Turkuaz
Banyo Oturağı
Kuzu kuzu kabul edelim ki Türkler, doğuştan arkeolojiye yatkın bir topluluktur (bu cümleyi okuyan bir kısım arkadaşların, “bu adam yine lâfı evirip çevirip ırkçılık yapacak, zaten eski milliyetçilerden olduğunu duymuştum” şeklinde bıdıbıdlanarak başka sayfalara geçiş yapmaya niyetlendiğini görür gibiyim; acele etmeyiniz efendim, bakalım yazar lâfı nereye getirecek?). “Ne alâkası var?” diyeceksiniz; çok alâkası var: Bakınız [...]
Hacı Murat
Anadollar ilk çıktığında, “yerli araba” efsanesinin bir an evvel tahakkukunu bekleyen millici takımı bile pek memnun edememişti. Araba görmemiş değildik ki; ortalık birbirinden fiyakalı ama düşük modelli iri-yarı Amerikan otomobilleri ile doluydu; “doluydu” lâfına da pek kulak asmamak gerekir aslında, orta halli bir Anadolu şehrinde hatırı sayılır esnaflara, yüksek bürokratlara ait özel otomobilleri toplasanız herhalde [...]
Güvenlik
Umuma açık bir yerde, daha kapıya yaklaşırken soyunup dökünmeye başlayan birini görseniz ne yaparsınız? Soruyu yanlış anlamanız kuvvetle muhtemel; bunun için büyük şehirlerde yaşayanlardan çoğunun aşina olduğu bu garip ve gülünç durumu biraz ayrıntılandırmam gerekecek. Sahne şöyle: Adam kapıya yaklaşırken önce ceplerindeki bütün madeni eşya ve ıvır-zıvırı, yani gözlüğünü, çakmağını, kalemini, anahtarlığını avucuna toplamaya başlıyor, [...]
Geyik
Tavlanın kitabını en evvel ben yazdımdı da internete vermeyi unutmuşum; bak bakayım nedir bu? Dubara! Agop, Kirkor, Mişon, Salamon, nâm-ı diğer dört kaldıran! Ne oldu şimdi? Ben söyleyim Abidin evladım, mars oldun. İki mars bir ters beş eder. Yav senin gömleğin ne zaman yırtılmış, bak bak şurası, koltuğunun altındaki yer. Haa, sana zahmet hazır kucaklamışken [...]
Gönül zenginliği
Zenginin malı züğürdün çenesini yorar vecizesine bayılırım, çünkü dedikodusu en leziz meselelerden birisi, uzak veya yakın bir tanıdığımızın tahminleri aşan servetinin kaynağı hakkında fikir yürütmektir; bu kabil dedikoduların temel varsayımını, zengin kişi ile serveti arasındaki ters orantı teşkil eder: “Hıh, o mu; daha düne kadar çocuklarının okul taksidini ödeyebilmek için kırk kapı dolandırıyordu, nerden buldu [...]
Geçiniz; hayır geçmeyiniz!
Geçenlerde nesildaşım bir solcunun hatırlarından bahseden bir kitabı gözden geçiriyordum (delikanlılar ne zamandan beri hatıra yazmaya başladılar yahu?). Mevzu, devrimci arkadaşın askerlik günlerine gelince, “şimdi kim bilir neler saçıp savuracak” diye bir peşin beklenti içine girdiğimi itiraf edeyim hemen; aynen öyleydi. Meğer o da askerliğinin yedeksubay eğitimi günlerini Polatlı’daki Topçu ve Füze Okulu’nda geçirmiş, üstelik [...]
Bulaşık
Yılda birkaç defa bir hafta süreyle bulaşık yıkamak zorunda kalmak, erkek rûhiyeti üzerinde -sanılanın tam aksine- son derece olumlu tesirler yapıyor; bu keşfimi erkek okuyucularımla paylaşmayı vecibe sayıyorum zira insanı, hayat görüşünü değiştirmeye zorlayan önemli bir tecrübe ile karşı karşıya bulunuyoruz. Her şeyden önce bulaşık yıkamak zorunda kalan her erkeğin başvurduğu ilk tedbir, bulaşığa vesile [...]
O akşam 20.45′te hissettiklerim
Siz bu yazıyı okuduğunuzda belki çoktan terâveti uçup gitmiş, belki başkaları bu eksikliği tamamlayan satırlar karalamış olacaktır ama yine de kayda geçmesini istiyorum. Geçtiğimiz pazar günü her Galatasaray taraftarı gibi ben de dışarıya karşı ümitvar ama aslında karamsar bir bekleyiş içindeydim. Fenerbahçe maçlarında -üstelik iki kere- yenildikten sonra şampiyonluk kazanmanın anlamı olmayacağını düşünerek kötü ihtimâle [...]
Yapboz
Her şey o kargo kutusunu teslim aldığımı belirten kağıdı imzalamakla başladı; iri yarı bir paketti. Önce “baklavadır” diye ümitlendim; fakat baklava kutularının genellikle bu kadar kalın olmayacağını farkedince “bomba filan olmasın” diye kutuyu sallamaya başladım (Türkler bomba muayenesini böyle yapıyorlar çoğunlukla. Kutuyu kucaklayıp sallamak da bir ara internette çok dolaşan “son sözleri” esprisini çağrıştıran bir [...]
Vecize
Dünyanın en büyük bayrağı kime ait? Bildiniz; bize ait. Peki, dünyanın en küçük bayrağını kim yaptı? Onu da biz yaptık; geçenlerde haberlere konu oldu; nano teknoloji (yani mikroskobik denecek ölçüde çok küçük cisimleri tasarlayabilen ve imal edebilen sanayi dalı; moleküler üretim de deniliyormuş) konusunda uzmanlaşan bir üniversitemiz, dünyanın en küçük bayrağını yaparak başbakana hediye etti [...]


