BaÅŸbuÄŸ istifa!

31 Ekim tarihli “Kısaca fikrim” baÅŸlıklı yazımın ilk cümlesi şöyle: “Türk Silahlı Kuvvetleri’ne karşı, “psikolojik” boyutu aÅŸan bir operasyon yürütülmektedir”. Yine aynı kanaatteyim.

Genelkurmay BaÅŸkanı BaÅŸbuÄŸ da aynı ÅŸeyleri söylüyor; teÅŸhiste beraberiz fakat sebepler faslında yollarımız ayrılıyor. Öyle anlaşılıyor ki Sayın BaÅŸbuÄŸ ile aramızdaki zihni beraberlik, “demokratik bir kamu idaresinde Silahlı Kuvvetler’in yeri ve görevi” üzerinde ayrışmaktadır.

Sayın Başbuğ, ne yazık ki orduya yönelen her eleştiriyi vatana, millete, devlete karşı kötü niyet gösterisi olarak kabul ediyor; tenkidlerde haklılık payı bulunabileceği ihtimalini hesaba katmıyor ve askerî vesâyet rejiminin hâlâ sürdüğü zannıyla, o beylik, o alışıldık, o herkesi hizaya getirmeyi tasarlayan bir edâ ile sert çıkıyor. Theatral mekânlarda muhtıravari basın toplantıları yapıyor; bu toplantılarda, dramatik tarzlarda daha sonra doğru olmadığı gün yüzüne çıkan sivri iddialarda bulunuyor; gelişmeler yanıldığını gösterdikçe daha sertleşiyor.

Askerî tabirle BaÅŸbuÄŸ PaÅŸa, “konvansiyonel taarruz taktikleri”nden vazgeçmiyor fakat ilginçtir, kamuoyunda umduÄŸu tesir yoktur. Basında Org. BaÅŸbuÄŸ’u eleÅŸtiren yüzlerce yazı ve habere mukabil, “gayret paÅŸam yanındayız” makamında yazıp çizen birkaç kiÅŸi dışında destekleyeni kalmadı.

Evet, TSK asimetrik psikolojik harekâtın maÄŸduru durumundadır ve kurum olarak TSK, en yüksek rütbelisinin aÄŸzından, bu krizi doÄŸru okuyamadığını, doÄŸru yönetemediÄŸini ve isabetli karşı tedbirler geliÅŸtiremediÄŸini belli ediyor. Bu durumda BaÅŸbuÄŸ PaÅŸa’nın bir kamu görevlisi olarak iÅŸini ne derece iyi yapıp yapmadığı artık tartışma mevzusu haline gelmiÅŸtir.

Åžahsî kanaatim böyledir: Orgeneral BaÅŸbuÄŸ’un, bu zorlu dönemeçte TSK’yı “lâyık-ı vechile” yönetemediÄŸini düşünüyorum. Türkiye’de pek gelenek haline getiremedik ama iÅŸini iyi yapamayan kamu görevlilerinin istifa etmesi kavramı, artık Sayın BaÅŸbuÄŸ’u da kapsamına almaktadır.

Ordu yönetimi, ciddiye alınması gereken, hukukî delillerle tahkim edilmiÅŸ ithamları ciddiye alıp aklanmak için evvela var gücüyle iç denetim mekanizmalarını devreye sokması ve TSK’yı her türlü ÅŸaibeden esirgemesi gerekirken kontra ataklarla, itham sahiplerini suçlama yolunu seçiyor; denetim mekanizmalarını etkilemeye, delilleri ulaşılamaz hale getirmeye çabalıyor. Zaafını teÅŸhis edemediÄŸi için, istemese de Ordu aleyhine yürütülen psikolojik harekâtın en önemli parçası haline geliyor.

Evet- böyle bir harekât vardır; ordu bu esnada zayıflatılmak isteniyor ve orduyu yönetenler, yanlış algı ve eğri hesap sebebiyle ordunun zafiyetini gidermek yerine derinleştiriyorlar. Biz bu hengâmede ordumuzu, telâş içinde üst üste hata yapan ve bu yüzden aslî faaliyetini ihmâl eden asabî bir çehreyle görmek istemeyiz. Esas endişemiz budur ve bu endişe, orduyu yönetenlerin, duruş yeri ve zihnî engellilik yüzünden bir türlü anlamadığı türden bir endişedir; fakat anlamaları gerekir. Bu ordu, ne yönetenlerin, ne başkasının babasının ordusu değil, millî ordu. Doğru-dürüst yönetilmeli ve hizmet etmeye nâmus sözü verdiği ülkeye ve topluma karşı görevini aksatmamalı.

TSK Yönetimi, bundan bir sene önce, “İndir o parmağını general!” baÅŸlıklı manÅŸete muhatap olduÄŸunda, “Nerede yanlış yapıyoruz?” endiÅŸesiyle içe dönük bir özeleÅŸtiri cehdini göstermeliydi; aksi yapıldı ve suçlular dışarıda arandı; netice ortadadır ve ben hâlâ anlayabildiklerini sanmıyorum! O yüzden BaÅŸbuÄŸ’un istifası tek çare gibi görünüyor.

Yazıyı Paylaş

İlgili olabilecek yazılar:

  1. AYM’yi toplu istifa kurtarır Yüksek mahkemeler tarihinde böyle bir baÅŸka garâbet daha var mıdır...
  2. Siz istifa etmeyin; biz edelim!.. Dünyanın en totaliter, en tektipçi, en baskıcı yönetiminde bile herhangi...
  3. Milli Takım taraftarlığından istifa ediyorum Bu yazının özü, gazetemizin değerli yazarlarından Fatih Uraz kardeşimin cümlesinde...
  4. Ben olsam istifa ederim İçinde yaşadığımız yoğun saçmalık artık cinnet raddelerine vardı; birilerinin şimdi...
  5. CHP’den istifa eden ilk milletvekili: Halit Akmansü (2) Halit Akmansü bir Millî Mücadele kahramanıydı. Kurmay Albay rütbesiyle mücadelenin...

- 20 Aralık 2009

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=929294

Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Anahtar Kelimeler:

Anahtar Kelime Ekle: Bu da nedir?

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.