Sühan Dergisi

6. Åžehir’e Epilog

Böyle ÅŸeylerden bahsetmek kolay deÄŸil, hatta bir ölçüde utandırıcı ama galiba küçük de olsa bir hakikat payı var: Daha önce Sivas hakkında belirgin bir kanaati olmayan hayli insan, 6. Åžehir’i okuduktan sonra Sivas hakkında müsbet bir fikir edindiler, bazıları hiç görmedikleri halde uzaktan Sivas’a hayranlık duydular; bir kısmı, “Vaktiyle şöyle bir görmüşlüğüm vardı ama demek [...]


Dede yüzü görmemiş bir yazardan, dört kısım, tekmili birden bir dede yazısı

PeÅŸinen söyleyim (söyleyeyim); ben dede yüzü görmemiÅŸ biriyim; anlatacaklarımın yarıdan çoÄŸu ikinci el bilgilerden oluÅŸuyor. Daha fenası yüzlerini de bilmiyorum. Baba tarafından dedemin bir resmini görmüştüm vaktiyle ama pek zihnimde iz bırakmamış. Siyah-beyaz, hani o “paytoncuların ordakiâ€? fotoÄŸrafhanelerden veya postanenin arkasındaki ÅŸipÅŸakçılardan birine çektirilmiÅŸ ayak üstü, bulanık mı bulanık, asık suratlı vesikalıklar vardır ya; ondan [...]


YaÄŸma yok; herkes kendi hikayesini anlatacak

Evvela lokomotif; ille de buharlı olacak. İstasyonda beklerken öfkeyle soluyan, yaşlı ve somurtkan bir amele gibi burnundan buhar ve duman, kulaklarından kızıl şerrareler fışkırtan o ondokuzuncu yüzyılın mekanik şâheseri, demiryollarının ilk ve asla eskimeyecek yegâne sembolüdür. Zengin olacaksın birader, şöyle kıyasıya zengin; memleket kadar geniş arazi alıp ray döşeteceksin; ardından hurda demir fiyatına haraç mezat [...]