Hayata ve memata dair
Hayat endiselerimizin, korkularimizin, bize cok onemli ve cok onemsiz gibi gorunen ayrintilarin uzaginda, disinda ve ustunde kendi ahengiyle akiyor ve bizim onun hakkinda tasalanmamiz veya tepki gostermemiz, onun tabiatinda en kucuk bir kemiyeti bile degistirmiyor. Ilmi bakisin nufuzu insani boyutun cemberini kirip mikrokozmosla makrokozmosun derinliklerinde kendinden geceli beri, bizim icin aslinda neyin onemli oldugunu fark [...]
Şu hakikati adam gibi telaffuz etseniz…
Bir hanım şarkıcının “dünyada ölümden başkası yalan” sözlerini nakarat edinen şarkısı hemen her kesimde var oluş probleminin en çetrefil sualini yeniden hatırlattığı için dikkat çekti. Sıradan insanların sıradan gerçeklerin arasında yaşaması doğrusu medyatik değerler bakımından çok can sıkıcı bir durum; eğer birilerine ölümün insanlar arasındaki bütün farklılıkları eşitleyen ve ardında ne gizlediği bilinmeyen bir vakıa [...]
Prenses Di öldü; siz de öleceksiniz!
Galler Prensesi Diana’nın ölümü, medya dünyasında “Ağanın malı gider, azabın canı gider” cinsinden bir infialle karşılandı. Vakıa Yunus Emre’miz genç ölümlerini yakıcı bir güzellikle anlatmıştır: “Şu dünyada bir tek şeye yanar özüm göynür özüm / Yiğit iken ölenlere gök ekini biçmiş gibi”; genç ölümler, insani değerlerin sele verilmediği her coğrafyada ve kültürde sersemletici bir sürpriz [...]


