Zaman Gazetesi
Haatun kişiye yardım, haatun kişiye yardım!
“Pratik anlamda” buyuruyor bu haatun kişi, “Pratik anlamda değişik dinler, yazılan bazı kurallar günümüze uygulandığı zaman çoğu kere pratik olmayabiliyor!” Bu basit ama sersemletici gerçeği şimdiye kadar niçin akıl edemediğimiz evrensel bir muammadır. Bu zekâ katına yükselebilmek için öncelikle “pratik” kavramının ne kadar “pratik bir kavram” olduğunu özümsememiz gerekli. Bir problem çözücü olarak pratik kavramı, [...]
Bir yoğurt teorisi
Aklımdan geçenleri Mümtaz’er Türköne yazmış zaten; ben de MHP adına birilerinin günaşırı çıkıp, “Kimse Ülkücüler adına konuşmasın!” diye caka satmasına sinir oluyorum, çünkü bu mantık, çünkü bu edâ, Ülkücülerin ancak MHP çatısı altında bulunabileceklerini, Ülkücülüğün MHP ile iç içe geçmiş bulunduğu varsayımından kaynaklanıyor. Oysaki ne münâsebet? Kendi namıma, “Haydiniz oradan” diyorum ve ilave ediyorum, -Ne [...]
Devamı haftaya
Sevan Nişanyan’ın “mütayitlik hevesi”, hatta inadı yüzünden mahkemelere düştüğünden, hapis cezası aldığından ama bir türlü uslanmadığından bahsediyorduk da söz yarıda kalmıştı. Batı dillerinde “Dilettante” diye bir kavram var; Türkçede nasıl karşılanır bilmiyorum (aslında biliyorum ama hava atmak, düşünür gibi görünmek hoşuma gidiyor); dilettante… nasıl derler azizim, sırf eğlence olsun diye belirgin bir mevzuu ile ilgilenen [...]
İş inada bindi; bu inşaatı yapacağız
Anketlerdeki bâriz üstünlüğe bakıp hayırcı cepheyi küçümsememek lazım. Şimdiye kadar tezim, sadece değişiklik paketindeki maddelerin sağlamlığına dayanan bir iyimserlikti; “Böyle makul ve demokratikleştirici değişim hamlesinin kabul görmesi, suyun alçağa akmasını andırır tabii bir şeydir” diye düşünüyordum. Anketler de aynı eğilimi teyid edince “tamam” dedim içimden, “Oylama tarihine kadar evetler daha da artar, hayırlar daha azalır.”
Bugün o gündür işte…
Bu köşede 20 Aralık 2006 günü yayımlanan yazının sonu şöyleydi: “Sözün geride kalan kısmını, vakti gelince tamamlarız artık!” Dört yıl geçti, vakti geldi; bugün o gündür işte… Yazının başlığı, “Nuri Demirağ Havaalanı meselesi”ydi ve genişletilerek uluslararası nitelik kazandırılan Sivas Havaalanı’nın isimlendirilmesiyle ilgiliydi. Yeni pistin tamamlanması sebebiyle düzenlenen törene Ulaştırma ve Tarım bakanlarıyla o tarihte Başbakan [...]
Âh!
Genelkurmay’ın 21 Ağustos 2010 tarih ve BN-98/10 numaralı bilgi notu, anlamı kendinden büyük tarihî bir belge. Yirmi günden beri karargâhta bu metni hazırlaması için görevlendirilen kişi veya kişilerin ne türlü sıkıntı ve tereddüdler geçirdiği, hangi konularda duraklayıp kendi aralarında tartışmaya tutuştukları, neticede Hantepe’de 19 Temmuz geceyarısı olup bitenlerle, aslında olup bitmesi gerekenler arasındaki uçurumu doldurmak [...]
Asi, mütayit, şişman, Ermeni
Haberin başlığı o kadar kışkırtıcı ki, “Aman şunu bir an evvel okuyayım” diye hırs basıyor insanı, -Nişanyan uslanmıyor!.. Ve ardından izahatı: “Kanunları hiçe sayıp devlete meydan okuyan yazar Sevan Nişanyan’ın, Şirince’de yaptığı 12 kaçak bina için daha yıkım kararı alındı.”
Sinerji olmuş olsun
Televizyon, bilgisayar gibi cihazları servisini çağırmak yerine kulağının tözüne iki esaslı şaplak çekerek tamir etmeyi yeğ tutan tabiatımız, referanduma hemen bir final maçı boyutu katmayı da becerdi. Bu biraz durup dururken havayi fişeği ne kadar sevdiğimizi keşfetmek veya uydu alıcısının üstüne dantel örtü geçirmek gibi. İyi oluyor, “olay” bir anlam kazanıyor, şahsîleşiyor, evcilleşiyor, tabiatımızın rengine [...]
Büyük bir yazarın iç konuşmaları
Günler uzun, havalar sıcak, ortalık nemli, yaş yetmiş bilmem kaç; hâliyle yıpratıyor. E, bir de tansiyon filan… Stres yapıyor birader. Tutanlara müstahak fakat o taraklarda bezi olmayanlar da risk grubunda yer alıyor ne yazık ki. Tamam oruç tutmayanlara “ille de tutacaksın” diye baskı yapılmıyor ama nedir kardeşim, böyle acır gibi, “Vah vah, böyleleri de varmış [...]
Kaybetmeyebilirdiniz ama kaybedeceksiniz
Anketler bir ay kala, daha şimdiden eveti gösteriyor; zannımca evetler 12 Eylül’e doğru giderek artacaktır. E, ne olacak şimdi? Bakın şuraya yazıyorum; Evetler galebe ettiği gün çeşmelerden bal ve süt akıp kuzu kurd ile gezecek değildir ama evetlerin galebesi, hayırcıların etkisizleşmesi bakımından anlamlı. Halkoylaması şimdi farklı bir anlama büründü.


