Turkuaz
Werder Bremenlilik kültürü
Anadolu’da asâlet kavramı en doğru mânâsını bulmuş ve yerli yerine oturmuştur; bizim insanlarımız, “asil azmaz, bal kokmaz? derken bir kişinin paşa, zâdegân, saraylı aslından inip inmediğini değil, davranışı, huyu-husu, ahlâkı ve etvârıyla kâmil oluşuna dikkat çekerler. Tam tamına “vakar? -dediğimiz şeydir kasdettikleri; varlıkta da yoksullukta da hâllerinde bir fevkalâdelik görülmez, terbiye ve nezâketlerinde değişiklik olmaz; [...]
Dövmek istediğim yazarlar
O replik hangi filmdeydi; halim-selim bir adam var, birilerine kızmış, diyor ki, – Bana ninjalık yaptırmayın laynn, dağıtırım buraları… Kesinlikle bilirsiniz ki, “bana ninjalık yaptırmayın” diye etrafına korku salmaya çalışan birisi, vermek istediği intibâın tam tersi yaradılıştadır ama gittiği her karate filminin her dövüş sahnesinde, “yahu ben de böyle vurduğu yerden ses getiren birisi olsam [...]
Teşhir
Seyrettiğiniz eski filimlerden birinde bu sahneyi mutlaka hatırlarsınız: Bir alana kare şeklinde sıralanmış askerî birliklerin tam ortasında bir asker kişi hazırolda beklemektedir. Subaylardan biri öne çıkar ve elindeki kağıdı yüksek sesle okumaya başlar. Kağıtta, adı belirtilen (ve orada esas duruşta bekleyen) kişinin işlediği suç sebebiyle rütbelerinin söküleceği belirtilmektedir. Sonra trampetler çalar. Görevli subay sert adımlarla [...]
Eyvah, emeklilik! Yaşasın emeklilik!
Emeklilik hakkını elde edeli beridir, emeklileri, emeklilik çağı gelmiş olanları daha bir dikkatle izlemeye başladım. Bu dikkatin sebebini kestiriyor, daha doğrusu iyiden iyiye hissediyorum: Korku! Emeklilik korkutuyor; o günün sabahında işe gitmek için erkenden yataktan sıçrayıp keyifsiz bir suratla tıraş olmak, ayaküstü bir şeyler atıştırıp yollara düşmek yerine kuşluk vaktine kadar şekerleme yapıp, kahvaltı sofrasında [...]
Akademik muharip
Ankara’nın yüksek rakımlı tepelerinden birinden (tabii burada Mamak veya Keçiören civarındaki yüksek rakımlı tepelerden bahsetmiyoruz) ve askerî çevrelerle arası iyi olan (mâlumunuz bulunduğu üzere bu ülkede herkesin askerlerle arası iyidir veya onlar öyle zannederler ama askerlerin herkesle arası iyi değildir; dedikodu yapmıyoruz, bakınız. Genelkurmay’ın birtakım basın kuruluşlarına uyguladığı akreditasyon uygulamasından söz ediyoruz) birtakım çevrelerden sızan [...]
Sonu en kötü Türk filmi: Eşkıya Halil
Ramazan’ın kaçıydı acaba; sahur vakti televizyonda yerli film seyredeceğim tuttu. Daha doğrusu sofranın kaldırılması işlemleri esnasında ayak altında dolaşmamam için sert şekilde tehdide uğradıktan sonra salondaki televizyonu açtım. Siyah-beyaz bir yerli film ama belli ki filmi iyi koruyamamışlar; tonlar bozulmuş, görüntü küflenmiş, tam da başka kanala geçecekken baktım bizim Cüneyt Arkın eşkıya rolünde. Üstadın polisliğini, [...]
İftar vakti lokantalar dolu oluyor
Yazı şöyle başlar: Oruçlu değilsiniz; nasıl derler… Bu işlerle pek aranız yok, akşamüstü lokantaya gidiyorsunuz: Aaa!.. “Bu eğilim daha önceden başlamıştı da ben mi yeni fark ediyorum acaba, yoksa gerçekten yeni mi? İftar vakti, lokantalar dolu oluyor. Normal akşam yemeği vaktine yakın düştüğü için mi başladı? Sanki eskiden herkes evine gider, orucunu orada bozardı. Bu [...]
Burada güreşler düzenleyiniz!
Bugün sizlere ancak Türkiye’de veya onun daha da doğusunda yer alabilecek bazı ülkelerde misaline rastlayabileceğiniz cinsten bir hadise nakletmek istiyorum. Hürriyet gazetesinin kültür yazarı Doğan Hızlan, 28 Eylül’de, “Aspendos’ta yağlı güreş” başlıklı bir köşe yazısı kaleme alarak Antalya’daki Aspendos tarihi tiyatrosunda güreş müsabakaları düzenleneceğini duyurdu. Elbette ironik bir duyuruydu bu; “Yapılacak” yazarken, “yapmayın ha” demeye [...]
Şaşkın
…Ya Rabbi nasıl bir ülkedir bu, inanmıyorum yaa… Ramazan mı kaldı kardeşim; takvime bak ne yazıyoo? 21. yüzyıldayız. Adamlar Ay’a gidip geleli elli sene oldu nerdeyse, bizimkiler hâlâ Ramazan triplerinde ayol… Bıraksak hani, direnmesek gece gündüz davul çaldırır bu taşralılar valla; güzelim, insanlar sabah erken kalkacak mesaiye yetişecek, naapıyoo, sahura kalkmıyoo, vurup kafayı yatıyoo. Sen [...]
Beynamaz
Tamam aynı fıkrayı bir kere daha anlatacağım ama, durumu izah etmek için bundan daha güzeli gelmiyor aklıma. Adam, nasıl derler, o çok kullanılan tâbirle “beynamaz”. Bu kelimenin aslî şeklini biliyorsunuz ama bilmeyenler vardır, izah edelim: “Bî namaz”, yani namazsız, yani icab ettiğinde “elhamdülillah, biz de Müslüman çocuğuyuz; şimdilik fırsatımız olmadı ama dedemle ninem hacca bile [...]


