Acemi darbeci

Buyur hanım.., toplantıdayım, tamam, iki baÄŸ dereotuuu, kabartma tozuu, kaç yumurta dedindi? On tane, çift sarılıyı nereden bulayım Necmiye her zaman, ÅŸimdilik tek sarılıyla idare etsen… Tamam kapatmak zorundayım. AkÅŸama kadar arama olur mu, akÅŸam anlatmıştım ya, gizli örgüt toplantısındayız…

-DeÄŸerli arkadaÅŸlar, örgütümüzün yıllık gizli ve özel istiÅŸare toplantısını açıyorum… BaÅŸlayalım mı Osman, içerde kamera filan yok deÄŸil mi? İyice baktınız mı kıyıya-köşeye? Her tarafa kamera mikrofon felan koyuyor bunlar…

-Az önce bakmıştım başkanım, kamera yok, ortam temiz!

-Dürülülü… Dürülülü…

-Yav kardeşim size telefonları da susturun dememiş miydim? Kenan Bey yine unutmuşsunuz, ayıp oluyor ama. Biz burada gizli ve önemli bir toplantı yapıyoruz, siz telefonu açık bırakıyorsunuz?

-Özür dilerim baÅŸkanım, hanım sıkı tembih etmiÅŸti, telefonun açık kalsın Kenan, nerede olduÄŸunu bileyim diye, müsaade ederseniz iki satır konuÅŸayım; açmazsam pirelenir ÅŸimdi, tatsızlık çıkarır…

-İyi, kısa kes o zaman!

-Buyur hanım.., toplantıdayım, tamam, iki baÄŸ dereotuuu, kabartma tozuu, kaç yumurta dedindi? On tane, çift sarılıyı nereden bulayım Necmiye her zaman, ÅŸimdilik tek sarılıyla idare etsen… Tamam kapatmak zorundayım. AkÅŸama kadar arama olur mu, akÅŸam anlatmıştım ya, gizli örgüt toplantısındayız… Evet, gizli örgüt!.. Kimler mi var, hanım akÅŸam anlatmıştım ya kimler olduÄŸunu, peki, görüşürüz, çaav!..

-Kenan Bey, bakınız olmuyor böyle. ArkadaÅŸlar böyle gizli örgüt filan olmaz. Disiplin denen ÅŸey yok. Osman, oÄŸlum, topla ÅŸu telefonların hepsini, kusura bakmayın arkadaÅŸlar; herkes telefonunu Osman’a versin. Osmancığım, telefonların bataryalarını sök, hepsini mutfaktaki tabak rafına koy. Åžimdi toplantıya geçiyorum. Önce bir durum deÄŸerlendirmesi yapayım. ArkadaÅŸlar, ülkemiz tarihin en derin bunalımından geçmektedir. Bunlar eskiden aziz vatanı taksit taksit, parsel parsel satarlardı; ÅŸimdi toptan elden çıkarmak istiyorlar…

-Vay ÅŸerefsizler, demek durum o kadar ciddi ha!

-Çok ciddi. Nitekim bakınız emekli maaşlarına üç kuruş zam yaparken benzine bindirdikçe bindiriyorlar. Öyleyse ne yapmak lâzım; bu kötü gidişe bir dur demek lâzım.

-Zaten milli birlik ve beraberlik de tehlikede değil mi başkanım?

-Evet, olabilir, fakat nerden çıktı şimdi bu milli birlik ve beraberlik?..

-Hani herkes söylüyor ya, ben de ordan şeyettim. Değil mi yoksa?

-Olmaz olur mu; elbette tehlikede. Milli birlik ve beraberlik diye bir şey kalmamış arkadaşlar. Az önce buraya gelirken hıyarın biri sinyal vermeksizin hoop şeridime atlamaz mı? Şeytan dedi, çek bagajdaki kısa namlulu pompalıyı, herifin arka lastiğine sık iki tane!

-Beraberlik! Evet, çok önemli başkanım. Bir an evvel bir şey yapmak lazım; iki gün önce bir tatil köyüne gittim, inanır mısınız kimse tanımadı; ne saygı kalmış, ne âdâp. Çok fena!..

-Arkadaşlar lütfen sırayla konuşalım; herkese söz vereceğim ama birbirimizi dinlemeyi öğrenmeliyiz. Evet, ne diyordum; vatanı satıyor bunlar veya satarlar; satıp satıp parasıyla medya imparatorluğu kuruyorlar.

-Bir saniye başkanım; o parayı Sorosçu vakıflardan alıyorlar demiştiniz geçen toplantıda, yanlış mı hatırlıyorum?

-Bunların ne önemi var arkadaşlar istirham ederim; bu hainler ordan da para alırlar, yetmezse Trakya’yı bile satarlar; ar yok, hayâ yok, utanma kalmamış adamlarda!

-Peki efendim, vatanı satıyorlarsa bu kadar gazeteyi televizyonu niye kuruyorlar? Ben olsam şahsen vatanı sattıktan sonra parayı televizyona değil, Hazine bonosuna yatırırım.

-Bono yanlış Hüseyin Hüsnü BeyciÄŸim; altın alacaksın azizim. Hatta meskûkat bile deÄŸil, direkt külçe alacaksın. Dünyanın her yerinde para çünkü…

-Sayın baÅŸkanım, para, bono deyince hatırladım ÅŸimdi. Örgüt merkezimizin gündelik iÅŸlerine bakan Osman’ın aylığını iki gün geciktirdik. Mâli iÅŸlere bakan sekreter olarak hatırlatıyorum. Adam başı 197’şer YTL düşüyor. Toplantıdan sonra rica ediyorum, yoksa iÅŸi bırakacakmış Osman…

-Osman meselesi önemli; hatırlattığınız için sizi kutlarım Basri Bey; arkadaşlar bu paraları hemen toplayalım çünkü Osman çok şey biliyor. Maazallah ajan olsa hepimizi iki saatte ipe gönderir vallahi. Adama sıkıntı çektirmeyelim.

-Valla kusura bakmayın ama ben veremem sayın başkan; geçen hafta bina kirası için para toplarken Hüsnü Bey’in yerine ben vermiştim; iade etmedi. O versin; üstelik elim de dar.

-Ben de veremem efendim; hanım kızıyor. “Kenan sen bana çaktırmadan bir daha mı evlendin; nereye gidiyor bu paralar?â€? diye başımın etini yedi geçen gün…

-Bir dakika beyler bir dakika; bir ÅŸeyi unutuyorsunuz. Yarın iktidarı ele geçirdiÄŸimizde bu söylediklerinizden utanacaksınız. Bugünler geçecek, bu sıkıntılar aşılacak ama görüyorum ki ÅŸimdi üç-beÅŸ kuruÅŸa kıyamayan bazı arkadaÅŸlar, planlarımız zafere ulaÅŸtığında aramızda olmayacaklar…

-Kusura bakmayınız ama yemezler bay baÅŸkan. Ne zaman para toplansa sizin hiç ortaya para attığınızı görmedim ben; gören var mı arkadaÅŸlar? Yok. Hep azar, hep te’dip; hiçbirimiz çocuk deÄŸiliz burada…

-Öyle ha; yazıklar olsun, toplantı bitmiştir, gidin, istemiyorum paranızı pulunuzu; sizinle değil hükümet devirmek, parka bile gidilmez. Ne kadar paragöz olmuşsunuz!

-Demesi kolay, at bir binlik de görelim bay başkan. Aha burada defterime yazmışım ben; bugüne kadar 1.245 lira para yatırmışım örgüte. Sen kaç kuruş vermişsin?

-Benim kaç kuruÅŸ verdiÄŸim seni ilgilendirmez Zühtü Bey; sırdır bunlar sır. Söylersem mahcub olursun. Ben, ülke tehlikede, çatır çatır yıkıyorlar diyorum, Zühtü Bey’imiz üç-beÅŸ kuruÅŸtan bahsediyor. Zühtü Bey’i örgütten atıyorum; kabul edenler /etmeyenler; kabul edilmiÅŸtir, güle güle Zühtü Bey…

-Bir dakika, savunma hakkı istiyorum; beni atacağınıza başkanı atalım arkadaşlar. Beni başkan seçin, söz, tek kuruş aidat almayacağım. Tanıdığım çok temiz mafyacı delikanlılar var, onlardan alırız parayı, ayrıca bu kiralık yerden de kurtuluruz, nedir bu emekli memurlar kahvesi gibi dandik bir yerde vatan kurtarıyoruz. Sıkıysa bunu da oylamaya koyunuz başkan efendi!

-Vaay, demek böyle; oylamaya gerek yok beyler. Başkanlık da sizin olsun, örgüt de. Ben gider okul önlerine tezgâh açar, sıfırdan da örgüt kurarım. Osmaan oğlum, gel içeriye; bugüne kadar yaptığımız gizli kamera kayıtlarının kasetlerini de al, gidelim buradan. Yol üstündeki ilk televizyon binasına uğrayalım. Eminim ki görüntülere bayılacaklardır!

Yazıyı Paylaş

İlgili yazı bulunamadı.

- 20 Temmuz 2008

Kaynak: http://pazar.zaman.com.tr/?bl=14&hn=2480

Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır

Anahtar Kelimeler:

Anahtar Kelime Ekle: Bu da nedir?

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

  • ÅŸebnem

    her ZAMANki gibi muhteşem bir yazı..

  • ÅŸebnem

    her ZAMANki gibi muhteşem bir yazı..

  • bengisu

    ben düşünürken bu kadar güldüğümü hiç hatırlamıyorum..mükemmel bir yazı..ahmet alkan siz olmasanız sanırım diğer haberleri başım kollarım arasında okuyacağım ve kapımı kilitleyip bekleyeceğim..teşekkür ederim.

  • bengisu

    ben düşünürken bu kadar güldüğümü hiç hatırlamıyorum..mükemmel bir yazı..ahmet alkan siz olmasanız sanırım diğer haberleri başım kollarım arasında okuyacağım ve kapımı kilitleyip bekleyeceğim..teşekkür ederim.

  • Göker Murat

    Hocam olayı gerçekten çok başarılı ve sevecen bir şekilde karikatürize etmişsiniz.
    Ellerinizden öpüyorum..

  • Göker Murat

    Hocam olayı gerçekten çok başarılı ve sevecen bir şekilde karikatürize etmişsiniz.
    Ellerinizden öpüyorum..

  • kadirates

    hocam siz bir harikasınız. Darbecilerin çalışma zihniyetini komedi gibi anlatmışsınız. en sonundaki santaj olayına bittim gülmekten…

  • kadirates

    hocam siz bir harikasınız. Darbecilerin çalışma zihniyetini komedi gibi anlatmışsınız. en sonundaki santaj olayına bittim gülmekten…