Türkiye Kürtleri’nin geleceğine dair
Cemil Meriç yazılarının çoğunda, okuyucuya “buna ne gerek var; bilmiyor muyuz?” dedirten uzun kavram izahları yer alıyor; niçin: Çünkü hangi kavramın hangi mânâyı işaretlediğini bilmeden mesafe alınamayacağı açıktır.
Herkesin kendi lugatçesini cebinde taşıdığı bir ülkede yaşıyoruz biz; böyle ülkelerde bilim gelişmez, fikir bunalır, siyasetin zemini kayar, retorik bıktırır ve vuzuh savuşup gider.
Yalan söyleme Nihat; çok ayıp ediyorsun!
Nihat,
Seninle polemiğe girdiğim için üzüldüm; polemik benim yapıma uygun bir tarz değil; belki rekabet hissimin zayıflığından. Keşke olmasaydı, keşke aramızdaki eski muhabbet ve hukuk aynen kalsaydı.
Sevgili Nihat; senin yıllardan beri tırnaklarınla kazıp çalışarak bir geçim mücadelesi verdiğini biliyorum, en azından uzaktan takib ediyorum. Bu vadide kendince bir üslup geliştirdin, şahsi kriterler koydun, bunları saygıyla [...]
Tabur imamı
Herhangi bir kışkırtma karşısında sükûnet, mantığını güce dayandırır. Güçlü olduğunu bilenler, tepkilerini kışkırtıcıya endekslemezler.
Sükûnet ne ödleklik, ne yılgınlık! Sükûnet, fren mesafesi; öndeki aracı takip ederken güvenlik mesafesini ayarlamak için içinizden seksensekiz, seksendokuz dersiniz; itidalden kasıt budur; fren mesafesi, tahlil mesafesi. Western filmlerinden hatırlayınız; iyi silahşör, silahını çekmeden evvel civardaki balkonlarda, pencerelerde, sokak köşelerinde, meyhane kapılarında [...]

