2006 Arşivi
Turhallı
70 yaşlarını geçkin olmalıydı; yağışsız ama ayazlı bir kış gününde, soluk güneşinin değmediği kuytu dükkân köşesinde ısınmaya çalışan üç-beş kişiden biri de oydu. Pek lafa karışmıyor, ara sıra soğumaya bıraktığı açık çayından küçük yudumlar alıyordu. Bir ara söz dönüp dolaşıp defineciliğe gelince, bakışlarında “benim anlatacağım çok şey var” anlamında bir canlanma sezdim, – Ben bu [...]
Çekirgeliğin sonu!
-Hocam, çok özür diliyorum, kırkbin kere barfiks çekerek cezamı tamamladım; gerekirse bir kırkbin barfiks daha çekerim ama zihnim allak-bullak oldu, size bir şey sormama izin veriniz lütfen… -Yine gazete okudun değil mi çekirge; sen adam olmayacaksın! -Affedin yüce efendim, süflî eğilimlerime engel olamıyorum; evet, hem gazete okudum, hem de yine anayasayı karıştırdım… -Pekâlâ sor bakalım, [...]
Barfiks
-Üstadım, geçenlerde kitapçı dükkanından 2 liraya bir anayasa aldım, neler varmış diye incelerken bazı şeyler dikkatimi çekti; bir de size sorayım dedim. -Ben anayasa hukukundan anlamam ama yine de sor bakalım çekirge… -Mesela 117. maddede, “Millî güvenliğin sağlanmasından ve Silahlı Kuvvetler’in yurt savunmasına hazırlanmasından, Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne karşı, Bakanlar Kurulu sorumludur” diyor… -Eee, ne [...]
1923 seçimlerinden bir hatıra: İlk bağımsız mebus nasıl seçilmişti?
Zeki Kadirbeyoğlu, seçimleri 1919 sonbaharında ülke çapında yapılan son Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nda Gümüşhane mebusu olarak görev yapmış, bu meclisin aldığı en anlamlı karar olan Misak-ı Milli belgesinin hazırlanmasına katkıda bulunmuş ve 16 Mart 1920 tarihinde Meclisin İngiliz baskınına uğrayarak kendini feshetmesi üzerine Ankara’daki BMM’ne katılmak üzere Anadolu’ya geçmeye karar vermişti. Deniz yoluyla İnebolu’ya geçen Zeki [...]
Yumuşak ge senaryosu
Olup bitenler hakkında son derece mâkul bir teorim var; ciddi bulmayabilir, beğenmeyebilirsiniz fakat biraz insafla düşündükten sonra, “keşke bu doğru olsaydı” diye temennide bulunacağınızı zannediyorum: Mâlum, Türk sineması son birkaç yılda atağa geçti; eli yüzü düzgün filmler yapılıyor; sinema salonlarında Amerikan filmlerinden daha iyi seyirci toplamaya başladılar. Yakın zamanlarda dünya sinemalarında seyredilecek önemli eserler yapılacak [...]
Biiiiiip!
-Değerli arkadaşlarım, şirketimizin daraltılmış olağanüstü genel kurul toplantısını açıyorum; bildiğiniz gibi toplantının tek gündemi var; o da geçen ay basına ilan ettiğimiz devridaim motorunun bir nevi fos çıkmasıdır. Büyük itibar kaybettik arkadaşlar… – Bir saniye sayın başkanım; katılmıyorum, makinemiz fos çıkmadı, makine takır takır çalışıyor… – Evet takır takır çalışıyor; ama fişini prize taktığımız zaman [...]
Fantezi
Mayıstaki cumhurbaşkanlığı seçimlerini artık bir başka nokta-i nazardan merak ve heyecanla bekliyoruz; hatta bu yeni nokta-i nazar o kadar ilginç ve aydınlık sonuçlar vadediyor ki, kimin cumhurbaşkanı olacağı veya olamayacağı konusu bile daha şimdiden pörsüdü sayılır.Fantezi şu: A.N.Sezer devlet başkanlığından ayrıldıktan sonra, bir kısım gazetelere göre- solu toparlamak için harekete geçiyor; Ankara’da karargâh haline getirdiği [...]
Linçperverliğin lüzumu var mı?
Konu hassas ve çarpıtılmaya son derece müsait; onun için kelimeleri tartarak sarf etmek lazım: Çocuk tacizi vakalarında basın kuruluşları iyi imtihan vermiyor. Bir haberi işlemenin onlarca farklı yolu var; bizimkiler en kötüsünü, en canhıraş olanını, en beterini seçerek ve bu gibi haberlere magazine uyguladıkları tarifeyi tatbik ediyorlar. Sorsanız, “ibret olsun diye meseleyi gündeme getiriyoruz” diyeceklerdir. [...]
Ciddiye alınması gereken bir Cemil Meriç eleştirisi
Dücane Cündioğlu’nun, ‘Bir Mabed Bekçisi’ ve onun hemen akabinde yayınladığı ‘Bir Mabed İşçisi: Cemil Meriç’ adlı çalışmaları üzerinde durmalıyız; çünkü ‘fikir arkeolojisi’ denilebilecek bir türe giren bu tarz çalışmaların benzerine pek rastlamıyoruz; alıştığımız biçimiyle bir monografi sayılmaz, tam manasıyla biyografi de değil. Fikir arkeolojisi belki en doğru karşılık. Arkeolojik çalışmalar, daima bir ‘yeniden inşa’ maksadına [...]
CHP’den istifa eden ilk milletvekili: Halit Akmansü (2)
Halit Akmansü bir Millî Mücadele kahramanıydı. Kurmay Albay rütbesiyle mücadelenin en mühim askerî harekâtlarında büyük birliklere komuta etmiş ve o günlerde kaçınılmaz bulunan bir ihtiyaçtan ötürü, çoğu meslekdaşı gibi asker kimliğine ilaveten Meclis üyeliğini de yürütmüştü. Birinci BMM’nin çok önemli bir özelliği vardı; son derece yoğun ve sert tartışmalar yaşanmasına rağmen Meclis’te muhalif bir grup [...]


