Turkuaz
Mustafa Kutlu’yu tanır mısınız?
Tanıyanlar çoktur elbette; maksadım bu isimle daha önce karşılaÅŸmamış olanların zihnine bir dikkat çentiÄŸi açmak. Ben tanırım; lâkin bir mekânda beraber, yüz yüze oturmuÅŸluÄŸumuzun süresi, toplasanız beÅŸ-altı saati geçmez; “Bu nasıl tanışıklık öyle!” diye itiraz ÅŸerhi döşenmeye kalkışmayınız; rû be rû tanışıklığımız kısa fakat tanışıklık için ille de yüz yüze gelmek, uzun uzun dereden tepeden [...]
İlk Ders
-Sevgili öğrenciler, değerli veliler. Biliyorsunuz bu sene bakanlığımız birinci sınıf öğrencilerinin okul ortamına alışması için, sadece ilkokul birinci sınıflarına mahsus olmak üzere ders yılını bir hafta önceden başlatma kararı almış bulunuyor, sizin de gördüğünüz gibi bu bir hafta içinde isteyen veli, çocuğu ile birlikte derslere katılabilecek; bizler de işte bu sebeple herkes tatilde keyif çatarken [...]
Havaalanında…
Özel şirketlere yurtiçi uçuşları hakkı tanınmasıyla birlikte uçak, yavaş yavaş sadece resimlerde gördüğümüz bir nesne olmaktan çıktı. Buna bağlı olarak uçak yolcusu ve havaalanı kalabalığı profili de değişmeye başladı. Bir havaalanında sadece bagajları seyretmek bile değişimi fark etmeye kâfi geliyor: Yekdiğerini hasetten çatlatırcasına şık valizler arasında artık enli bantla sıkı sıkıya sarılmış koliler, ucuz bavullar, [...]
Nasıl tekstil imparatoru olunur?
Geçen hafta tam da defineciliÄŸin inceliklerinden bahsetmek üzere iken açılan “eniÅŸte” faslının rüzgarına kapılıp gittik. EniÅŸte, profesyonel bir defineci deÄŸildi ama profesyonellere akıl veren, defineciliÄŸin teorisini mükemmel derecede yapan, sektörün yan branÅŸlarında danışmanlık hizmeti veren (bkz. bilim adamı) bir adamdı; yani, konu kıtlığından bunalan televizyon yapımcılarının arayıp da bulamadığı cinsten bir mîr-i kelâm. Onu dinlerken, [...]
EniÅŸte
Size şöyle esaslı bir define hikâyesi anlatsam diyorum; ne dersiniz? Bayılırsınız deÄŸil mi; ben de bayılırım. Vaktiyle kısaca “eniÅŸte” diye kodladığımız bir tanıdığımız vardı; eniÅŸteliÄŸi, arkadaşımızın uzak akrabalarından birinin eniÅŸtesi olmasından ileri geliyor. Bir tatlı dilli adam; sözü sohbeti fevkalâde, iÅŸi-gücü bırak, akÅŸama kadar dinle eniÅŸteyi. Kendisi amatör fizik tedavi uzmanı, asıl mesleÄŸi -o meÅŸhur [...]
Görev
-Sayın seyirciler ÅŸu anda yine ÅŸirin tatil beldemiz Bodrum’da, Bodrum’umuzun problemlerini kamuoyuna aksettirmek maksadıyla görev başında bulunuyoruz. İki aydan beri tatil günlerinin dışında her gün bu saatte sürdürdüğümüz canlı yayınımızda bugün Bodrum’un çöp meselesine el atacağız. Gördüğünüz gibi Bodrum’un çöpleri belki elli seneden beri bu çukurda biriktiriliyor ve bu yığın gün geçtikçe büyüyor. Åžu anda [...]
Çubuklu pijama!
ArkadaÅŸ anlatıyor: – Anlamıyorum, cumartesi pazar gelince bizim evde gerilim artıyor; yüzler asılıyor, bir sinir harbidir gidiyor. Her zaman yarım ağızla da olsa benden yana tavır koyan çocuklar o gün, yıllardan beri hapishane aralığında voltaya çıkmamış mahkûmlar gibi “ille de bizi kırlık-bayırlık bir yerlere götür” diye tâcize baÅŸlıyorlar. Diyorum ki: “Yahu hanım, ey çocuklar; sizi [...]
Bisiklet
Gel de eskilerden bahsetme; bizim çocukluÄŸumuz neredeyse bisikletsiz geçti denilse yeridir. Bir çocuÄŸun bir bisiklet sahibi olmasına bugün, çorap, fanila, kalem kutusu cinsinden sıradan bir ÅŸeymiÅŸ gibi bakılıyor; ondan bahsetmiyorum; bir çocuÄŸun ÅŸahsına mahsus bir bisiklet sahibi olmasının çok sıra dışı sayıldığı günlere gidiyor aklım. Meselâ bisiklete binmeyi bilmek, bir meziyetti aramızda. “Ben bisiklete binmeyi [...]
Zulüm
Rodin sergisine gitmek fikri nereden aklıma düştü bilmiyorum; o günlerde bilcümle matbuatımız bu sergiden bahsediyor ve âdeta, “gidip görmeyene yazıklar olsun” meâlinde yorumlarla oralara kadar yolu düşmüşken sergiyi gezmeyenlere, “ben de adam mıyım yahu” neviinden bir suçluluk hissi telkin ediyorlardı. Tesadüfe bakınız ki sergi açılışının üçüncü günü yolum İstanbul’a denk düşmüştü. Uçaktan inince hemen karşıda [...]
Devrim
Dünya Futbol Şampiyonası, geçen hafta sona erdi; bundan ötürü ev hanımlarının şikayetçi olduğunu zannetmiyorum. Bana öyle geliyor ki futboldan haz edenler de benzeri bir duygu içindedir. Televizyon başında her ânını heyecan ve seyir keyfiyle geçirdiğimiz maç sayısı çok azdı ve hemen her teknik direktör evvela yenilmemenin hesabıyla savunmacı, seyri keyif vermeyen, bol orta saha mücadelesi [...]


