Ayaküstü röportajı

- Ortopedi ve Travmatoloji Profesörü Dr. Emin Alıcı’nın, branşı dışında bir alana girerek fikir beyan etmesinden rahatsızlık duyuyor muyuz ÅŸahsen?

- Hayıır!

- Peki, sayın Alıcı’nın, “Karşıyaka Toplantıları” adı verilen toplantılarda Dokuz Eylül Üniversitesi rektörü sıfatıyla konuÅŸmasında bir terslik var mı?

- Yoo, son derece olağan ve sıradan bir faaliyet bu.

- Peki, Emin Alıcı’nın, bu toplantıda “Ah keÅŸke Anadolu halkı 250 sene önce Müslüman olmasaydı.” ÅŸeklinde bir söz sarf etmesi skandal mıdır?

- Niye olsun ki? Değildir, çünkü bu sözün bilimsel bir kıymeti yok, temenni!.. Temennisinin niteliği de kendisini bağlar ve tarif eder; bizi ilgilendirmez yani.

- Prof. Alıcı, daha sonra bu sözlerini reddederek, “akıllı olan böyle lâflar etmez” demiÅŸ ama ardından konuÅŸmaya dair ses kaydı internetten yayınlanınca, Vatan Gazetesi muhabirine, “Ben Hıristiyan’ım. Bu sözlerim Papa’nın Müslümanlara sarf ettiÄŸi sözler kadar etkili olur. Sonuçları da benim için iyi olmaz” ÅŸeklinde konuÅŸmuÅŸ. Bu durumu nasıl deÄŸerlendirmek gerekir?

- Åžimdi iÅŸler çatallaÅŸtı; elmalarla armutları karıştırmamak için sırayla gidelim. Biir, konuÅŸtuklarını reddetmesi, nasıl denir.. “şık” deÄŸil ama kendi bileceÄŸi iÅŸ neticede, ikii, bu itirazı esnasında “akıllı adam böyle lâf etmez” cümlesini kurması bence mâkul fakat nihai tahlilde sahibini baÄŸlayan bir ifadedir. Üç, konuÅŸmanın ses kaydı yayınlanınca niçin durup dururken, “Ben Hıristiyan’ım” demek ihtiyacına kapıldığını anlamıyoruz. Şüphesiz arada baÅŸka cümleler de vardır ama haber editörleri gereksiz gördükleri için kısaltmış olabilirler; dolayısıyla bu ifadeyi ihtiyatla karşılamak lazım fakat, Sayın Alıcı’nın dini kimliÄŸini ifÅŸa etmesi, olayı karmaşıklaÅŸtırmaktadır çünkü neticede akıllı adamların sarf etmeyeceÄŸi türden lâflar söylemek hiçbir din mensubunun imtiyaz ve tekelinde deÄŸildir. Bu küçük saptama, ya kayıt ve editör hatasıdır ya da dikkatleri baÅŸka yöne sevk etmek için yapılmış bilinçli bir ÅŸaşırtmaca hamlesidir. Her hâl ü kârda mânâsız. “Bu sözlerim Papa’nın Müslümanlara sarf ettiÄŸi sözler kadar etkili olur” cümlesini ise abartılı bulduÄŸumu belirtmeliyim; bir insanın kendisini bu kadar önemsemesi, neticede bu gibi garip tezahürlere ve deÄŸerlendirme yanlışlarına yol açabiliyor demek ki?

- Peki, “sonuçları benim için iyi olmaz” sözünü nasıl anlamak lâzım?

- Peeh peeh… Prof. Alıcı bu cümleyle rektörlüğünün ve ilmi kariyerinin risk altına gireceÄŸini imâ ediyorsa, yaÅŸadığı ülkenin politik ve entelektüel aurasını henüz tanıyamamış demektir. Bence lâflarının önemini fazlaca abartmaktadır.

- Yani?

- Yani bir şey olmaz; çünkü ortada ciddiye alınması gereken bir cürüm, kabahat, itham, söz, eylem vesaire yoktur. Topluluk önünde mırıldanma kabilinden bir şey. Bunun ciddi sonuçlara yol açacağını sanmıyorum.

- Peki, bu rektörü atayan Cumhurbaşkanı açısından bir değerlendirme ihtiyacı duyulur mu?

- Soruyu tam anlayamadım ama CumhurbaÅŸkanı’nın bu olaydan ötürü kendine ÅŸahsi bir alınganlık veya suçlanma hissi çıkaracağını sanmıyorum; üstelik doÄŸru da deÄŸil. Bilim adamlarının yanılabilirliÄŸi en muhteÅŸem imtiyazlarıdır; yanılmaları halinde bir, isabetlerinde iki sevap kazanırlar bilirsiniz.

- Ne yani, ortada bir şey yok mu diyorsunuz; niçin konuşuyoruz öyleyse biz?

- Haa, belki ÅŸu kadarı söylenebilir; Prof. Alıcı’nın sözlü spekülasyonunda ciddiye alınır bir entelektüel kalite eseri görmüyoruz; üstelik yanlış bilgiye dayanan fikir jimnastikleri bunlar. Kalite bakımından eleÅŸtirilebilir ama bu gayret ve emeÄŸe deÄŸer mi sormadan edemiyor insan…

- Teşekkürler, demek bir şey yok ha ortada?

- Bir şey değil canım, evet, gerçekten bir şey yok!

Yazıyı Paylaş

İlgili yazı bulunamadı.

- 30 Eylül 2006

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/?bl=yazarlar&alt=yazarlar&trh=20060930&hn=354418

Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Anahtar Kelimeler:

Anahtar Kelime Ekle: Bu da nedir?

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.