TIK TIK; KİM OO? SÜTÇÜÜÜ!..

Dün öğleden sonra CHP Grup toplantısında Sayın Baykal kürsüye geçinceye kadar kafam kazana dönmüş durumdaydı.

Sabahın erken saatlerinden beri haber kanalları bir yandan olayla ilgili detayları aktarırken öte yandan, gözaltına alınan kiÅŸilerin ne kadar maÄŸdur, mazlum ve muteber olduklarına dair hayli “canlı röportaj” gerçekleÅŸtirdiler.

Meselâ C. Gazetesi’nin kıdemli kademeli yazarlarından C.Ö., sesine bir “tatara titiri” gevrekliÄŸi katmaya çalışarak olup biteni şöyle tasvir ediyordu:

-Klasik hikâyeler bunlar!

Ardından, aynı takıma mensup diÄŸer medya elemanları, kamuoyunu baskı altına alıcı replikleri seslendirmeye baÅŸlayarak, “söktüremezler, saklanacak bir ÅŸeyimiz yok, bir senedir adam topluyorlar, iddianame neredeymiÅŸ bakalım” makamından içli, acıklı ve iddialı besteler seslendirdiler. Hani televizyonlara bakıp hüküm verecek olsak, “yuh yani, bu kadar terbiyesizlik de yapılmaz ki canım” diye tepki vermek iÅŸten deÄŸildi; hele hele gözaltına alınan kiÅŸiler için,

-Toplumda yeri ve mevkiileri belli kimseler bunlar, diye beraat karinesi hazırlamaya çalışmaları çok duygulandırıcıydı; “Yahu kardeÅŸim, gözaltına alınanlar hamal, bakkal, tüpçü, balici, mendilci, sucu olsa neyse fakat…”

Hâsılı ahalinin aklı karmakarışık hâle gelmişken ikindiye yakın saatlerde Sayın Baykal grup toplantısında kameraların karşısına çıkarak meselenin gerçek mahiyetine dair önemli ipuçları sergiledi.

Hayret! Durgundu, fena halde keyifsizdi ve nâçiz kanaatime göre siyasi kariyerinin en tutuk, en kötü konuÅŸmasını yaptı. Dava hakkındaki yayın ve yorum yasağı sürmesine raÄŸmen hükümeti, daha iktidara gelmeden önce Ergenekon çetesi senaryosunu hazırlamakla itham ederken cümle kurmakta zorluk çekiyordu. Epeyce hazırlıksız ve alenî bir pürtelâş psikolojisiyle yaptığı konuÅŸmanın en ilgi çekici kısmı, Nazilerin iktidar sürecine yollamada bulunduÄŸu, “Önce papazları tutukladılar, ardından sosyal demokratları, sonra Sosyalistleri ve nihayet sıra bize geldi” sözleriydi.

“Demokratik ülkelerde sabahın erken saatlerinde kapı çalındığında herkes bilir ki sütçü gelmiÅŸtir, fakat bugünlerde kapılar çalındığında kimin geleceÄŸi belli olmuyor” yolundaki sözleri ise, konuÅŸmasının en parlak nükteli kısmı sayılabilirdi.

Gözaltılara açıktan karşı çıkamadıysa da “etraftan dolanmak” taktiÄŸiyle geliÅŸmelerden hoÅŸnutsuz, tedirgin, hatta endiÅŸeli olduÄŸu hemen hissedilebiliyordu.

Liderlerini düşünceli bakışlarla dinleyen parti grubu da neşesizdi; sadece, içinde Atatürk kelimesinin geçtiği bir cümlede liderlerini alkışla desteklemeyi hatırlayabildiler.

İlerleyen saatlerde baÅŸka gözaltıların da yapıldığı, ÅŸu mâhut iddianamenin hafta sonu mahkemeye intikal ettirileceÄŸi haberleri gelmeye baÅŸlayınca, konunun hiç de, “klasik hikâyeler bunlar” neviinden politik bir kumpas olmadığı yolunda ciddi emâreler hissedilmeye baÅŸlandı. Sayın Baykal’ın deyiÅŸiyle “toplumda saygınlığı ile tanınmış” kiÅŸilerin, tamamen sade suya tirit gerekçelerle gözaltına alınmış olamayacağı kanaati ağırlık kazanıyor gibiydi sanki.

*

Dün yaÅŸananlar, o hep bahsedip durduÄŸumuz yol ayrımına hızla yaklaşıldığı izlenimi veren çok önemli geliÅŸmelerdi. Gelecek kuÅŸağın tarihçileri, Baykal’ın operasyon tarihi olarak 30 Haziran’ı 1 Temmuz’a baÄŸlayan tarihin seçilmesini rejim deÄŸiÅŸikliÄŸi gayretine baÄŸlayan sözlerinin ne kadar talihsiz olduÄŸunu belirtirken, “Aa, bir de siyaset bilimi doçentiymiÅŸ” diye ÅŸaşıracaklardır; eminim.

Dünün tarihi, demokrasilerde herkesin hesap verebildiği bir dönemin başlangıcı olarak tarihteki yerini alırsa demokrasi kazançlı çıkar; Türkiye kazanır ve ümit etmeliyiz ki, bundan sonra sabahın erken saatlerinde kapıları sadece sütçüler çalar!

PaylaÅŸ:
  • Facebook
  • Google Bookmarks
  • del.icio.us
  • Digg
  • Sphinn
  • Mixx
  • Technorati

İlgili yazı bulunamadı.

Ahmet Turan Alkan - 2 Temmuz 2008

Kaynak: http://www.zaman.com.tr/yazar.do?yazino=709085

Bu yazıyı yazdır Bu yazıyı yazdır
1 Puan2 Puan3 Puan4 Puan5 Puan (4 oy, ortalama: 5,00 / 5)
Loading ... Loading ...

Anahtar Kelimeler:

Anahtar Kelime Ekle: Bu da nedir?

Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.

One Comment to “TIK TIK; KİM OO? SÜTÇÜÜÜ!..”

  1. Göker Murat diyor ki:

    Ergenekon Operasyonu ile “Kazın ayağının öyle bildiÄŸimiz gibi olmadığını” gösteren Emniyet teÅŸkilatı mensuplarına teÅŸekkür ederiz. MeÄŸer ÅŸimdiye kadar ‘kazın ayağı’ bize nasıl aksettirilmiÅŸte farkına varamamışız; adeta kaz yerine konmuÅŸuz. Sütçüler genellikle masumlukları ve zararsızlıkları ile bilinirler. Sabah kapıyı çalan kiÅŸi sütçü olmasa bile -herhangi birisi olabilir- Baykal’dan daha zararsızdır herhalde. Çünkü zarar/ziyan ve Baykal kelimeleri benim için ciddi bir çaÄŸrışım yapıyor. İki deÄŸiÅŸken arasındaki korelasyon katsayısı ‘1′ e çok yakın, hatta neredeyse ‘1′.
    Saygılarımla..

  2. ferhadkaya diyor ki:

    İnşaallah sonuna kadar gidilir, geçmişteki tecrübelere dayanarak, ergenekon soruşturmasının da akamate uğratılmasından korkuyorum açıkçası. inşaallah yol ayrımında herkesin hesap verdiği, herkese hesap sorulan adil bir döneme doğru olur yolumuz.
    baykal ve benzerleri taifeden bahsetmek bile istemiyorum. bence onlar bu milletin yüzkaraları,bir insan bir siyasetçi, bir gazateci nasıl milletinden, halkından bihaber olur. nasıl toplumdan bu kadar ayrık durur ÅŸaşılacak ÅŸey. hemde birde solcu(halkçı) bu adamlar. ne kadar solcu oldukları da ortada gerçi. varsa yoksa rejim, laiklik paranoyası; bu gözaltılar ilk defa olmuyor ki;”hamal, bakkal, tüpçü, balici, mendilci, sucu” da bu ÅŸekilde hatta daha kabaca gözaltına alınıyordu bu ülkede. kimileri geceyarıları alınıyordu. gözaltında iÅŸkence görenler, hatta kaybolanlar oluyordu. o zaman nerdeydi bu sayın beyefendiler. ÅŸimdi neden kuyruklarına basılmış gibi bastılar vaveylayı?

Yorum yapın