Bölgenin Ankara’sı Erbil
22 Kasım Cumartesi gününün en önemli programı elbette Işık Üniversitesi’nin açılışıydı; tam tamına söylemek gerekirse Türkiye’nin Ortadoğu coğrafyasında açtığı ilk Türk üniversitesi.
Erbil şehrinde daha önce Fransızlar ve Amerikalılar küçük çapta da olsa birer üniversite kurmuşlar; bölgenin resmî üniversitesi durumundaki Selahattin Üniversitesi ile birlikte İngilizce okunuşuyla “Ishık” Üniversitesi, Erbil’in 4. üniversitesi oluyor. Açılış törenine otonom bölgenin [...]
Tırnak içindeki ‘Kürdistan’
Geçtiğimiz cumartesi günü, eğitim tarihimize yeni bir satır başı açıldı. Türkler, Ortadoğu coğrafyasındaki ilk Türk üniversitesini, Kuzey Irak’taki Bölgesel Kürt Yönetimi’nin en büyük şehri Erbil’de kurdular.
O gün orada, Işık Üniversitesi’nin açılış konuşmalarının yapıldığı salonda dinleyiciler arasındaydım; o bakımdan bu haberin Türkiye’de nasıl yankılandığını bilmiyorum fakat Ortadoğu’nun en itibarlı haber kanalı El Cezire’de bu hadisenin günler [...]
Yalan söyleme Nihat; çok ayıp ediyorsun!
Nihat,
Seninle polemiğe girdiğim için üzüldüm; polemik benim yapıma uygun bir tarz değil; belki rekabet hissimin zayıflığından. Keşke olmasaydı, keşke aramızdaki eski muhabbet ve hukuk aynen kalsaydı.
Sevgili Nihat; senin yıllardan beri tırnaklarınla kazıp çalışarak bir geçim mücadelesi verdiğini biliyorum, en azından uzaktan takib ediyorum. Bu vadide kendince bir üslup geliştirdin, şahsi kriterler koydun, bunları saygıyla [...]
Tabur imamı
Herhangi bir kışkırtma karşısında sükûnet, mantığını güce dayandırır. Güçlü olduğunu bilenler, tepkilerini kışkırtıcıya endekslemezler.
Sükûnet ne ödleklik, ne yılgınlık! Sükûnet, fren mesafesi; öndeki aracı takip ederken güvenlik mesafesini ayarlamak için içinizden seksensekiz, seksendokuz dersiniz; itidalden kasıt budur; fren mesafesi, tahlil mesafesi. Western filmlerinden hatırlayınız; iyi silahşör, silahını çekmeden evvel civardaki balkonlarda, pencerelerde, sokak köşelerinde, meyhane kapılarında [...]
Aynı evin kedileri
Celal Talabani’nin, “Türkiye’ye değil bir Kürt’ü, bir Kürt kedisini bile vermeyiz” sözünün altı çizilmeli. Bölge Kürtlerinin siyasî tarihinde bu cümle kesin ve dramatik bir virajı işaretliyor; bu sözün bölgenin muhtelif ülkelerinde yaşayan Kürtler arasında büyük bir siyasî dopinge ve maneviyat üstünlüğüne sebep olması muhakkaktır.
On sene önce Türk pasaportu ile yurtdışına çıkabilen ve peşmergeleri aracılığı ile [...]

