1997 ArÅŸivi
“Bırakın da üretelim”
Nadir istisnalar dışında son iki asır boyunca Türk toplumunun bütün müesseseleriyle birlikte BatılılaÅŸması projesine gönül verenler aslında zihniyet itibariyle sefil bir mevziide idiler; bu hüküm çok su götürür gibi görünse de BatılılaÅŸma gayretlerimizin yekun çizgisinin altında hayli berrak tespitler bulunuyor: Büyük bir hürmet ve itikatla perestiÅŸ ettiÄŸimiz BatılılaÅŸma projesinin daha baÅŸlangıçtan beri “üretim” fikri üzerine [...]
Son tahlilde: “Sezadır!”
Nasreddin Hoca’nın bindiÄŸi dalı kesmesiyle ilgili nükteyi herkes bilir; ama hiç kimse kendisinin böyle bir hata iÅŸleyeceÄŸini hesaba katmaz. Güldüğümüz ÅŸeyleri, kendimizden ötedelere yansıtırız; “ne gülüyorsun, anlattığım senin hikayen” diyen Latin hakimi, bu hakikati ümitsizce hatırlatmaya çalışır; ama nafile. BindiÄŸimiz dalı kesmek bize ızdıraba mal olur ve seyredenler için manzara hep eÄŸlendiricidir. Zaman’ın gazete tirajlarıyla [...]
Bırak bu fingirdeÄŸi Kerem; sana “Aslı” mı bulunmaz?
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir türlü çocukları olmayan biri Türk diÄŸeri Ermeni iki komÅŸu kadın, aynı dertten muzdarip bulunmanın tesiriyle birbirlerine dert yanar dururken, günün birinde bir gezgin derviÅŸin elinden yedikleri yarım elmaların tılsımı ile evlat sahibi oluverirler. Her iki aile çocuklar daha doÄŸmadan “beÅŸik kertmesi”nde kavilleÅŸir. Neticede Türk ailenin çocuÄŸu erkek olur [...]
Neyse ki “Temel” var
Belki tabir biraz itinasız ama adresi doÄŸru; vaktiyle Anadolu’da her beldenin meÅŸhur birkaç “deli”si vardı; ÅŸimdi insanların yalnızlığını artıran ÅŸehir ikliminde, deliler de dahil “maruf ve meÅŸhur” hemen hiçbir ÅŸey kalmadı. Delilere son zamanlarda kibarlaÅŸan “özürlü” jargonunda hangi sıfatın verildiÄŸini bilmiyorum; galib a en doÄŸrusu “zihin özürlü” demektir. Eskiden çocukluk haletiyle delileri uzaktan izler, nasıl [...]
Hacet kapıları
Avrupa BirliÄŸi’ne tam üyelik maceramız, mahkum edildiÄŸimiz aykırı ve abes zihin kategorisini bütün boyutlarıyla fark etmek bakımından kolay anlaşılır bir laboratuvar atmosferi sunuyor. Åžimdi soÄŸukkanlılıkla meseleyi basitleÅŸtirerek ve şıklandırarak ÅŸerhetmeyi deneyelim: -Avrupa BirliÄŸi, “sanayi ötesi” üretim teknolojisine terfi etmiÅŸ çekirdek ülkelerin önderliÄŸinde gerçekleÅŸtirilmeye çalışılan bir medeniyet projesidir. “-Milli devlet” ölçeÄŸini aÅŸan ve asgari müşterek deÄŸerlere [...]
Hesap hesaptan üstündür!
Tarihe yönelik ilgilerin başlıca iki sebebi var; ilki, her insanda mevcut bulunan evveliyat merakıdır: Yeni taşındığımız kira evinde daha önce kimlerin oturduğunu merak ederiz; yeni tanıştığımız kişilerin daha önceki hayatına dair bilgi edinmek, adını öğrendiğimiz en uzak ceddimizden önce hangi soy ve sulbden geldiğimizi bilmek isteriz. Hadiseler, evveliyatı, yani tarihi ile mana kazanır. Tarih merakının [...]
“Kuvvet en büyük fikirdir; yürüyelim arkadaÅŸlar!”
Radyo Televizyon Üst Kurulu Kanunu’nda yapılması beklenen deÄŸiÅŸiklikler, bugün ülkeyi yönetenlerin nasıl bir Türkiye istediÄŸini gösteren çok ilginç bir niyet belgesi olarak da yorumlanabilir. Ne var ki elyevm, sözü geçen kanun tasarısından daha vahim bir niyet gösterisi ile karşı karşıyayız; herkes pekala farkında ki bu tasarı, pratikte Türkiye’de radyo televizyon yayıncılığını güçlü sermaye kuruluÅŸlarının inhisarına [...]
Marjinalitenin daniskası!
Türk sinemasında son günlerde adından çok bahsedilen filmler, garip bir tesâdüf eseri olsa gerek hep marjinal hayat kesitlerini ekrana taşıyor; toplum hayatının ve olağan işlerin sınırlarına yaslanan aykırılıklar, sapmalar, farklılıklar ve sıradışılıklar el üstünde tutuluyor; daha da olmazsa alelâdeliğin bilinen ama görmezden gelinen tarafları abartılıyor: Küfür, müşterek değerlere saldırı, istihcân, ahlâk normlarının kırılıp dökülmesi gibi [...]
“Derin devlet”e iyi davranmalıyız!
Dibi ölçülemez derecede muÄŸlak ve bulanık tehlikeli suları çaÄŸrıştıran bir kavram. Yüzyıllardır devlet kavramına mübarek bir mana yükleyerek bu mefhumu ırz, ismet ve iffet gibi ÅŸahsi esenlik unsurlarının bütünleyicisi ve garantörü olarak deÄŸerlendiren amme vicdanı ÅŸimdi “derin devlet” lafzını espri niyetine harcıalem iÅŸler için bile kullanmaya baÅŸladı. Devletin en büyük iÅŸveren, en büyük üretici, en [...]
Bahtın açık olsun ey eski kalp ağrımız!
Gençlik günlerindeki birkaç ateÅŸli yılı görmezden gelirsem parti merkezli düşünme lüksüne hemen hiç sahip olmadım diyebilirim; sonraki yıllarda siyasi parti mücadelesinin esasta “güç” kavramı etrafında yoÄŸunlaÅŸtığını anladıktan sonra, bir nesli büyüleyen idealizm tılsımının nasıl da tüy döküverdiÄŸini burkuntuyla fark etmiÅŸtim. Her seçim döneminde, oy kullanmak için ayrılmış kapalı bölmeye kadar peÅŸimi bırakmayan kararsızlığı yenip kerhen [...]


