Zaman Gazetesi

Şeriatta ayıp yoktur

Rahatsızlığımın üçüncü gününde yatak odasından zorla taburcu edilerek sürgüne gönderildiğim salonda, yarı baygın yarı uyanık ama daha çok kerhen televizyon seyrediyorum. Faydası oluyor, daha önceleri gördüğüm şeyler arasında ilgi kurmaya, yurt ve dünya gerçeklerini yeni bir bakış açısıyla (ekrana göre 45 derece eğik) seyretmeye başladım. Gördüğüm parça bölük şeyleri zihnimde kabaca yapıştırıp bir araya getirdiğimde [...]


Çakılar ve Çinliler

Bir ara evde o kadar çakı birikti ki, bunlarla bir dükkân açıp, ufaktan lüks hırdavatiye işine başlamayı bile düşündüm.
Tamam, mevzu “çakı”, fakat, az evvel cümlede geçen şu “Lüks hırdavatiye” lâfının gülünçlüğü üzerinde bir miktar durmamı hoş karşılamazsanız dilim şişer; öyle iki kelime ki, yan yana gelmesi, davul zurnayla Chopin’in cenaze marşı’nı davul-zurnayla icrâ etmek gibi [...]


Yazar dayanışması için yanlış adres…

İmza ıslak mıydı, yoksa hafif nemli miydi meselesini tam dokuz ay tartışmışız; daha doğrusu bulunan evrakın kâğıt parçası mı, yoksa belge mi olduğuna kanaat getirmek için tam dokuz ay arpacı kumruları gibi düşünüp durmuşuz.
Kurumun en üst yetkilisi, “bu bir kâğıt parçası” diye ısrar ediyor, hatta meydan okuyor, hatta bu kâğıt parçasının birileri tarafından kurumu yıpratmak [...]


Ö-ze-leş-ti-ri!

Dün 28 Şubat’ın yıldönümüydü; zihin tazelemek için Anadolu Ajansı’nın yayınladığı, “Türkiye Cumhuriyeti, 80 Yıl Kronolojisi” adlı derlemenin 97′li yıllarına göz attım. Rûhum sıkıldı, içim daraldı, bunaldım.
Bizde hâkim kanaat şudur: “28 Şubat’ı askerler yaptı; Müslümanlar mağdur oldu”. Doğru olmasına doğru fakat vahim derecede eksik.
28 Şubat sadece askerlerin eseri değil, tırnak içindeki “Siviller”in, freni tutmayan erbâb-ı siyâsetin [...]


Canını yerim senin!

Salı günü, sizler için ne mânâ ifade ediyor; bu suale herkesin başka başka cevabı vardır ama Ankara gazetecileri için mübârek salı günleri, Meclis’te grubu bulunan siyasî partilerimiz için grup toplantısı günleri demektir.
Bir zamanlar sadece Ankaralı gazeteci takımını ilgilendiren bu küçük ayrıntı, artık televizyonu olan ve salı günü öğle saatlerinde televizyon seyretme itiyadında bulunan herkesi ilgilendirmeye [...]


Lâle, Hâle, Jâle ve bütün mahalle…

İnanılmaz bir gündü, olağanüstüydü, müthiş fotoğraflardı!
10 Haziran 1997 günü Genelkurmay Başkanlığı’nın konferans salonu, hıncahınç doluydu. Salonda Yargıtay Ceza Dairesi başkan ve üyeleri vardı ve Batı Çalışma Grubu’nu yöneten generallerden “brifing” almak üzere orada bulunuyorlardı.
O günlerde yüksek yargının brifingci mensupları, “Yargı bağımsızlığı” kavramını henüz keşfetmiş değillerdi. Brifingde generaller, yüksek hâkimlere “Roketatar teknolojisindeki gelişmeler” veya “Topçu birliklerinin [...]


Mürüvvet-mend olalım

Onlar bir dönemin çok güçlü insanlarıydı; yönetimi ve lâyıkıyla hazmı büyük kudret isteyen bir özgüvenle kuşatılmışlardı.
Devlet fikri onların şahsında tecessüm ediyor, ete kemiğe bürünüyordu. Davranışları “güç”ün tezahürüydü. Yanlışlanmaya, muaheze edilmeye, yapıp ettiklerinden sual olunmasına alışkın değillerdi.
Bugün yapıp ettiklerinden sual olunuyor, haklarında kuvvetli deliller derdest olunmuş olsa gerek ki şüpheli sıfatıyla ifade veriyorlar. Acı şeylerdir. Meselenin [...]


Timsahlarla dans da kural gerektirir

“Eee şimdi biz onları fişliyoruz. 40 sene onlar bu halka yaptı, inşallah sıra bizde. Yapmaya çalıştığımız bu arkadaşlar…”
Hayır, hiç de öyle değil arkadaşlar: Türkiye gibi bir ülkede hiçbir hükümet durup dururken askerlerle, yüksek yargıyla, derin bürokrasi ile yaka-paça olmayı ve siyasi başarısını bu gerginlik üstüne bina etmeyi istemez. AK Parti de istemezdi; ahval ve şerait [...]


4C!

Aç tavuk darı ambarına düşerse nasıl davranır? Bir an kendinizi, hayâllerinizin darı ambarına düşmüş aç bir tavuk gibi tasavvur etmenizi ricâ edeceğim; farkındayım, teşbih pek kibarca değil ama kabul ediniz, sizin de zihninizde öyle bir yer vardır mutlaka…
Siz kendi hesabınızı yaparken ben sözü getirmek istediğim yerden başlayacağım. Bundan on gün kadar önce kendimi birdenbire Boğaz [...]


Suç sistemde değil, futbolcularda

-Hocam, önceki gün ilginç gelişmeler yaşandı Ankara’da; meselâ yüksek yargı mensupları kafilelerle HSYK’ya destek ziyaretlerinde bulundular. Yargıtay Başkanı da ondan bir gün önce “HSYK’nın kararı hukuka uygundur” demek ihtiyacı hissetti; Yargıtay, HSYK’nın âmiri durumunda mı yani?
-Alâkası yok Çekirge; yargı bağımsız; Yargıtay da HSYK’nın üstünde değil. Sadece manevi destek vermek ihtiyacı hissedilmiş olabilir.
-Biz HSYK’yı, hâkim ve [...]