÅŸimine takla attırıcı yeni ve fevkalade gelir artırıcı bir teklif sunmak isterim. Mâlum olduÄŸu üzre internet üzerinden yapılan haberleÅŸmeler her nevi vergi, rüsum ve harçtan muaf bulunmakta ve böylece posta idaresi muazzam bir gelirden mahrum kalmaktadır. Bir ÅŸekilde internet haberleÅŸmesinin vergiye baÄŸlanması halinde hâsıl olacak gelirin, yeni israf alanlarında hangi vâdide sarf edilebileceÄŸi meselesine âcizâne dikkat çekmek isterim. Böylelikle her gün posta kutusunu açmak, lüzumsuz ve alâkasız mektupları (spam) tek tek tıklayarak iÅŸaretleyip sanal çöplüğe göndermek mecburiyetinde kalan insanların (yani meselâ ben) ne ölçüde rahatlayacağı her türlü tahminden vârestedir!
Uzatmayalım: Bedelli lobisi yine faaliyette. Hele BaÅŸbakan’ın Avustralya dolaylarında iken, “dönüşte bu meseleyi Genelkurmay’la konuÅŸalım bir” yollu beyanatından sonra bu konudaki mektup kesâfeti iyice artmış bulunuyor.
Bu arada yurt dışında çalışan ve orada doÄŸup büyüyen gençlere yönelik 28 günlük “dövizli askerlik” uygulaması devam ediyor. Dövizli askerlik kapsamına girmek için Türkiye’de doÄŸup büyümüş olanlara daracık bir kapı aralanmış; buna göre askerlik çağına giren hali vakti yerinde bir genç, yurtdışına çıkıyor ve üç sene ( bunun birbuçuk senesini Türkiye’de geçirebilmek hakkı da varmış) yurtdışında kalıyor. Bu durumu belgelediÄŸi zaman o da bir nevi “gurbetçi” statüsüne girerek dövizle askerlik yapabiliyormuÅŸ.
Dedik ya, eğitimli ve ağzı lâf yapan gençler bunlar. Bu durumu ilkokul çocuklarının bile anlayabileceği karikatürlü bir şemada görünür hale getirerek poster yapıp internette herkese yolluyorlar. Posterin sonundaki paragrafı sizlere aynen sunmak isterim.
“VatandaÅŸ Mehmet (yani hiçbir ÅŸekilde dövizli askerlik kapsamına girmesine imkân ve ihtimâl bulunmayan gençler), Türkiye’de Türkiye için çalışıyor. Vergisini Türkiye Cumhuriyeti’ne veriyor. Çalışmak zorunda çünkü ailesine bakıyor ve ay sonunda kira, elektrik, su ve telefon borcu ellerinden öpüyor. Yaşı otuza dayanmış. 6 ya da 15 ay askerlik yapması isteniyor ama patronu ona 6 veya 15 ay izin vermiyor. (Dikkat kilit cümle geliyor) İşini kaybetmemek için bedelli askerliÄŸi bekliyor ama bir türlü bedelli çıkmıyor. Daha fazla dayanamayan Mehmet askere gidiyor ve iÅŸini kaybediyor. Dönüşte iÅŸ bulamıyor, iÅŸsizler ordusuna katılıyor. Çok sevdiÄŸi devleti, Mehmet için bunu reva görüyor. Gerekçesi ise ÅŸu: ‘Bedelli askerlik eÅŸitsizlik yaratır”.
“Her doÄŸruyu söyleme ama her söylediÄŸin doÄŸru olsun” vecizesine emsâl olabilecek bir retorikle karşı karşıyayız. DoÄŸru ama eksik çünkü askerlik çağı eriÅŸen her gencin 30′una kadar beklemediÄŸini ve vakti gelince askerliÄŸini yaptığı mâlum. Bedelli askerliÄŸi talep edenler, yükseköğretim, ihtisas ve staj süreleri yüzünden neredeyse otuzuna kadar tecil yaptırmak durumunda kalan gençler. Aslında demek istedikleri net olarak ÅŸudur: “Bedelini veren her kim ise, 28 gün askerlik yapsın ve artık iÅŸine gücüne baksın!”
Bu gibi durumları gördükçe siyasete heveslenmediÄŸime şükrediyorum. Tam bir sakal bıyık vaziyeti çünkü. 70 milyonluk ülkenin bütün gençlerine aynı askerlik statüsünü uygulamak imkânsız; ama farklılıkta hakkaniyet ölçülerini de tahriÅŸ etmemek lâzım. Politikacı ne yapsın, elbette “Hele bir Genelkurmay’la görüşelim” diyecek; Genelkurmay ise haklı olarak, “olmaz, vaktiyle yaptık, hiç de hoÅŸ olmadı; bedelli uygulamasının tekrarı caiz deÄŸildir” ÅŸeklinde sert çıkacak. Siyasetçi de dönüp, “iÅŸte görüyorsunuz, biz olumlu yaklaÅŸtık ama..” diye kem-küm edecek…
Ve neticede 30 yaşına gelen Mehmet, eşi, çoluğu çocuğu ve akrabaları ile helâlleşip kışla yollarına düşecek!
İlgili olabilecek yazılar:
- AskerliÄŸin “bedel”i olmaz! Son bir ay içinde, posta kutuma düşen ve “zâhir” bilgilenmem...
- Savunmak veya savunamamak… İşte nihâyet yapıcı ve yol gösterici muhalefet türünün olumlu bir...
- Askerlik hizmeti için en mâkul çözüm Bedelli askerlik konusu yeniden gündeme geldi. Kariyer yolunda yıllarca dirsek...
- Kim inanır; Kemâl İnanır! Bugünlerde içinde CHP geçen şeyler yazmamaya özellikle dikkat ediyorum ama...
- Askerlik konusuna kesin çözüm teklif ediyorum BaÅŸbakan’ın açıkladığı bedelli tasarısı, mükellef gençler arasında hayal kırıklığı uyandırdı....
Ahmet Turan Alkan - 18 Aralık 2005
Kaynak: http://www.zaman.com.tr/?bl=turkuaz&alt=yazarlar&trh=20051218&hn=238793
Bu yazıyı yazdır
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.


