Tavır
Haftanın son günü öğleden sonraki saatleri sadece memurlar, öğretmenler ve öğrenciler sevmez; herkes bayılır, çünkü cuma akÅŸamı, haftanın en tasasız gecesidir; ertesi gün için yataktan geç kalkma, -Allah ne verdiyse- dörtbaşı bayındır bir kahvaltı ve gazete keyfi, ardından çarşı-pazar, park ve gezi planları yapılır, spor düşkünleri maç saatini iple çekerler…
Genel baÅŸkan da partinin en mükellef katındaki özene-bezene döşenmiÅŸ odasında, bilgisayar başında Peggle oynamaktaydı. Saat 16’yı geçiyordu. Genel baÅŸkan, Peggle denilen bilgisayar oyununun en kazık aÅŸamasında, yarım saatten beri aynı “levelâ€?i tekrarlayıp durmaktan fena halde sinirlenmiÅŸ olmasına raÄŸmen, “ya bu leveli geçerim, ya da istifa ederimâ€? diye kendini gaza getirmekteyken ansızın kapı çalındı,
-Meşgulüm, ne var, geel!
Genel sekreter pür telaş içeriye girdi; yüzü yeşille kırmızı arasındaki bütün renklerden alâmetler göstermekte, ellerini hiperaktivite nöbetine tutulmuş zeki çocuklar gibi nereye koyacağını bilememekteydi,
-Hayırdır yav, ne oldu yine; taşra teşkilatlarından istifa haberi mi geldi yoksa?
-Daha önemli sayın genel başkanım, önce biraz soluklanayım müsaade arz ederseniz!
-Otur otur, kendine gel; al su iç biraz… nedir, ne oldu?
-Olacak oldu sayın genel başkanım; az önce bütün ajanslar haberi geçmeye başladılar, gözümüz aydın, hükümeti kapatıyorlar!..
-Ne diyorsun sen yav, iyi misin; biri işletmiş olmasın?
-Haber sağlam genel başkanım; televizyonu açarsanız siz de göreceksiniz; bu defa işleri tamam!
-İnÅŸallah; dur bakalım açalım ÅŸu televizyonu ne diyorlar; sen arkadaÅŸları çağır da âcil bir parti meclisi toplantısı yapalım bu arada. Çaycıya da söyle ikinci bir emre kadar partiyi terketmesin; kapıdaki güvenlikçilere haber ver, bakkaldan kaÅŸar, simit filan alsınlar bolca… Haa, eve de telefon et, marketten un, makarna, hazır pizza, iki batman patates, çay, ÅŸeker tedarik etsinler…
-Vaziyet anlaşılmıştır arkadaÅŸlar; bu durumda partimize düşen ödev nedir; tekliflerinizi alayım ÅŸimdi…
-Valla sayın genel başkanım, ne desek boş; siz ne derseniz o olur!
-Böyle deÄŸerlendirme olur mu sevgili kardeÅŸim; görüşünüzü soruyoruz, söyleyin açıkça…, geçen sefer de böyle yaptınız!
-Geçen sefer derken neyi kasdettiğinizi öğrenmek cüretini gösterebilir miyim sayın genel başkanım?
-Neyi olacak, 27 Nisan bildirisini söylüyorum; o zaman da böyle yaptınız, seçimlerde iki seksen yere uzattılar bizi.
-Ama o zaman durum farklı deÄŸil miydi efendim; “tamam arkadaÅŸlar, bu gece rahat bir uyku çekebilirsiniz; bir haftaya varmaz hükümeti kurma ödevi partimize verilirâ€? dememiÅŸ miydiniz?
-Ne dedimse dedim, geçmişi eşelemeyi bırakalım; önümüze bakalım.
-Zaten hep öyle yapmıyor muyuz genel başkanım?
-Ne yapmıyor muyuz, ne demek istiyorsun, açık söyle?
-Hep önümüze bakıyoruz demek istemiştim genel başkanım, yanlış anlamayın lütfen!
-ArkadaÅŸlar, ben böyle ÅŸeylere kızıyorum iÅŸte; önümüze bakalım demek, oturduÄŸumuz yerde bakışlarımızı iki pabucumuzun arasına mıhlayıp gelinlik kızlar gibi süzülmek midir? İstirham ederim. Åžimdi lütfen konuya dönelim; evet…
-BaÅŸkanım benim bir öneri teklifim var; 27 Nisan’da muhtırayı desteklemiÅŸtik; kimse de ÅŸaşırmamıştı. Åžimdi öyle bir ÅŸey yapalım ki herkes ÅŸaşırsın…
-Mm ilginç, meselâ?
-Onu siz daha iyi bilirsiniz efendim; hâşâ!
-Yav delirtmeyin adamı; biz demokratik bir parti deÄŸil miyiz arkadaÅŸlar, herÅŸeyi ben bilirsem sizi niye çağırttım buraya; bakın bir sürü simit aldırdım dışardan, eski kaÅŸar getirttim. Çaylar derseniz mis gibi…
-Bu kaÅŸar eski kaÅŸar deÄŸil efendim; eski süsü verilmiÅŸ ama içine basmışlar margarini. Geçen bizim hanım da almış bu kaÅŸardan, kızgın tavaya koyuyorsunuz, iki dakika sonra su gibi oluyor…
-Åžimdi bunun gündemle ne ilgisi var ha?.. Yapmayın lütfen, bir de eski diplomat olacaksınız…
-…!
-Şöyle yapalım Sayın baÅŸkan; diyelim ki, hukuka saygımız sonsuz fakat böyle zırt-pırt parti kapatarak da olmuyor…
-Bu zırt-pırt kelimesini de açıklamaya koyacak mıyız yani şimdi?
-Lâfın gelişi efendim; siz daha uygun bir karşılık bulursunuz oraya!
-Yani diyorsunuz ki, ne şişi yakalım ne de kebabı ziyan edelim; öyle mi?
-Kebap dediniz de sayın genel baÅŸkanım; geçen hafta Tunalı Hilmi’de bir kebapçı keÅŸfettim; yol üstünde deÄŸil, ara sokaklardan birinde… Kaburga yapıyor bunlar, uzman olmuÅŸlar. Vay ÅŸerefsiiiz, yav bir kaburga kebabı böyle mi yapılır arkadaÅŸ; garson müdahale etmese kemiklerini de yiyecektim çıtır çıtır inancınız olsun; öyle nezzetli…
-Partimizde inançsız mı var ki böyle lâf sokuÅŸturuyorsunuz sayın arkadaşım; teessüf ederim; benim kayınvaldem hacdan döneli daha yirmi sene bile olmadı; kayınbiraderin dükkanında ise hâlâ Karınca Duası asılı durur, inanmayan gidip baksın, öyle konuÅŸsun…
-ArkadaÅŸlar, arkadaÅŸlar… lütfen; biraz ciddiyet…
-Yazınız genel sekreter; daha doÄŸrusu yazmayınız; aldığımız kararı özetliyorum; kimselere çıtlatmak yok; haber sızmasın katiyyen. Evet… Partimiz, hükümet partisinin kapatılması için düzenlenen iddianame karşısında en azından Pazartesi gününe kadar, eÄŸer mümkün olursa bir hafta veya daha uzun bir süre kimselere görünmeme, çıt çıkarmama, soranlara “iyiyiz hamdolsun, sizleri sormalı; çoluk çocuk nasıllar, yengeye hürmetlerâ€? gibisinden ÅŸaşırtıcı cevaplar vererek rengimizi belli etmeme kararı almıştır. Åžimdi gruptaki bütün arkadaÅŸlara haber verelim, ortadan kaybolsunlar, telefonları kapatıp kimseyle görüşmesinler. Duruma göre ben Pazartesi günü bir ÅŸey söylemek gerekirse konuÅŸurum, tamam mı?
-Söz, tamam, eyvallah!
-Öyleyse ben de bilgisayarımın başına dönüp, az önce yarıda kalan proje üzerinde çalışmaya devam edebilirim; iyi geceler arkadaşlar!
İlgili olabilecek yazılar:
- CHP, yargıdan yana tavır koymak zorundadır Ergenekon Davası Türkiye’nin sadece bugününü değil, geleceğini de etkileyen bir...
- Biiiiiip! -Değerli arkadaşlarım, şirketimizin daraltılmış olağanüstü genel kurul toplantısını açıyorum; bildiğiniz...
- Küçük parti dramı -Partimizin başkanlık divanı toplantısını açıyorum arkadaşlar; yalnız görüyorum ki, arkadaşlardan...
- Acemi darbeci Buyur hanım.., toplantıdayım, tamam, iki bağ dereotuuu, kabartma tozuu, kaç...
- Atatürk’ün ruhu -Perdeleri iyi kapatalım arkadaÅŸlar, ayrıca ÅŸu yemek artıklarını da kaldıralım...
Ahmet Turan Alkan - 23 Mart 2008
Kaynak: http://pazar.zaman.com.tr/?bl=14&hn=1981
Bu yazıyı yazdır
Eğer yazıyı beğendiyseniz ya da ekleyecekleriniz varsa, lütfen yorumunuzu yazın veya RSS aboneliği ile yeni yazılardan anında haberdar olun.









(5 oy, ortalama: 4.60 / 5)

Yorumlar
Henüz Yorum Yok.
Sizin Yorumunuz