2010 Arşivi

Taraftar dalkavukluğuna kim ‘dur’ diyecek?

Siz bu yazıyı okurken eminim ki hâdise çoktan eskimiş, dikkatinizden uzaklaşmış olacak. Nasıl olsa Beşiktaş-Bursaspor maçından önce Dolmabahçe civarında çıkan meydan kapışmasında ölen de olmadı, unuturuz. Birkaç tartışma ve haberden sonra ilgimiz pörsür, başka şeylere odaklanırız. Nitekim birkaç gazetede “Sporda Şiddet Kanunu’nun eksikleri tamamlanmadıkça böyle hadiselerin ardı kesilmez” tarzında birkaç haber ve yorum yayımlanmadı değil [...]


Silah ruhsatı lobisine mânevi yumurta!

Silâh Kanunu Tasarısı’yla ilgili haberler beni şaşırttı; yeni tasarı silâh almayı kolaylaştıracak, tek doktorun raporuyla geçici ruhsat verilebilecekmiş. Tasarının ayrıntıları uzun, üstelik adı üstünde henüz “tasarı” safhasında fakat istikameti ve niyeti açık; ruhsatlı silâh edinmek, eskiye göre daha kolaylaşacak. Devletin niçin bazı vatandaşlarına silâh ruhsatı bahşederken bazılarından bu hakkı niçin esirgediğini asla anlayamamışımdır; ya hepten [...]


Atmayalım lâzım olur/çöp olur!

Mahalle arasında, sokakta oyun oynadığımız çocukluk yıllarında en değerli oyun gereçlerinden biri boş konserve kutusuydu. Kutuyu yere koyar, sonra belirli bir mesafeden “Eneke” taşlarımızı kutuya isabet ettirmeye çalışırdık. Enekeyi bilen çoktur ama yine de tarif edeyim: Yumruk büyüklüğünde, mümkün olduğunca yuvarlak (söbe) ve sağlam bir taş parçası veya çakıldır eneke. Oyun bitince konserve tenekesine bir [...]


Tavuklar, yumurtadan nasıl kesilmişlerdi?

Sermayeye karşısınız; güzel! Sizin abileriniz, babalarınız, bir kısmınızın dedesi de karşıydı sermayeye. O zaman açık açık “Komünistim” demek suçtu, zordu ama kabul edelim, bazıları, kendilerini 141-142′den yargılayan mahkemenin huzurunda bile komünist olduklarını itiraf edecek derecede cesaret göstermişlerdir.. Sonra… Sonra mezun oldular, gittiler, iki sene önce ağız dolusu sövdükleri sermayeden iş istediler. Gariptir, sermaye çevreleri pek [...]


Devrimci Aritmetik

Matematikle aram hiçbir zaman iyi olmamıştır; vaktiyle matematikten hep kırık not almamı daha çok tembelliğime, nâdiren de geri zekâlılığıma bağlardım; mâlumdur, bizde çocuğuna lüzumundan fazla düşkün ebeveynler, evlatlarının kötü karne getirmesini zekâ eksikliğine değil, kibarca dikkat dağınıklığına hamleder. – Çok zekî ama çalışmıyor amcası! derler, “Ah bir çalışsa yapamayacağı şey yoktur keratanın…”


‘Yandaş’ ecdâdınızdır!

Evvelâ üslûp meselesi: “Önce bunu bil. Eğer benim mali sicilim temizdir diyorsan, eğer yüreğin varsa, senin yandaş televizyon kanallarından birinde karşıma çık. Ben sana, senin mali sicilini açıklayacağım… Yine söylüyorum. Senin yandaş televizyon kanallarından birisinde gel ben AKP’nin kimlerle nasıl büyük götürdüğünü belge belge önüne koyacağım.” Yeni moda reklâm metni yazarlarının dilini eşek arısı soksun; [...]


Dış politikada ‘tarihî kökler’imize mi dönüyoruz?

Tarihle ilgilenmek, bugün ve yarın hakkında düşünmektir. Herkes için geçerli olan bu gerçek, Türkiye açısından çok daha kaçınılmaz bir durum arz ediyor. Zaman zaman algı hatasına kapılıp abartıyor olsak da Türkiye, hâlâ iki farklı blok hâlinde duran iki ayrı dünyanın nâdir kesişim yerlerinden biri; Osmanlı devleti yıkılmadan önce Türkiye İslâm dünyasının fiilî ve meşrû lideriydi. [...]


Da Vinci Türk’tü; Goethe Üzerinde araştırmalarımız devam ediyor

Haberi okuyup bitirince derin bir “Oohh” çekerek arkama yaslanıp ellerimi ensemde birleştirerek koltuğa yayıldım. Çok mutluydum, çünkü o bir Türk’tü! Türk olmasaydı şaşardım ve zaten yıllardan beri bu duruma şaşırıp durmaktaydım. Şaşırdığım şeyin sizlerin de zihninde asılı kalan bir sual olduğuna adım gibi eminim; mesele şuydu: Nasıl oluyordu da biz Türklerin -bizzat- katkısı olmaksızın İtalya’da [...]


Nargile!

Wikileaks’in yayına başlamasını kozmik çapta katastrofik ve apokaliptik bir zuhur gibi niteleyerek, “Oh, çok şükür; artık yeni bir dünyanın eşiğindeyiz; artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak. Devlet denilen içi çöp dolu o devâsa köhne saray çökecek, ikiyüzlülük sona erecek, diplomatlar yollarda mendil, su ve kâğıt helvası satacaklar!” diye tatlı iyimserlik hülyâlarına dalıp oturduğu koltukta keyiften [...]


Raks ve keder

Sözlerime başlamadan önce size bir iyi bir de kötü haberim var: Kötü haber şu; bu yazıda Wikileaks kelimesi iki kere geçiyor. İyi haber ise şöyle; bu yazı Wikileaks hakkında değil! Bu yazı oynamak üzerinedir. Bildiğiniz düpedüz oynamak, yani bir müzik eşliğinde raksetmek, halay çekmek, dansetmek ve emsâli fiiller…