Babamın partisi!
DeÄŸerli okuyucularım; benim babamın hiç partisi olmadı. Yanlış anlaşılmasın, 27 Mayıs Darbesi’nden 45 gün önce rahmete intikal eden babam, DP taraftarıydı fakat hayfâ ki bize, vaktiyle kendi elleriyle kurduÄŸu bir “baba mülkü” parti bırakmadı; o sebeple aÅŸağıda AkÅŸam Gazetesi’nden Nebahat Koç’un yaptığı röportajdan makas, cımbız ve zamkla kolaj yaparak bir araya getirdiÄŸim metin, bir yerde “keÅŸke benim de babamın bir partisi olsaydı” özlemini yansıtan satırlar olarak okunursa memnun olurum. Nitekim buyrunuz aÅŸk ile;
…
Muhterem babamın ve YİK kurulu üyelerimizin beyaz listeden haberi yoktu. YeÅŸil liste, babamın kontrolünde olmuÅŸtur. Kendileri babamın kontrolünden çıkmışlardır. Sonuç olarak babama YİK’e ve prensiplerine itaatsizlik gösterilmiÅŸtir. Sonuçlarını da hepimiz göreceÄŸiz. Burada kalmayacak. Önümüzdeki günlerde gerekenler yapılacak.
Zaten 40 senelik hareketimizde bir insana verilebilecek en büyük paye, en büyük makam partinin genel baÅŸkanlığıdır. Gösterilen bu iyi niyete, böyle bir itaatsizlik yapıldı. Bunu yapmaları, baÅŸta kendileri için kötü ve üzücü olmuÅŸtur. Çünkü, N. Bey’in orada yapması gereken, iki liste de beni genel baÅŸkan adayı olarak gösteriyor. Siz benim hangi arkadaÅŸlarla çalışmamı uygun görüyorsunuz, onu seçebilirsiniz demeliydi. Bu halde hiç de problem olmayacaktı; bundan sonra yapılacak yeni kongreyle yönetim ellerinden alınacak. 15-20 gün içinde olaÄŸanüstü kongre yapılır. Onun için diyorum yazık oldu.?? N. Bey özür dilese bile ben aday göstermem; çünkü, güven problemi oldu. Böyle devam etmek ileride sıkıntı doÄŸurabilir, ama o babamın ve YİK üyelerinin bileceÄŸi bir iÅŸ; ama bir insan tekrardan prensiplerimize baÄŸlı kaldığını söylüyorsa, bunun için illa genel baÅŸkan olmasına gerek yok. N. Bey, Genel İdare Kurulu’nda da, İstanbul İl TeÅŸkilatı’nda da hizmet edebilir.
Onun elini öperek geliyorsunuz, delege o yüzden size oy veriyor. Eğer babamın isminden rahatsızsanız o zaman kendinize bir parti kurardınız. Millet onu değerlendirir.
Bu aÄŸacın gölgesinde, muhterem babam, CumhurbaÅŸkanı, BaÅŸbakan olmak üzere birçok isim öğle namazı kıldı. Bu aÄŸaç, gölgesinde birçok insanın namaz ibadetini yerine getirdiÄŸine ÅŸahit oldu. Genç olarak koydukları isimler, -bu isimleri çok iyi biliyorum- N. Bey’in kendisine yakın Genel BaÅŸkan Yardımcımızın avukatlık bürosunda çalışan genç avukatlar. GİK listesinde 5-6 kiÅŸi, hepsi aynı hukuk bürosundan. Bir tanesi kendi damadı. Böyle ÅŸey mi olur? Benim listede olup olmamam önemli deÄŸil.
Birdenbire muhtar bile olmayacak [Adam] Başbakan oldu. Bunları kanunen söylüyorum, siyasi yasaktan söylüyorum. Yoksa benim görüşüm olarak değil. Böyle bir insan için gerekli yasal düzenlemeler ortaya çıkıverdi. Parti genel başkanı sıfatıyla bir insan gidip Amerikan başkanıyla görüşüyor. Böyle bir şey olabilir mi? Dünyanın neresinde görülmüş?
Geçen kongredeki GİK listesine de haberim olmadan girmişim. Babam beni takdir buyurmuş. Ablam da aynı şekilde. Listede olup olmamak sorun değil. Bizim üzüldüğümüz, davamızın liderine, önde gelen isimlerine yapılan itaatsizlik. Babama bir itaatsizlik yapıldıktan sonra ben listeye alınsam ne olacak, alınmasam ne olacak. Beni listeye alsalar bile durmazdım. Böyle bir davanın çizgisinden çıkmış, lidere itaat etmeyen yönetimde benim olmam doğru olmazdı.
Bu Görüş, babamın dışında bir durum. Davadan, prensiplerden, 80 öncesinde, şehit verilmiş, seçim çalışmalarında ölmüş insanlardan söz ediyoruz. Babamın şahsında buna yapılmış bir hareket bu. Bu daha da üzüyor.
Ben seçim zamanlarında gece yarısı elektrik direklerine bayrak asan ekiplerin içinde bulundum. Tepeden inme gelmiş birisi değilim. Partinin en alt kademesinden, çalışarak gelmiş birisiyim. Ablam da o şekilde..
İlgili olabilecek yazılar:
- Babamın vasiyeti Köşe yazısında büyük harflerle yazılmış parti isimleri zikretmekten öteden beri...
- Tavla partisi -Düsse! Severler güzeli genç ise; haydi bakalım Denizciğim, sıra senin....
- DTP için Türkiye’nin partisi olma fırsatı Hülya AvÅŸar zeki kadın; savcıya ifade vermek için geldiÄŸi adliyede...
- “OÄŸlumun partisi!” İşin doÄŸrusu, önümüzdeki iki haftalık süreçte Kıbrıs Türkleri’nin kendi gelecekleri...
- Hepimiz Trabzonlu kamyoncularız inÅŸallah! “Ben Ardahan’ın bir daÄŸ köyünde doÄŸdum, çocukluÄŸum orada geçti.” diye...
Ahmet Turan Alkan - 17 Temmuz 2010
Kaynak: http://zaman.com.tr/yazar.do?yazino=1006030
Bu yazıyı yazdır
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.


