Pazar Keyfi

Bir yoğurt teorisi

Aklımdan geçenleri Mümtaz’er Türköne yazmış zaten; ben de MHP adına birilerinin günaşırı çıkıp, “Kimse Ülkücüler adına konuşmasın!” diye caka satmasına sinir oluyorum, çünkü bu mantık, çünkü bu edâ, Ülkücülerin ancak MHP çatısı altında bulunabileceklerini, Ülkücülüğün MHP ile iç içe geçmiş bulunduğu varsayımından kaynaklanıyor. Oysaki ne münâsebet? Kendi namıma, “Haydiniz oradan” diyorum ve ilave ediyorum, -Ne [...]


Devamı haftaya

Sevan Nişanyan’ın “mütayitlik hevesi”, hatta inadı yüzünden mahkemelere düştüğünden, hapis cezası aldığından ama bir türlü uslanmadığından bahsediyorduk da söz yarıda kalmıştı. Batı dillerinde “Dilettante” diye bir kavram var; Türkçede nasıl karşılanır bilmiyorum (aslında biliyorum ama hava atmak, düşünür gibi görünmek hoşuma gidiyor); dilettante… nasıl derler azizim, sırf eğlence olsun diye belirgin bir mevzuu ile ilgilenen [...]


Asi, mütayit, şişman, Ermeni

Haberin başlığı o kadar kışkırtıcı ki, “Aman şunu bir an evvel okuyayım” diye hırs basıyor insanı, -Nişanyan uslanmıyor!.. Ve ardından izahatı: “Kanunları hiçe sayıp devlete meydan okuyan yazar Sevan Nişanyan’ın, Şirince’de yaptığı 12 kaçak bina için daha yıkım kararı alındı.”


Yayla geceleri

Ölüler sanırmış ki diriler hep helva yiyor. İstanbul sıcaktan da öte, kapıdan çıkıp sokağa adım atınca Mehmet Ali Bey Hamamı’nın sıcaklığına girmiş gibi oluyorsunuz. Yapışkan, insanda resmen ıslakmışlık hissi uyandıran bir şey bu. Söz hamamdan açılınca aklıma geldi. Bizim “Memmedali” hamamı, şöyle böyle bir asır kadar sıradan bir isimle anılmaya ses çıkarmamışken, yakın zamanlarda bir [...]


Fasulyeden yazı

Siz de benim gibi, “Nasıl daha çok ve verimli çalışabilirim” sorusuna cevap aramaktan çok, “Nasıl çalışır gibi göründüğüm halde, daha çok dalga geçebilirim?” sorusuna cevap vermeyi önemseyenlerden iseniz (ki asla tavsiye etmem!), sizi sanal âlemde kısa bir gezintiye davet ediyorum. Konumuz bilimin magazin haline getirilmiş biçimi, bir nevi “Scient fiction”. Kelimeyi böyle yazdık diye hemen [...]


“Bu cennet yurt köşesinde mutlusunuz Kızılcahamamlılar!”

Her gün mutad olduğu üzere elektronik posta kutuma gelen mektupları hızla gözden geçirirken, “Kızılcahamamlılar Atatürk için sokaklara döküldü” başlığını görünce yüreğim kalktı, “İnşallah fena bir şey olmamıştır” diyerek titreyen ellerle e-mektubu açtım. İçinden bir basın bildirisi ile birkaç fotoğraf çıktı. Büyük ihtimalle Kızılcahamam Belediyesi’nce gönderilen basın bildirisinde Atatürk’ün şehre gelişinin yıldönümü için özel bir çalışma [...]


Atatürkçü Düşünce Derneği’ne nasıl girdim; nasıl çıktım?

Siz bu satırları okurken ben nasib olursa X vilayetinin Y ilçesinin Z kasabasındaki kısa tatilimi çoktan bitirmiş ve “Kürkçü dükkânı”ma dönmüş olacağım. Yer adlarını, sanki çok mühim bir casusluk romanı kaleme alıyormuş gibi alfabenin son harfleriyle geçiştirmek hoşuma giden bir fikir; okuyucuda “Bakalım neler olmuş bu esrarengiz mevkide?” türünden bir merak uyandırıyor ama işin en [...]


Canlı hayvan katliamı!

Rengi farklı da olsa, kaş, göz, ağız, burun, kemik, adale yapısında ufak tefek farklar da bulunsa insanoğlunun tek türü var: Baş, gövde, iki kol ve bacaktan oluşan bir anatomiden söz ediyoruz; buna mukabil hayvanlar âlemindeki tür, hele hele renk ve organ farklılığı müthiş. Nitekim biz insanlar, “hayvan”ı tarif ederken, onu insandan ayıran temel farklardan yola [...]


Seni tutukluyorum!

Bundan yıllar öncesine gidiyoruz; bir mahkeme salonunda duruşma ânındayız. Dâvâ konusunu bilmiyoruz. Orta yaşını hayli geçkince ve düşkünce bir kadın dikkatimizi çekiyor. Pek dâvâcıya benzer hâli yok; belli ki şikâyete uğramıştır başında “bürük”ü ile tahta sıralarda şaşkın, tedirgin, hatta ürkek bir hâletle oturuyor. Hâkim otoriter. İş yoğunluğunun ikindi saatlerini geçince çekilmez olduğu dakikalarda işleri lâyıkınca [...]


Anadolu kadınının kara yazısı

Hadiseyi gazetede okuyunca “Bana ekmek çıktı” diye ellerimi çırparak kupürü kesip sakladım. Haber kısaca şöyleydi: 2006 Yılında “Uluslararası Ercişli Emrah ile Selvi Kültür ve Sanat etkinlikleri” çerçevesinde Erciş Belediyesi, Heykeltıraş Malik Bulut’a bir heykel siparişi veriyor. “Anadolu Kadını” adındaki bu heykel, sonradan nasıl oluyorsa oluyor kimse sahip çıkmadığından olsa gerek, bir vatandaş tarafından bir yerlerde [...]