2012 Arşivi
Yüzde 100 millî ve yan sanayi ürünü…
Soğuk savaş döneminde, büyük bölümü karanlıkta kalan ve asla aydınlığa çıkmayacakmış gibi görünen bloklararası kıvılcımlanma hadiseleri vardı; meselâ 1960 Mayısı’nda Sovyet topraklarında Mig jetlerince düşürülen U2 adlı ABD casus uçağının gümbürtüsü böyle bir hadise idi. Böyle skandallar günlerce basından saklanır, örtbas edilir ve gizli kapılar ardında pazarlıklara konu teşkil ederdi. Ne var ki, Uludere faciasından [...]
Nitekim başım ağrıdı işte…
Pazar yazısını kaleme almak üzere masa başına geçtim; “Önce posta kutusuna bakayım, ne var ne yok?” diye tıkladım. Bir okuyucu mektubu, daha doğrusu, “Dolaylı bir okuyucu”nun mektubu. Okudum, canım sıkıldı. Bazen, “Bıraksam mı bu işi, eğer okuyucu yanlış anlıyorsa kabahatin büyüğü sende demektir” diye kendimi paylıyorum; işte öyle dedirten anlardan biri.
Bir bilim adamının acıklı romanı!
Zaytung.com diye bir internet gazetesi var, sakın duymadım demeyin. Yayın prensiplerini, “Dürüst, tarafsız ve ahlâksız haber” diye ilan eden bu site, ciddiyet üslûbu içinde makara haberler üreterek çok eğlenceli ve zekîce medya eleştirileri yapıyor (Bayılıyorum, elinize sağlık gençler). Zaytung’la söze başladık çünkü anlatacağım hadiseyi kavramanız için evvela Zaytung gibi mizah-eleştiri tarzından haberdar olmanız gerekiyor (Türkiye’deki [...]
Soru: Ezik miyiz? Cevap: Bittabii!
Bir futbol camiasını büyük yapan şey nedir; açıp içine bakalım; büyüklük neyle ve nasıl oluyor, nedir yani? Bizdeki karşılığı belli: Şampiyonluk sayısı, taraftar bolluğu, müzedeki kupaların çokluğu, bütçe genişliği, satın alınan futbolculara büyük paralar ödenmesi vesaire. Ha, ara sıra etik değerlerimiz, kulüp kültürümüz, geleneğimiz gibi lâflar da edilmiyor değil. Tamamen göstermelik ve içi boşaltılmış lâflar [...]
Çakma din!
T24 Sitesi’ndeki haberi, diğer haber kanallarında göremedim: Üç büyük (?) İstanbul takımından birinin taraftarları, “Bu mıntıkada sadece bizim takımın şampiyonluğunu kutlarız” gerekçesiyle semtin kalabalık güzergâhlarında nöbet tutmuşlar; kendilerine “Dağılsanız iyi olur, niçin toplandınız?” diye sual eden güvenlik görevlilerine de, “Size ne yahu, biz kendi takımımızın kazandığı dördüncülüğü kutluyoruz” diye mizah yükü yüksek bir cevap vermişler. [...]
Sol geçmişiyle hesaplaşıyor, ya sağ?
“Sol cenah”ın Türkiye’de, hadi Frenkçe tabiriyle söyleyelim, büyük bir kredibilitesi var. Bilim ve sanat denilince; medya, entelektüalizm denilince sol fikriyatı benimsemiş insanların kendiliğinden ehil ve söz sahibi oldukları varsayımını kimse reddedemez. Bu tesbit hoşuma gitmese de aynı fikirdeyim ve küçük bir örnekle tezimi tartışmaya açacağım. Eğer Taraf gazetesi, sağ tandanslı bir şirket ve yazar-çizer takımı [...]
Cami locaları, tabure cemaati!
On gün kadar önce Sinan Korkmaz ismindeki okuyucum, ekinde küçük bir fotoğraf bulunan bir mektup gönderdi. Mektubunda, en az on seneden beri kimselere anlatamadığı bir şikayetini dile getiriyor; özetle şöyle: İstanbul Büyük Şehir Belediyesi vaktiyle -herhalde bir şirkete- hani o ağır demirden döktürülen kanalizasyon kapakları yaptırmış. Okuyucum diyor ki, “Kapağın üstünde görünür şekilde, eski yazıyla [...]
Piyanör
Türk matbuatı olaraktan yine aslî vazifelerimizden birini ihmâl ettiğimiz anlaşılıyor; bu vazife, herhangi bir vesile ittihaz ederek, Ortadoğu ve Balkanlar muhitinin en büyük piyanisti, değerli sanatçı Fazıl Say’dan bahsetmektir. Fazıl Bey, büyük bir sanatçıdır, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır ve onun hâlâ aramızda yaşıyor olması bizim için büyük bir lütûftur. Kadrini bilelim.
Yedi köyün Zeynebi devlete karşı!
Bir arkadaşım mektup yazmış, diyor ki, “Himâye görmeyen sanat yaşayamaz, sanatın tarihine bakıldığında belli kesimlerin sanatı desteklediğini görürüz. Devletin bu konuda görevi vardır.” Yazan da dahil, cümleyi okurken ister istemez tiyatro, bale, opera gibi sahne sanatlarının kastedildiğini düşünüyoruz; aklımıza kesinlikle sinema, edebiyat, grafik, mimarlık veya musiki gelmiyor. Niçin böyledir, çünkü tiyatro, bale, opera gibi sahne [...]
Yavuz Sultan Selim’in CHP değerlendirmesi
CHP hakkında yazdıklarım rahatlıkla kitap hacmini bulmuştur; bunlardan CHP aleyhtarı nitelik taşıyanlar ise yazdıklarımın % 95′ini bulur.Bu yazı % 5′e giriyor; aleyhte değil ama eleştiri. CHP, dedelerimizin partisi (Ana tarafımdan dedem, vesikalık aldırmayı reddedecek derecede mutaassıp, baba-dedemin particiliğini bilmiyorum; fiilen amcam tutarmış CHP’yi; babam DP’li ama). Başka parti seçmek imkânı bulsalardı durum değişir miydi bilinmez. [...]


